8/10
·125 syf.·
2026 13. kitabı
Kitap 5 ayrı kişinin ağzından anlatılan 5 bağımsız öyküden oluşuyor. Moda’da kedisiyle yaşayan, birkaç uzun ilişki yaşayıp sonucunda hepsiyle arkadaş kalmış, hayatında derin yaralar olan, boş zamanlarında salonun lambasının sarı ışığı altında kitap okuyup örgü ören birinin hayatından kesitleri anlatır gibi bir havası vardı kitabın. Bir kadın yazarın ürünü olduğunu hissedebiliyorsunuz satırlarda dolaşırken. Yazarın anlatımına o kadar bayıldım ki, aktı gitti resmen. Hafif kasvetli bir kitap olduğundan sonbaharda okumanızı öneririm. Ayrıca son öyküde bir hata olduğunu düşünüyorum. Başta babalarının öldüğünden bahsettikten sonra bir anda annelerinin yasını tuttuklarını okuyoruz. Birkaç kez kontrol ettim, acaba bir şey mi kaçırdım diye ama sanırım yazar önce babayı öldürüp sonrasında vazgeçip anneyi öldürmeyi karar verdi ve bu kısım düzenlenmedi. Belki de kaçırdığım bir kısım vardır, okuyanlar düşüncelerini paylaşabilirse çok sevinirim. Olay akışının bu kısımda tam oturmadığını düşündüğüm için 2 puan kırdım ne yazık ki.
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma
8/10
·304 syf.··
2026 102. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 08:47
Gece Yarısı Kütüphanesi severler burada mı? O zaman Gece Yarısı Treni’ne hoş geldiniz Hayatınızın sonuna geldiğinizde, bir trenle geçmişinize yolculuk etseniz hangi durakta inmek isterdiniz? Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi ile aynı evrende geçen bu son romanında yaşanmışlıklar, pişmanlıklar ve ikinci bir şans arayışı üzerine düşünmemizi sağlıyor. Bazı anların hayatımızın en kıymetlileri olduğunu, ya da tüm hayatımızı etkileyecek birer dönüm noktası olduğunu anlamadan o anları ıskalayabiliyoruz. Kıymetini anlamak için ise bazen bir ömür geçmesi gerekiyor. 81 yaşında hayatın kıyısına gelen Wilbur Budd bir işkoliktir ve hayatının aşkını ihmal ederek sonunda kaybetmiştir. Acaba onu kazanmak için ikinci bir şans yakalayabilecek mi? Gece Yarısı Kütüphanesi’ni okuyanlar için kitapta bir Nora Seed sürprizi de var
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026151 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
İyi akşamlar arkadaşlar sizlere evlad Acısı yaşayan ama bu acısıyla yaşayıp kendine dönmeye çalışan bir kadının hayatının anlatıldığı mitolojik, spirütel dönüşüm, kuantum bilgisi ve şifalandırmanın anlatıldığı güzel bir kitapla geldim. Kitap yazar @ozlearikan hanımın #neva isimli kitabı. Neva çok sevdiği evladı Alp'i kaybedince içine kapanır gün geçtikçe daha da vahim bir durum olur. Ama bir gün Neva kendini bulmaya karar verir ve Guatemala'ya gider orada arkadaşı ile bir yolculuğa çıkar öyle güzel bir yolculuk ki Göbekli tepe'den, Karahan tepeye, Soğmataş'a uzanan antik dönemlere kadar giden bir yolculuk. Bir kadının kendini bulma yolculuğu anlatılıyor ama bizlere de bence yol gösteriyor. Neva bu yolculukta aradığını bulacak mı acaba? @fenikskitap @ozlearikan @okuyankuzenler #tavsiyekitap #vuslatınkitapkurtları #terskargaylaokuyoruz #fenikskitap
NevaHabibe Arıkan Ertürk · Feniks Kitap · 202615 okunma
Ahh Ercan ahh...
