osman

ŞÖVALYE: Bilgi istiyorum, inanç değil, varsayımlar değil, bilgi. Tanrı, elini bana doğru uzatsın, kendini açığa vurup benimle konuşsun İstiyorum. ÖLÜM: Ama sessiz durur o. ŞÖVALYE: Karanlıkta ona doğru haykırıyorum, ama sanki hiç kimse yok orda. ÖLÜM: Hiç kimse yok belki de. ŞÖVALYE: Yaşamak iğrenç bir yılgı öyleyse. Kimse ölümün karşısında, her şeyin bir hiç olduğunu bile bile yaşıyamaz. ÖLÜM: İnsanların çoğu ölüm, ya da yaşamanın boşluğu üstüne kafa yormaz ki. ŞÖVALYE: Ama bir gün yaşamanın o son anına varıp, karanlığa doğru bakmak zorunda kalacaklar. ÖLÜM: O gün geldiğinde ... ŞÖVALYE: Korku içindeyken, bir görüntü yaratırız, sonra Tanrı deriz o görüntüye.
Edebiyat
Reklam
Şüphesiz konfor arzusu, ruhun tutkusunu öldürüp cenazesinin ardından sırıtarak yürür.
Felsefe
Bir fare de istediği yere gitmekte özgürdür, labirentin içinde kaldığı sürece.
Sayfa 207 - Doğan Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
İnsanın kendini beğenmesi kendini küçümsemesi kadar büyük bir günah değildir.
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. basım·Kitabı okudu
Edebiyat
Geniş yığınların ya da güç sahiplerinin isteklerini tatmin edecek, neşeli, eğlenceli, gönül eğlendirici bir niteliğe büründü sanat.
Kültür-Sanat
Reklam