Ahlâk güzelliği bazen de mücâhede ile kazanılır. Mücâhede, fitrî olmayan ahlâk güzelliğini kazanmak ve onu yaşamak için kendini zorlamaktır. Bu böyle olduğu zaman, örneğin, fitratında güzel bir huy olan tevazu bulunmayan bir kimse, kendi kendisini zorlayıp tevazu göstermeli, fitrat ve yaratılışında cömertlik bulunmayan bir kimse kendi kendisini zorlayıp cömertlik yapmalı, fitratında cesaret bulunmayan bir
kimse de dişlerini sıkıp cesur davranmalıdır. Bu şekilde yeterli bir mücâdele ve mücâhede verildiği takdirde, fitratta bulunmayan güzel huylar alışkanlık hâline gelir ve ikinci bir fitrat gibi insanın içine yerleşirler.