Kitabı 303. sayfada bıraktım, bitirmekle uğraşmak istemedim. Neden bitirmedim? Çünkü bu kitapla daha fazla vakit kaybetmek istemedim. Okuduğum 303 sayfa, kalan 320 sayfa için umut vermedi. Fakat herkesin dilinde olan "oblomovluk"a değinmek lazım.
Düşündüğünüz gibi merak uyandırıcı bir kavram değil esasen.
Oblomovluk için daha önceden "miskinlik" gibi tanımlar yapılmaya çalışılsa da, miskinlikle arasında dağlar kadar fark var. Bir kere miskinlik anlık gelen bir durum, bazı günler uğrar ve genellikle öğle yemeğinden sonra gelir. Oblomovluk ise mağarasından çıkmak istemeyen(içeride miskinlik yapan) fakat mağarada kalmaktan da sıkılmış, esasen seçilmiş gibi gözükse de itilmiş bir yalnızlık hâli. Günümüz insanının benzeyen tek yanı; orta halli ailede doğup belli bir yaşına kadar iş görmemiş ve sorumluluk almamış, fakat ailesinin fazla geliri olmadığı için, kendi geliri de olmadığından eğlenmeyi bilmeyen Türk genci. Oblomov ve Türk genci, yarın uyanmak için değil bugün uyumak için yatağa giriyor.
Kitabı, sıkılacağınızı düşünüyorsanız tavsiye etmem, fakat elinizde varsa 1. bölümün 2. kısmı ve 2. bölümün ilk kısmını okumanızı tavsiye ederim.Şlots karakteri ilginizi çekebilir.