Anabasis (On Binlerin Dönüşü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.571
Gösterim
Adı:
Anabasis
Alt başlık:
On Binlerin Dönüşü
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053325505
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Anabasis
Çeviri:
Ari Çokona
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Anabasis
Anabasis
Anabasis Onbinlerin Dönüşü
Anabasis
Anabasis
Ksenophon (MÖ yaklaşık 432 - MÖ 355): Atinalı yazar, tarihçi, komutan. Peloponnesos Savaşı'nda kentinin yenilgisini demokrasiden kaynaklanan disiplin eksikliğine bağlayarak demokratik yönetime karşı tavır aldı. MÖ 394'teki Koroneia Savaşı'nda Sparta saflarında Atinalılara karşı savaştı. Bunun üzerine ihanetle suçlanarak sürgün edildi ve bütün mal varlığına el kondu. Sokrates'in öğrencisi olan Ksenophon ilk eserini haksız ölümü üzerine hocasını savunmak için yazmıştır. Devlet adamlığı konusundaki Kyros'un Eğitimi ve Tiranlık Hakkında, Spartalılara ilişkin Hellenika ve Lakedaimonların Devleti, ev idaresine dair İktisat Üzerine yazarın başlıca kitapları arasında yer alır. En tanınmış eseri Anabasis - On Binler'in Dönüşü, Pers prensi Kyros'un iktidarı ele geçirmek için ağabeyi II. Artakserkes'e karşı açtığı sefere katılan Yunanlı askerlerin savaş ve yurda dönüş macerasını anlatır. Ksenophon'un anı ve deneyimlerini aktardığı Anabasis, çoğu Anadolu'da geçen büyük bir askerî seferin güncesidir.
(Tanıtım Bülteninden)
Anabasis (Onbinlerin Dönüşü), MÖ 401'de, Yunanlılar tarafından da saygı gören Perslerin taht varisi Kyros'un kardeşi Artakserkses II ile giriştiği taht kavgasıyla başlıyor. Kyros, bu savaşta yanında Yunanlıların da olmasını istiyor. Yunanlılar da bunu kabul ediyor. Elbette sadece Kyros'a duydukları saygıdan değil, ganimet ve çeşitli ödüller de işin içine giriyor. Fakat Irak taraflarında savaş (Kunaksa Savaşı) sonuçlanıyor ve Kyros öldürülüyor. Aralarında Ksenophon'un da bulunduğu 13 bin Yunanlının asıl zorlu sınavı da burada başlıyor: Dönüş yolculuğu. Bütün Anadolu; Trabzon, Sinop, Kocaeli, Gümüşhane, Ermeni yerleşimleri de rota. Tedirgin bir ordu, yer yer çaresizlikle, açlıkla, bazen de açgözlülükle başa çıkmaya çalışıyor bu yolculukta. "Barbar" olarak nitelendirilen toplulukların da saldırılarına uğramaları cabası.

Yukarıda bahsettiklerim, kitabın temel konusu aslında. Peki Anabasis neden yazıldıktan 2400 sene sonra bile okunan bir kitap? Çünkü ilk tarih yazıcılığı örneklerinden. Sağlıklı mı peki bu tarih yazıcılığı? Pek sayılmaz, bunun nedeni de kitabımızın yazarı Ksenophon'un da sefere katılmış, yani olayların tamamen içinde yer almış olması. Yer yer kitapta Ksenophon'un bazı konularda kendi haklılığını öne çıkarmak istediği göze çarpıyor.

Ksenophon'un yazdığı bu kitap, bir nevi anı defteri aslında. Ama önemi, ilklerden olması. Aynı zamanda antik çağ Anadolu ve Mezopotamya'sını tanımak için de güzel ve ender bir kaynak.
Anabasis"Onbinlerin dönüşü": Sardes satrabı genç Kyros'un pers tahtında hak iddia etmesi ve Pers tahtında oturan abisi Anarksekses'e karşı paralı askerlerden oluşan bir ordu ile abisinin üzerine yürümesi, yapılan savaşta genç Kyros'un ve komutanlarının ölmesi ile başsız, rehbersiz kalan paralı askerlerin başına Ksenephon'un seçilmesi ve onun önderliğinde yurtlarına geri dönme çabaları anlatılır. Anadolunun batısında güneyine doğru yapılan uzun yolculuk pers orduları tarafından takip edilme olasılığı üzerine bu defa Anadolu'nun kuzeyinden yapılır.

