Uzun süre acı çekmiş kalplerin sevinci, güneşin kavurduğu toprak üzerindeki çiy gibidir; hem kalp hem de toprak, üzerlerine düşen bu faydalı suyu emer ve dışarıdan hiçbir şey belli olmaz.
Rintaro bakışlarını kitap raflarından ayırmadan,
"Halam yanına alacak beni," dedi.
"Nereye gidiyorsun?"
"Bilmiyorum. Bırak gideceğim yeri, halamın yüzünü bile ilk kez gördüm."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Kafası karışık olanlara, Kendini bilmek gibi erdem olmaz, deriz, sanki insanın kendini bilmesi, dört işlem adıyla anılan aritmetik hareketlerinin en zor ve karmaşık, üstelik adı sanı bilinmeyen beşinci kardeşi değilmiş gibi, çevresinde olan bitene kayıtsız kalanlara, Azimli sıçan merrneri deler, deriz, sanki dünyanın acı ve acımasız gerçekleri her gün bu sözün aksini kanıtlamıyormış gibi ve kararsızlara, Başlamak bitirmenin yarısıdır, deriz, sanki başladığımız nokta gevşekçe sarılmış bir yün çilesinin apaçık önümüzde duran ucuymuş ve onu çekmeye başladıktan sonra çilenin sonuna rahatça ulaşacakmışız, üstelik bu arada hiç kördüğüme, eprimiş yünlere rastlamayacak, bir basmakalıp söz daha kullanacak olursak, sessiz sedasız çile dolduracakmışız gibi…”
‘Sevmektende sevilmekten de çekinmiş ne zaman birine yaklaşacağımı hissetsem en çok ondan uzaklaşmaya çalışmıştım.Beni de sevenler olmuştu muhakkak ama girememişlerdi kapattığım kapılardan içeri. Demek kimsenin gücü yetmiyordu işte başka birinin hayatına girmeye kilitlerini kırıp kapılarını açmaya.’