8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
𝓜𝓮𝓻𝓱𝓪𝓫𝓪𝓵𝓪𝓻𝓻𝓻𝓻... Nasılsınız canım dostlar... Uzun zamandır buralara çok uğrayamasam da okumaya tüm hızımla devam ediyorum. Peki siz neler okuyorsunuz? Bugün size @inkilapkitabevi ‘nden çıkan kalemine hayran kaldığım @dilekgormezofficial ‘ın #aşkaözürdiletmem kitabının yorumu ile geldim... #kitaphakkındadüşüncelerim Hepimizin geçmişten taşıdığı yaralar vardır. Ancak bazılarımız için yaralar, daha derindir ve yetişkin yaşamımız üzerindeki etkileri daha belirgindir. Eksik büyüyen, özellikle kız çocukları hep başkalarıyla tamamlamaya çalışır kendini. Ada’da eksik yanını Toprak’ta tamamlamak istedi. Ama yalanlar, günahlar, sırlar arasında bir aşk ne kadar tamamlanabilirdi. Ada ve Toprak’ın geçmişi önünde engel olarak dururken bu aşkın sonu ne olacaktı? Uzun zamandır hiç bir kitap beni bu kadar etkilememişti. Son sayfalarında kendimi ağlar halde buldum. Ada’yı o kadar çok sevdim ki onu kız kardeşim gibi sarıp sarmalamak geldi içimden. Ah sen Toprak sevgine sonsuz saygım olabilirdi keşke evli olmasaydın. Tabi birde Fadıl faktörü var kitapta nefret ettiğim. Neden nefret ettiğimi kitabı okuyanlar bilir okumayanlar okuyunca öğrenir. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı bu şahane eseri kesinlikle herkes okumalı diyor şiddetle tavsiye ediyorum... Kitabınız bol keyfiniz daim olsun... Sevgili @dilekgormezofficial sizi çok geç tanıdığım için özür dilerim.Artık fanatik okuyucularınıza bir yenisi eklendi. Kaleminiz hep daim olsun... #alıntılar "Bazı babalar yoktur ve kendilerinden büyüktür yoklukları. Benim babamın varlığı eve sığmıyordu o yüzden yoktu." (Syf: 53)
Aşka Özür DiletmemDilek Görmez · İnkılap Kitapevi · 2022201 okunma
7/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 21:14
Merhaba arkadaşlar. İki Yıl Okul Tatili, yine çocukluğumuza dair Jules Verne klasikleri arasında yerini alsa da 2020 Covid dönemi sonrasını yaşayanlar için aslında sadece bir macera kitabı değil, yazarın neredeyse bunu da tahmin eder gibi kaleme aldığı eserlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak ana fikrimiz çocukların hep beraber bir hayatta kalma savaşı olarak karşımıza çıkarken son yıllarda bütün insanlığın hastalık ve savaşlardan sonra hayatta kalma çabalarına baktığımızda bu kitabın etkisi şimdi çok daha farklı oluyor. Ufak bir not eklersek, batının çocuklarının rahat yaşaması için doğunun çocuklarının ölmeye devam etmeleri de bu çabaya dahil ve batının çocukları o yüzden bu çıkarıma asla dahil değiller. İki Yıl Okul Tatili kitabını incelediğimizde, bir kişinin hatası bin kişinin savaşı nasıl oluyor derseniz işte bunu söyleyerek başlayabiliriz. 1888 yılına uzandığımız bu hikaye bizlere Chairman yatılı okulundaki bir grup çocuğun Yeni Zelanda’da Auckland’da içki içmek amacıyla çıktıklarını ama sonra gemilerinin halatının koptuğunu, kaybolmasını ve bir adaya düştükten sonraki mücadelesini anlatıyor. Jules Verne için zaten mekan olarak bir ‘Ada’ verin ve ortaya nasıl ürünler sunabileceğini görün desek yeridir. Hiçbir yetişkin olmadan 15 çocuğun neler yapabileceğini göstermeye çalışması da hikaye için incelenecek ayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Burada yetişkinlere yönelik bir eleştiri mi yoksa onlara duyulan bir ihtiyaç mesajı mı verildi derseniz, bunun cevabını sadece kitabı okuyanlar bilsinler diyeceğiz. Sloughi’nin Pasifik’te fırtınaya yakalanması ve parçalanması, çocuklarının bir adaya düşmesi sonrası ise hikaye başlar. Ama şu noktaya çok hayran oldum ki, çocuklar öncelikle hayatta kalmaları gerektiğinin bilincindeler. Yani öyle önüne