Yiyecek sıkıntısı, gidilecek güzergahın tam olarak bilinmemesi, yollarda karşılaşılan halklar ve kimileriyle yapılan mücadeleler sonucu maceralı ve bir o kadar da zorlu geçen bir yolculukta 10 bin paralı yunan askerinin, denize ulaşmak için verdikleri uğraş, yaşadıkları, o döneme ait toplum yapısı, din, kültür, yaşam biçimi ve iktisadi yapılara dair bilgiler bulmak mümkün. Velhasıl kelam okuduğum en doyurucu kitaplardan biri.
Bundan 2500 yıl önce yaşamış bir Yunan Askerinin, katıldığı seferi ve bu sefer sonucu geri dönerken komutan pozisyonuna geldiği ordunun hikayesini anlattığı eser. Neredeyse tamamı bugünkü topraklarımızda geçtiği için ilgimi çekmişti. Özellikle Doğu Karadeniz ile ilgili tarihsel veriler nedeni ile okudum.

Buraya kadar olan kısmında tatmin olacak birçok bilgi edindim. Ancak çevirmenin Rum olması, taraflı çevirilere neden olduğunu düşünüyorum. Hellenliği ön plana alarak çevirdiğini ve bu nedenle Ksenophon'un aktardıklarında kırpmalar yaptığını inanıyorum. Başka kaynaklarda örneğin Zigana dağından inerken Ağaçlarda yaşayan bir kabileden bahsederken bu çeviride bu insanlardan bahsedilmemektedir. Ayrıca bölgedeki Skytianlar yani İskitler kısa bir cümle ile geçilmektedir. Bence ne kadar güzel çevrilmiş olsa da tarafsızlık olmadığından eleştirilmeyi hak etmektedir.
Bence bu kitap okullarda tarih derslerinde okutulmali. Tarihi bakimdan çok faydali bir kitap, Ksenophon'la birlikte yolculuk yaptim gibi hissettim kendimi cok guzel anlatmis olaylari anadoluda o dönem yaşayan halklari ve coğraffi koşullari....
Anadolu'nun topraklarını karış karış gezen ve içindeki akınları savaşları anlatan bir başyapıt. Kitabı okurken o tarihte yaşamış ve o kervana katılmış savaşmış gibi hissediyorsunuz. Askerlerin denizi görmesiyle '' Thalatta, thalatta'' diye bağırmaları ve Ksenophon büyük içtenlikle rüyalarını bile anlatır. Coğrafya ve etnografya bilgilerinide içerir. Kitabın büyük bölümü vatana geri dönüşü barbar akınlarını ve sıla hasreti işlenir.
Kyros, ordan Babil ülkesinde üç günde on iki
fersenk aştı Son konakta, Barbar ve Yunanlı birliklerini gece yarısı ovada denetledi Ertesi gün güneş doğarken Kralın savaşmak için ordusuyla geleceğini tahmin ediyordu Klearkhosu sağ kanada Thessalialı Menonu sol kanada komuta etmekle görevlendirdi kendisi de birliklerini düzene soktu Denetimbitince gün doğarken büyük Kralın ordusundan kaçanlar Kyrosa Kral ordusuyla ilgili haberler getirdiler Kyros generallerle Yunanlı yüzbaşıları toplantıya çağırdı nasıl savaşılacağını görüştü ve şu sözlerle onlara cesaret verdi Yunanhlar Sizi benim için savaşmağa Barbar asker sıkıntısı çektiğim içü getirmiş değilim sizi Barbarların çoğundan daha yiğit ve daha güçlü sayıyorum işte bu yüzden biriikierime kattım Yaradandı­ğınız ve sahip olduğunuz için sizi kutladığım özgürlüğe layık olduğunuzu gösterin Bu özgürlük uğruna varımı yoğumu hatta yüz katını vereceğiınİ bilin
