Atının üzerinde yalınkılıç nara atan 'peygamber'i ne güzel anlıyorum: Tanrı'nın buyruğu bu, ey 'titreyen yaratık', boyun eğ! Bataryasını sokağın ağzına yerleştirip, herhangi bir açıklama yapmayı bile gerekli görmeden ve suçlu suçsuz demeden ateş açan 'peygamber'in çok, ama çok hakkı var. Boyun eğ, ey 'titreyen yaratık' ve istek duyma, sen, isteyemezsin, bu senin işin değil!...
Büyükler bir yana, toplum içinde birazcık sivrilen, yani topluma söyleyecek birazcık yeni bir şeyleri bulunanlar, doğaları gereği, tabii kimi az, kimi çok, birer suçlu olmak zorundadırlar. Tersi durumda zaten sivrilenmelerine olanak yoktur; öte yandan sürünün içinde kalmayı da yine doğaları gereği kabul edemezler, ki bence de kabul etmemek zorundadırlar.