8/10
·212 syf.··
2026 38. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:52
Araf; boşluk ,sıkışmışlık duygusu uyandıran bir kelime ben de. Araf ; daha önce de yorumlarda belirttiğim gibi incelemelerini okuduğum sevgili Alper kitap yazsa nasıl olur diye düşünürdüm yazmış, güzel de olmuş emeğine, yüreğine sağlık, kalemin daim olsun .Kitap yorumuma gelince; bu kadar olayın bu kadar insanın arafta kalması beni şaşırttı... Hep mi kaybedilir...Ercan çocukluğu sorunlu, baba sevgisi görmemiş, annenin eleştirilerine maruz kalarak büyüyen bir çocuk. Meslek seçiminde bile ailenin, babanın baskısı, otoritesi var. Diğer karakterler Beren, Adara,Sezer, şerefsiz Şeref enişte...Onlarında hayatları Ercan'a çıkıyor... O kadar çok şeye dokunmuşsun ki bu beni yordu açıkçası... Keşke sonu böyle olmasaydı daha farklı olabilir miydi acaba Neyse yazar sensin Ben okur olarak olayların içine girdim kafamda kurgular yarattım. İçine girdiğim Roman benim için güzeldir... eline emeğine sağlık, Alper'cm Alper Turgay Cehiz Dip not:Biraz Mahir Ünsal Eriş,azcık da Tarık Tufan tadı aldım ... Okuru bol olsun, İçimizden birinin kitabını okumak isteyen okusun... herkese keyifli okumalar...
Duygu ve Düşünce
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202620 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 170. kitabı
Her insanın bu hayatta kendi meşrebine, eğitimine ve ruhunun inceliklerine en uygun olanı yapması gerektiğine inananlardanım. Bazen bir kitabı okumayı sürdürürken, "Acaba ileride anlatının seyri değişir mi?" ümidiyle okumayı sürdürürsünüz; ancak okuduğunuz her satır, baştaki hissinizi pekiştirmekten öteye geçmez. Gülseren Budayıcıoğlu kaleminden okuduğum ilk eser olan "Kral Kaybederse", bende tam olarak bu duyguyu hissettirdi. Gülseren Hanım, hiç şüphesiz insan ruhunun dehlizlerine inebilen, yaralı hayatlara dokunan eşsiz bir dinleme sanatkârı. Psikiyatri koltuğunda biriktirdiği, sessizliğin içinden çekip çıkardığı hikâyeler son derece kıymetli. Evet akıcı bir kitap ancak ben kitaptan edebi bir tat alamadım. Böyle bir amacınız yoksa(edebi yönden) kitabı akıcı bir şekilde okuyabilirsiniz.
Edebiyat
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 17. kitabı
​Bu sene okumalarım pek ilerlemiyor; başlıyorum, bırakıyorum; başka bir kitaba başlıyor, yine bırakıyor, yine başlıyor ve yine... Bu durum, bir kez daha bana okumanın, hayatım için öğrenmekten çok daha öte bir anlam ifade ettiğini hatırlatıyor. Okumak beni sakinleştiren, hayatta tutan, yeni güne başlamaya cesaret veren, dostluk eden, haz veren ve nefes aldıran bir araç. Bunu sürdürmenin zor olduğu zamanlarda oldukça zorlanıyorum. Kitap incelemesine neden böyle başladım acaba? :) Yalom’un bu kitabındaki kendini açmalarından mı etkilendim? Muhtemelen... ​Yalom’un —şimdilik— son kitabı olan Kalp Saati, eşi Marilyn’i kaybettikten sonra ve hafıza sorunlarının oldukça ilerlediği bir dönemde kaleme alındı. Bir nevi "çift yas" süreci de diyebiliriz. Hafızası iyice zayıfladığından, yalnızca tek seferlik danışmanlıklar yapmaya karar veriyor ve "Burada ve Şimdi" ilkesiyle bu tek seferlik görüşmeleri yürütüyor. Kitap, bu danışmanlık sürecinden bazı seansları konu alıyor. Okurken içimdeki eleştirel ses hemen karşı çıktı: "Tek seanstan nasıl bir fayda umuyor?", "Bu tutum fayda sağlamaktan çok bencilce bir eylem gibi durmuyor mu?", "Kendi öznel durumumuza göre bir alanı şekillendirmek etik mi?" vs. İçimde her şeye dırdır eden bir yapı var, ben onun sesini duruma göre kısıp açıyorum, yoksa tüm ömrümü eleştiriyle, mızmızlıkla, huysuzlukla ve önyargıyla geçirirdim. İnsanın, kendine kulak vermemesi gerektiği zamanları bilmesi şart. ​Her neyse, kitabımıza dönersek... Bu tek seanslık görüşmelerin etkili olabileceği konusuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte, kitabı okurken aslında görüşmelerin o seansta başlamadığını da görüyoruz. Yalom’un kitaplarını okumuş, eğitimlerine katılmış yahut eskiden tedavi sürecini yönetmiş kişileri danışan olarak kabul ettiği göz önüne alınırsa, bu ilişkinin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025162 okunma