Bu kitap, bir tarih ve gezi kitabıdır diyebiliriz. Trakya'dan Lidya'ya, Toroslardan Zagros'a, Cudi'ye, Van Gölüne, Sinop ve Trabzon'a oradan Konstantinopolis'e ve geldikleri memleketlerine, yaptıkları savaş ve talanların, mağlup ve galibiyetlerin samimi anlatılarını barındıran; milattan önce 435-460 yılları arasında yazıldığı tahmin edilen bir eserdir. Benim bu kitapla tanışmam Kürtleri anlatan nadir tarih kitaplarından biri oluşu noktasıdır. Kitapta, paralı Yunan savaşçılarının Büyük Pers Kralına yaptıkları saldırı ardından varılan barışa rağmen Perslilerin kasıtlı olarak sarp dağlara ve o dağlarda yaşayan çetin insanların olduğu yoldan geri dönüşlerine rehberlik yapmalarından dolayı karşılaştıkları halkları ve coğrafyaları anlattığı kısımlarda Karduk diye diye bir milletten bahseder. Bu bahsedilen kişilerinde mevcut Kürt halkından başka bir halk olmadığı aşikardır. Ve şu anda yazılan tüm Kürt tarihine dair kitaplarda kaynak gösterilen yegane eserdir. Lakin bir gerçek var, yedi bölümden oluşuyor kitap, Karduk Milletinden ancak altıncı bölümde bahsediyor. İlk beş altı bölüm biraz sıkıcı gelebilir ama ben büyük bir merak ve hazla okumuştum.
Tavsiye ederim, iyi okumalar.
Anadolu coğrafyası hakkında engin bilgiler sunan bu kitapta, liderini kaybettikten sonra boşluğa düşen paralı askerlerin yolcuğunu çok güzel anlatmış, kitapta yazar kendinden hep üçüncü kişi olarak bahsetmektedir. Bu kitabin İskender'e ilham olduğu da söylenmektedir.
Ksenophon'un anlatım dilinden mi yoksa çevirinin başarısından mı bilemedim ama, sanki o yolculuğun içindeki 10 bin kişiden biriydim. Çok etkiledi.....
Egemen toplumların araştırmacı adı altında sözüm ona 1071 de anadolu kapılarına gelen türk boyları gerçeğini aklayıp sümerlerin türk olduğu tezlerini üniversitelerde onaylatması şöyle dursun, tarihin kendine has bir yürüyüşü vardır. Onbinlerin dönüşü daha doğrusu dönme mücadelesi bu coğrafyanın kadim halklarının tarihi için bir mihenk taşıdır.
... Oysa bence, nasıl zenginken yoksullaşmak hiç zengin olmamaktan daha üzücüyse ve kralken basit bir yurttaş olmak hiç kral olmamaktan nasıl daha acıklıysa, fethettiğin yeri elinde tutamamak da onu hiç fethetmemiş olmaktan daha büyük bir utanç ve kayıptır.
Ksenophon
Sayfa 226 - Kum Saati Yayınları, 2012. Çev: Eyüp Benlioğlu
Oysa kötülükten çok iyiliği hatırlamak güzeldir, doğrudur, kutsal ve tatlı bir ödevdir.
Batıya giden yolun Tigres*'i geçtikten sonra Lydia ve İonia'ya yöneldiğini, dağların arasından kuzeye doğru uzanan yolun ise Kardukhların** ülkesine gittiğini söylediler. Esirlerin söylediğine göre bunlar krala itaat etmeyen, dağlarda yaşayan savaşçı bir halktı. Bir zamanlar bu halka boyun eğdirmek için yüz yirmi bin kişilik kraliyet ordusu gönderilmiş, arazi elverişsiz olduğundan bu ordudan tek bir asker bile geri dönmemişti. Kardukhlar sadece ovaya hâkim olan satrapla anlaşma imzaladıkları dönemlerde Perslerle ilişkiye geçerlermiş.

