Abdullah Bozkurt

Abdullah Bozkurt
@abdullah_bozkurt
Ruhumda korkunç bir ur var
Lefkoşa
15 Mart 1997
25 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı

Abdullah Bozkurt

, bir kitabı okumaya başladı
Jeremy Black
7.2/10 · 182 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·141 syf.·
983 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Ayşe Odman
8.9/10 · 55 okunma
Puan vermedi·222 syf.·
29 günde okudu
·
2023 1. kitabı
Erhan Afyoncu
8.3/10 · 142 okunma
Soru 10: Yeniçerilerin Osmanlı İmparatorluğu'na katkıları ne olmuştur?
Yeniçerilerin, Osmanlı İmparatorluğu'na en büyük katkısı, Türk aristokrasisinin gücünün kırılıp, merkezi idarenin kurulmasına vesile teşkil etmiş olmalarıdır. Daha önceki Türk devletlerinde, bu çapta merkezi bir askeri teşkilat kurulamadığı için aşiretler ve nüfuz sahibi olmuş komutanlar taht kavgalarına ve devletlerin bölünüp, yok olmasına sebep oluyorlardı. Merkezin güçlendirilememesinden dolayı Osmanlılardan önceki bir çok Türk devleti devamlı olamayıp, kısa sürede parçalanmıştı.
Sayfa 167 - Yeditepe Yayınevi·Kitabı okudu
Soru 6: Osmanlı Ordusu Viyana Önlerinde Neler Bıraktı?
Osmanlı ordusunun arkasında bıraktıklarının içinde yüzlerce çuval kahve de bulunuyordu. Türk ordugahında casus olarak dolaşıp, çeşitli söylentiler çıkaran ve Viyana'nın dışarıdaki kuvvetlerle irtibatını temin eden Leh asıllı Koltschitzky, yaptığı hizmetler karşılığında mükafat olarak bu kahve çuballarını almıştı. Bunlarla Viyana'nın ilk kahvehanesi olan Mavi Şişe'yi kurdu. Kahvenin Avrupa'ya yayılması Osmanlı ordusundan kalan bu kahveler ile oldu. Kahve o zaman kadar sadece Türkler'e, dolayısıyla Avrupa'nın gözünde "şeytan" kabul edilen bir millete mahsustu. Dindar Hristiyanlar kahveden uzak duruyorlardı. Kahve, papalar sayesinde rağbet gördü. Papa VIII. Clement, bir iddiaya göre de Üçüncü Vincent kahveyi tattı, hoşuna gidince de "Böylesine lezzetli bir içeceğin sadece kafirlere, yani Müslümanlar'a ait sayılması utanç verici bir iştir" dedi ve kahve böylece Hristiyanlar için de "helal" oldu. Avrupa işte bu sayede ilk defa kahveyle tanışmıştı. Ama kahvenin tadı oldukça sertti, yumuşatılması gerekirdi. Rivayete göre bu işi de Papaz Marco di Aviano yaptı. Çekilip kaynatılmış kahveye süt ile bal ilave etti. Avrupa, bu şekilde hazırlanan kahveyi Viyana'nın kurtarıcısı kabul edilen Marco'ya olan saygıdan dolayı Marco'nun bağlı bulunduğu "Capuchin" mezhebinin ismiyle anmaya başladı ve "cappucino" demeye başladı.
Sayfa 111 - Yeditepe Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih