Önceleri Tanrı'nın insana sırf yaşasınlar diye can ver diğini sanıyordum; artık diğer nedenleri de biliyorum.Anladım ki Tanrı insanların ayrı yaşamasını istemiyor; bu yüzden tek tek neye ihtiyaçları olduğunu açık etmiyor. Beraber yaşamalarını istediğinden hepsine kendileri ve diğerlerinin neye ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı'nın, Tanrı da onun içindedir, çünkü Tanrı sevgidir..
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Herkes hayatın zorluğu, eziyeti ve düzensizliğinden yakınıyor. Ve kimse hayatı inşa etmek, onu daha iyi hale getirmek için çaba sarf etmek istemiyor. Sanki bizler hayatı kenardan izleyenlermişiz ve her birimiz, herkesin ve her şeyin yargıcı yapılmışız gibi. Herkes büyük işler, yüce karakterler, büyük mutluluklar istiyor ve arzuluyor ama çok az sayıda insan, kendisini ve hayatı etrafındaki sıradan bayağılıklar, aşağılıklar ve aptallıklardan bir milim dahi olsa arındırmayı düşünüyor. İnsanlar borçlarını ödemekten aciz merhametsiz borçlulara benziyor.