İki Yıl Okul TatiliJules Verne · Alfa Yayınları · 20195,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
GÜVENİLİR BİR KALEMİN GÖZÜNDEN ATATÜRK VE BİZE KATTIKLARI
8/10
·480 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 11:35
Takvimler 19 Mayısı gösterirken yakışır bir kitap okuması oldu bu hafta. İlber Ortaylı kaleminden Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, kronik kitaptan 480 sayfalık, kaynakçalara her bölümde yer verilerek oluşturulmuş , araştırma inceleme türüne de dikkat edilerek kaleme alınmış İlber hocanın ilk tarihi biyografi romanı... 15 Mayıs'ta Yunanlıların, İngiltere desteğiyle İzmir'e çıkışı üzerine, Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal de Bandırma Vapuru'yla iki gün içinde Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs Pazartesi günü sabah saatlerinde Samsun'a geldi. Sandallarla Reji İskelesi'ne çıktılar. Resmi görevli olması sebebiyle bir heyet tarafından karşılandı. Samsun, kurtuluş mücadelesinin fitilinin ateşlendiği şehir oldu. Nitekim seneler sonra o günü anlatırken, "Ben Samsun'u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve durumlarında gördüğüm, gözlerinden okuduğum vatanseverlik, fedakârlık, ümit ve tasavvurlarımı müspet bir inanca götürmeye yeterli olmuştu" diyecektir. “Tarihin akışını değiştiren, ona mührünü vuran veya büyük tehlikelere mâni olan liderlere her memlekette rastlamak mümkün değildir. Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okumuştur.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk nasıl ele alınabilir? İlber ortaylı kaleminden kıymetli bir tarihçi kaleminden desek daha doğru olur bu soruya cevaplar bulacağız satır aralarında. Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, 1. bölümde 1880'liler kuşağı, Balkan coğrafyasının durumu ve Mustafa Kemal'in doğum tarihi soyağacı en son aile kökeni ile başlıyoruz kitaba. 2. bölümde Atatürk’ün askeri eğitimi ve
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,6bin okunma
9/10
·240 syf.··
2026 29. kitabı
Lee Kkoch-Nim'in Arkadaşı Suçlamak kitabındaki gibi olay örgüsü çok güzel yazılmış bir kitaptı. Güzel ilerledi ve 1 günde bitirdim. Ayrıca kitabın mektuplar şeklinde olması da hoşuma gitti. Kitap, ana karakterimiz Eunyu'nun babası ile arası bozukken, babası ile gelecekte okumak için babasının önerisi mektup yazma fikri ile başlıyor. Eunyu mektubu gönderdiğinde ise yanlışlıkla mektubu 1900'lerde, kendisi ile aynı ada sahip bir ilkokul çocuğuna gönderiyor. Arada garip bir zaman kavramı var, günümüzdeki eunyu mektup yazılırken 15-16 yaşlarında kalsa da geçmişteki eunyu bir süre sonra gelecekteki eunyu'dan büyük oluyor.birbirlerine hayatlarında yardım ediyorlar ve ana karakter Eunyu, babasının neden hiç annesinden bahsetmediğini bulmaya çalışıyor. Spoiler vermemek için sonunu söylemeyeceğim ama son olaylara çok güzel bağlanıyor. Hiç eksik bulamadığım, tatlı ve duygusal bir romandı.
