"Çocuklarımızın ne doğumunda ne doğum günlerinde yanında olabiliyoruz,amına koyayım ,Hale bak" "Vatan olmazsa biz de olmazdık be Adanalı iyi olsunlar varsa biz de doğum gününde yanında olmayalım ne olacak sonra gi-" diyordu ki diyemedi "Hassiktir Ali koş merkezi ara saldırı"
Kaçmak çare değil be Adanalı gardaş...
Başımı alıp gitsem mi? Başka mümkünatı yok..
Sayfa 231 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Adanalı biri, içerde, "kalk tavan yanıyor," diyorsun. Adam, "bırak yansın, ben istirahatteyim," diyor. Herkes sıraya dizildi. Bölük komutanı geldi, herkesi saydı saymadı. "Tüfekler tamam mı," diyor. "Adamlar tamam mı," demiyor. Niye? Çünkü tüfekler ona zimmetli. Nöbettekiler, istirahatlılar, yani yerinde olmayan bir sürü adam var. "Tüfekleri al," derken, "alabildiğin kadar tüfek al" denmek isteniyor. Bunun sivildeki can ve mal mevzuundan farkı yok..
Sayfa 29 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
"Hemşehricilik Zihniyeti"miz - Nejdet Sançar
İçimizde yaşamakta ve hüküm sürmekte olan bir takım görenekler var. Dünün düşüncesinin doğru saydığı ve ondan dolayı gönüllere ve kafalara giren bu göreneklerin artık bugün yalnız bir kelime ile adlandırılmaları gerekiyor: Kötü... Dünden miras kalan her kötü şeyle savaşırken, bu iyi olmayan görenekleri de unutmamak lazımdır. Bunlardan biri "hemşehricilik zihniyeti"mizdir. Hemşehricilik zihniyeti, kötü ve pek kötü düşüncelerimizden biridir. Bu düşünceyi okumamışlardan başlayıp okumuşlarımıza ve hatta aydınlarımıza kadar pek çoğumuzda bulmak mümkündür. Hemşehricilik zihniyeti içimizde manevi bir hastalık halinde o derece kuvvetle yaşamaktadır ki, onun bizi düşürdüğü yanlışları bile görememekte, bu zihniyetle milletimize karşı kötülükler işlemekteyiz. Hemşehricilik zihniyeti, ne yazık ki, bir nevi yurtseverlik gibi duyulmakta ve anlaşılmaktadır. Halbuki ilk bakışta iyi gibi görünen bu zihniyet, cemiyet hayatımızda kötü ve bazen çok kötü sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü bu zihniyet bizde "hemşehriyi kayırma ve koruma" ruhunu yaratmış bulunmaktadır Üzüntüyle söylemek lazımdır ki pek çoğumuzda "hemşehriyi kayırma ve koruma" ruhu vardır. Erzincanlı büyük memur, Erzincanlı küçük memuru kayırmakta ve korumaktadır. Çünkü o hemşehrisidir. Koruyan da, korunan da bunda bir kötülük bulmamakta, olayı, bir Türk'ün bir Türkü koruması kadar tabii görmekte. hatta bunu bir yurtseverlik (!) saymaktadır. Konyalı talebe, kavga eden Konyalı, Afyonlu arkadaşlarından birinciye yardım etmektedir. Çünkü o hemşehrisidir. Görenek ona bu yardımı pek tabii göstermekte, hatta bunu bir nevi yurtseverlik saydırmaktadır. Antepli filan, aynı yerden falana vazife başında da olsa, yumuşak ve müsamahalı davranmaktadır. Çünkü o hemşehrisidir. Bunun böyle olması milli bir gayret gibi sanılmaktadır. Edirneli
Sayfa 323·Kitabı okudu
“ Bu kadınlardan üç dört sefer hapse girmiş çok namlıları var. Ben, bunca yıllık kaçakçı Adanalı Hasan, ancak bir seferlik düşmüşümdür mahpusaneye. Yiğitlik kadınlarda kaldı, yavrum kaçakçı Hasan! Ha gayret! “
Sayfa 58·Kitabı okudu
Of çok iyi olay bee
Usta şen bir kahkaha daha attı. "Hepsi sana helal olsun, deli oğlan. En sonunda yanında bir kız gördüm ya, daha da gururlandım." Bakışları bana döndü. "Ot gibi gelip gidiyordu buraya. Delikanlı adam sevdası kadar şanlanır, yanar, pişer, olgunlaşır. Hani senin sevdan, diyordum. Ben o işlerden anlamam, diyordu. Bak, ne güzel anlıyormuşsun işte, hergele." Bakışlarımız birbirine değdi. Biz çok küçükken pişmiştik o ateşte. "Sen hep ne dersin, Necati Usta?" derken bakışlarını benden koparпр Usulca Necati abiye baktı. "Ne bileyim, oğlum?" dedi en Adanalı hâliyle. "Ben hep bir şey derim." "Gönül bir kuştur..." dedi Murathan. Usta ise anında anımsayıp, "Ancak kendi yuvasını bulunca bülbül olur," dedi. "Aynen ondan," dedi Murathan derin bir gülüşle. Bakışlarını tekrar bana çevirdi. "Biz yuvamızı inşa etmiştik ama rüzgâr sert esince yolumuzu kaybetmiştik. Yıllar sonra ancak bulabildik." Gülümsemem derin ve bir o kadar anlamlıydı.