Ünlü iletişim kuramcısı (iletişim teorisyeni) Neil Postman tarafından kaleme alınan ve konusu bakımından alanının kült mertebesine erişmiş eserlerinden biri olan bir kitap kendileri. Dini, politik, kültürel vb. olguların kamusal söylemlerinin, Tipografi Çağı'nda (yazı dizaynı ile bilgi sunulan çağ; gazete, kitap vb. ile) ve Gösteri Çağı'nda (1950 - bugünler) ne denli farklı olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Kitapta bence içerisinde üzerine düşünmek için çok fazla şey var. Bu çok güzel bir şey çünkü aklı bu tarz derin sorularla meşgul edince, bu sorulara cevap bulmak için yapılan araştırmalar dallanıp budaklanıyor ve insan belki de daha önce hiç duymadığı ama öğrendiğine çok memnun olacağı şeylerle karşılaşıyor. İsminden de anlaşılacağı üzere kitap 20. yüzyılın ortalarında televizyon ile hayatımıza giren, inanılmaz büyük ve hızlı enformasyonun kalitesini ve içeriğini sorgulamamıza yol açıyor. Ayrıca, burada televizyon bir metafor olarak düşünülebilir, yani, yerine sosyal medya, internet vb. şeyler de konabilir. Televizyon saçma sapan ve amacı sadece eğlendirmek olan içerikler ürettiğinde çok zararsız ve tehlikesiz, ancak ne zaman büyük emeller peşinde koşup, ciddi konulara girerse ve kendini önemli kültürel konuşmaların bir taşıyıcısı olarak sunarsa işte o zaman tehlikeli oluyor fikri örneklerle anlatılıyor.
Böyle kapsamlı bir kitabı birkaç paragrafta anlatmak çok zor tabii. İçinde çok ilgi çeken örneklerin ve atıfların bulunduğu, Huxley ve Orwell sevenlerin okuması gereken (iki yazarın "gelecekteki dünya" fikirlerini bir hayli fazla kullanıyor ve karşılaştırıyor) ve benim okumaktan keyif aldığım bir kitap oldu.
Son olarak, kendi adıma, kitabı ciddiyetle okuyunca, dilinin anlaşılması güç ya da zor geldiğini düşünmüyorum. Aksine, her cümle bir önceki cümlenin irdelenmesi