Zamanı Aşıp Sana GeleceğimLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 202462 okunma
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 11:20
DÜNYAYI DEĞİŞTİREN MEKTUPLAR-SIMON SEBAG MONTEFIORE,280 sayfa Bu ilginç kitabı okuyup bitirdim.Evet ilginç ve hoş bir kitaptı.3000 yıl ötesinden,günümüzden,tarihin karanlık yıllarından ,ünlü kişilerin mektuplarını,özelini okumak değişik bir duyguydu.İnsanların mahremiyetine saygısızlık gibi görünürken,bu mektuplar; özellikle aşk ve çok gizlilik ️gerektiren,insanların cinsel hayatlarını,tercihlerini ön plana çıkaran bu mektupları neden sakladıkları da düşünmeye değer… Antik Çağ’dan günümüze siyasi ve sosyal hayatın değişmesine yol açan, tarihin dev isimlerinin kaleme aldıkları ve çok özel bilgiler sunan mektuplar ünlü tarihçi Simon Montefiore ‘nin kaleminden tekrar hayat buluyor… Hiçbir şey bir mektubun samimiyetinin ve gerçekliğinin yerini tutamaz diyor yazar. Biz insanlar zamanla kaybolan duyguları ve anıları kağıda dökmeye ve bunları paylaşmaya eğilimliyiz. Baş kahramanları öldükten çok sonra bile, mektuplar yaşamaya devam eder.Mektuplar ister bir dahinin ister bir canavarın isterse sıradan bir insanın gözünden olsun,etkileyici hayatlara bir göz atmamızı sağlar. Bu kitapta farklı kültürlerden, geleneklerden, memleketlerden ve ırklardan mektuplar bulunuyor. İmparatoriçelerin ,aktrislerin ,tranların, sanatçıların, bestecilerin ve şairlerin aşk ve iktidar mektupları da bulunuyor. 3000 yıl önce yaşamış olan firavunların mektupları bile bu kitapta yer almaktadır. Sadece kağıdın ulaşabilirliği ile değil aynı zamanda seyahatin kolaylaşması, kurye ile dağıtımın ve posta servisinin gelişimi ile birlikte mektupla haberleşme 15. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar altın çağını yaşamıştır. Kitapta; aşk,aile,yaratılış,cesaret.keşif,turizm, savaş,kan,yıkım,felaket,arkadaşlık,delilik,ahlâk,özgürlük,kader,güç,çöküş ve veda üzerine yazılmış pek çok mektup
Dünyayı Değiştiren MektuplarSimon Montefiore · Kronik Kitap Yayınları · 202450 okunma
İnceleme değil, edebi bir dertleşme olabilir ancak...
Puan vermedi·443 syf.·
2026 13. kitabı
Geçen sene 2025'te ilk okuduğum ve incelemesini yazdığım kitap Binbir Çiçekli Bahçe idi. Tamamen tesadüfi olarak 2026'nın ilk yazısı da Yağmurcuk Kuşu için olacak. Ama bu bir inceleme değil, biraz iç döküş, biraz usta ile hasbihal, biraz kitabın benim üzerimde bıraktığı etki olabilir ancak. 1000Kitap istatistiklerine göre bu okuduğum 29. Yaşar Kemal eseri. Evet, Yağmurcuk Kuşu 443 sayfadan oluşan Kimsecik serisinin 1.kitabı. Normalde incelemelerimde sayfa sayısı vermem ama burada vermemin bir sebebi var. Bu, günlerdir de kitaba dair kafamı kurcalayan bir konu. Geçenlerde bir kitap sohbeti sırasında arkadaşım, Yaşar Kemal'in okuduğum bütün kitaplarını beğenip beğenmediğimi sormuştu; bu düşünceyi masaya yatırmama biraz da o vesile oldu. Saygı duyduğumuz, okumaktan keyif aldığımız, ideolojisini benimsediğimiz bir yazar, sanatçı ya da fikirlerine değer verdiğimiz bir dostumuz bile olsa koşulsuz her sözünü, yapıtını kabul mü etmeliyiz? İç sesim buna kesinlikle "hayır" diyor. Yaşar Kemal benim için "sözün büyücüsü"dür ama bu, ona karşı tüm kalkanlarımı indirmem gerektiği anlamına gelmiyor. İşte bu yüzden, tam da o "destancı ruhuyla" ördüğü bu anlatıda beni yoran bir yer var. Bir korku, bir mitoloji, küçücük bir çocuğun hayal gücüyle birleşiyor... Tamam, Yaşar Kemal demek zaten modern zamanların destancısı demek, bunu biliyorum; ama bu sefer öyle bir noktaya evriliyor ki anlatı, "hadi artık yolun sonu görünsün" dediğim anlar oldu. O kimsede olmayan betimlemelerinden bahsetmiyorum, mesela Bir Ada Hikayesi de tasvir doluydu ama su gibi akıp gitmişti. Burada ise bazı bölümlerin gereksiz uzatıldığını ve beni hikayeden kopardığını hissettim. Yoksa benim için 15 güne yayılacak bir kitap değildi. Ama yine de hakkını teslim etmeden geçemem. Bir romanın sınırlarını aşıp bir destan anlatır gibi, bir çocuğun
Edebiyat-Düşünce
Yağmurcuk KuşuYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20131,268 okunma