Kesin olan bir şey varsa, o da kadere iman
inancından müslümanların medenî, siyasî, İlmî
ve ahlâkî ilerleme açısından oldukça istifade
etmiş olmalarıdır. İslâm devletinin bir asır içinde
bilinen derecede yayılma sınırlarını genişletmesi, bu imanın bahşettiği azim ve dayanıklılık sayesinde gerçekleşmiştir. Müs-lümanların yine bu kadar müddet içinde
ümmîlik ve çöl kültüründen en medenî milletlerin medeniyet imkanlarına kavuşmaları yine
bu sayede olmuştur. Sosyal ve tabiî ilimlerde bugünkü Avrupa düşünürlerinin zamanında ûstadlığını yapmış olmalarında dahi bu yüce ilkenin külli bir tesiri olduğuna şüphe yoktur.