Bu kitabı ilk aldığımda, Tolkien, George R. R Martin, Yerdeniz Serisi gibi, daha çok gerçekte var olmayan zamanlarda, kendi evrenlerinde geçen fantazya türü kitaplardan sanmıştım ama okudukça yanıldığımı anladım. Zaten daha sonra, History Channel tarafından adını hatırlamadığım bir belgesel serisinde Boudica'nın hayat hikayesi ve Kelt kabilelerini birleştirerek Roma'ya karşı verdiği mücadele tv versiyonu olarak yayınlandı. Ailesine, çocuklarına, sevdiklerine yapılanlar, savaşmak "zorunda bırakılışı", Kelt topraklarında, kendi başlatmadığı kanlı savaşları, mezalimleri kısıtlı imkanlarla kendi bitirmek zorunda oluşu. Baştan sona etkileyiciydi.
Her ne kadar biraz yalınlaştırılmış halini okusam da, seyyahın yola çıkışından adalarda mahsur kalışına, adalarda ki yerli halkla yaşadıklarından, orada kalmaya karar verişe giden yoldaki duygusal geçişlerini çok iyi anlatan bir kitaptı. Seyyahın, yerlilerin uğradıkları haksızliklara ve mezalimlere karşı sessiz kalamayışı ve buna bağlı olarak, vicdanını tüm hayatının karar verici noktasına taşıması etkileyiciydi. Ben bu kitabı, bugün Eduardo Galeano'nun anlattığı ve Latin Amerika'nın sömürge geçmişinin yazıldığı kitapların öncülü olarak görüyorum.
Bu kitapla olan bağım en başta Bozcaadalı oluşumla alakâlı. Kitaptaki yaşamların geçtiği sokaklarda, acıların ya da sevinçlerin yaşandığı o evlerin önünde geçti çocukluğum. Sonra birgün bir dostum bahsetti Anayurt'tan. Ertesi gün edinip 3 günde bitirdiğimi hatırlıyorum. Akabinde okumak isteyen başka bir arkadaşıma verdim. O da bitirdikten sonra; adadaki sokaklara, evlere, Dimitri'nin hayatına, 30-40 sene sonra da olsa onun gözünden bakabilmek tarifi eşsiz bir duyguydu. Dimitri bir yerden bahsediyordu kitapta, ertesi gün nasıl oluyorsa tam da o yerin önünden geçerken, "Dimitri'nin anlattığı o yer" duygusu doluveriyordu içimize. O an; Dimitri oluyorduk hepimiz. Dimitri'nin, adaya yıllar sonraki gelişi sırasında, geminin limana yanaştığı dakikalarda hissettiklerini anlattığı sahneyi ise, kolay kolay unutamayacağım. Öyle ki; bu kitap üzerine, arkadaşlarımızla çıkardıģımız Bozcaada Mendirek dergisinde bir yazı bile yayımladım. İyi ki yazdın Dimitri.
AnayurtDimitri Kakmioğlu · E Yayınları · 201416 okunma
Savaşı, zulmü, adaletsizliği, acıyı, en gerçek, en yalın haliyle anlatmaya ondan başka kimse böylesine cesaret edemezdi. Aliya İzzetbegovic, Bilge Kral. Okuyun.
Tarihe TanıklığımAliya İzzetbegoviç · Klasik Yayınları · 2015617 okunma