*>> Dicle Nehri
**>> Kürtler. Ülkeleri yazara göre Şırnak, Siirt, Mardin'in doğusu ve Batman'ı içeren Botan bölgesiydi.
Ksenophon
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çeviren: Ari Çokona
Bu arada Kyros, generallerini toplayıp şunları söyledi: "Ksensias ile Pasion bizlerden ayrıldılar. Kaçtıklarından haberim olmadığını sanmasınlar. Gittikleri yolu biliyorum, elimden kurtulamazlar. Çünkü elimde gemilerine yetişip yakalayacak kadırgalarım var. Ama tanrılar tanık olsun ki yine de kovalamayacağım onları. Hiç kimse benim bir adamdan yanımda olduğu sürece yararlandığımı, gitmek istediği zamansa yakalatıp, kötü davranıp, elinden mallarını aldığımı söyleyemeyecek. Bu yüzden bana karşı, benim onlara davrandığımdan daha kötü davrandıklarını bilerek gitsinler. Oysa, Tralleis'te (Aydın) tutulan karılarına ve çocuklarına istediğimi yapabilirim. Ama onları karı ve çocuklarından yoksun bırakmayacak, bana daha önce cesaretle hizmet etmelerinin ödülü olarak onları serbest bırakacağım."

Yunanlılardan, onu yukarı ülkeye doğru istemeye istemeye izleyenler, gösterdiği gönül yüceliğini öğrenince daha büyük zevk ve hevesle kendisine bağlandılar.
Ksenophon
Sayfa 31 - Kum Saati Yayınları, 2012. Çev: Eyüp Benlioğlu
Hırsızlığın cezası çok ağır olduğu halde siz Atinalıların kamu hazinesini soymada çok başarılı olduğunuzu duydum
Ksenophon
Sayfa 126 - Kültür Yayınları
Bence, asıl zenginken yosullaşmak hiç zengin olmamaktan daha üzücüyse ve kralken basit bir yurttaş olmak hiç kral olmamaktan nasıl daha acıklıysa,fethettiğin yeri elinde tutamamak da onu hiç fethetmemiş olmaktan daha büyük bir utanç ve kayıptır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anabasis
Alt başlık:
On Binlerin Dönüşü
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053325505
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Anabasis
Çeviri:
Ari Çokona
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Anabasis
Anabasis
Anabasis Onbinlerin Dönüşü
Anabasis
Anabasis
Ksenophon (MÖ yaklaşık 432 - MÖ 355): Atinalı yazar, tarihçi, komutan. Peloponnesos Savaşı'nda kentinin yenilgisini demokrasiden kaynaklanan disiplin eksikliğine bağlayarak demokratik yönetime karşı tavır aldı. MÖ 394'teki Koroneia Savaşı'nda Sparta saflarında Atinalılara karşı savaştı. Bunun üzerine ihanetle suçlanarak sürgün edildi ve bütün mal varlığına el kondu. Sokrates'in öğrencisi olan Ksenophon ilk eserini haksız ölümü üzerine hocasını savunmak için yazmıştır. Devlet adamlığı konusundaki Kyros'un Eğitimi ve Tiranlık Hakkında, Spartalılara ilişkin Hellenika ve Lakedaimonların Devleti, ev idaresine dair İktisat Üzerine yazarın başlıca kitapları arasında yer alır. En tanınmış eseri Anabasis - On Binler'in Dönüşü, Pers prensi Kyros'un iktidarı ele geçirmek için ağabeyi II. Artakserkes'e karşı açtığı sefere katılan Yunanlı askerlerin savaş ve yurda dönüş macerasını anlatır. Ksenophon'un anı ve deneyimlerini aktardığı Anabasis, çoğu Anadolu'da geçen büyük bir askerî seferin güncesidir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 84 okur

  • Elif Gökçen KARTAL
  • Tamer Sağcan
  • Sûfi
  • şüheda
  • Ceren selvi
  • ZeZe
  • Batu
  • İsmail Mursül
  • Zeynep abali
  • emirtimur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.3
25-34 Yaş
%46.7
35-44 Yaş
%26.7
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%3.3
65+ Yaş
%3.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%16.1
Erkek
%83.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (11)
9
%14.3 (5)
8
%31.4 (11)
7
%14.3 (5)
6
%2.9 (1)
5
%2.9 (1)
4
%2.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0