Aday adayı
Puan vermedi·194 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:27
Filmi 2 kez izlemiştim. Ercan Kesal 'ın hekim ve yazar olduğunu bilmiyordum, kitabı görünce bir solukta okumak istedim. Beğendiğim, iyi hissettiren bir okuma deneyimi oldu benim için. Özel hastane işletmeciliği yapan bir hekimin ilçe belediye başkanlığı aday adaylığı süreci anlatılıyor kitapta. Kitabın kapağında " Bu kitapta anlatılan tüm olaylar ve kişiler kurmacadır ..." ifadesi var ama biliyoruz ki kirli siyasetimiz kitabın içeriğinden pek farklı değil... Meşhur asansör sahnesinin ardından yazılan cümleleri paylaşmak istiyorum birkez daha :) İçinde, Bir Numara ve diğer talihli yolcularıyla, mutlu bir halet-i ruhiyeyle, kendi özgür sularında coşkuyla yükseldi üst katlara. Ey, kutlu makine, yolun açık olsun. Çıktığın bu yolculuk, sana binmeye çalışıp da binemeyen memleket evlatlarının dertlerine derman olsun. Hasretle yolunu gözleyen her aday adayının kalbinde bı­raktığın ince sızı, çok sonra yazılacak olan mazlumların tari­hinde, ışıltılı bir manzume olarak kalacak. Ey, talihli yolcu. İçinde olduğun kabinin kıymetini bil. Önüne arkana sağına soluna sahip çık. Her şeye burnunu sokma. Önden yürüme, geride de kalma. Yüksek sesle ko­nuşma. Sessiz de kalma. Her şeyi düşünme. Sakın düşünce­ sizlik de yapma. syf 139
Nasipse AdayızErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2015871 okunma
Halka güvenmek pişmanlıktır...
Puan vermedi·396 syf.·
2026 21. kitabı
Uzun süredir üzerine düşündüğüm demokrasi kavramı hakkında yazılmış, asıl demokrasinin nasıl olması gerektiği konusuna değinilen ve alternatif yönetim şekillerine yer verilen kitap. Demokrasi, kelime kökeni olarak eski Yunanca demos (halk) ve kratos (egemenlik) kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Halkın egemenliği mümkün mü tartışılır ama bence bizler; adayları seçmiyoruz, bize sunulan adaylar arasından seçim yapıyoruz. Bu da halkın mı yoksa elitlerin mi egemenliği oluyor düşünmek lazım. Nüfusun milyarları veya milyonları bulduğu yerde her adayı halkın oyuyla belirlemek de pek mümkün değil. Aday olan herkesi ne kadar tanıyoruz da oy veriyoruz veya herkes aday olmalı mı veya maliyet ve zaman problemi nasıl aşılacak, hepsi ayrı soru işareti. Kim neye göre aday oluyor? Ülkemizde en son 500 bin tl adaylık ödemesi vardı, bunu ödeyen herkes ülke yönetiminde söz sahibi olmayı hak ediyor mu? Maddî gücü olmayan fakat kendini geliştiren biri aday olamıyorsa, orada seçme ve seçilme hakkının sağlıklı işlediğini söyleyebilir miyiz? Bu soruları sorunca ortaya şu sonuç çıkıyor kanaatimce: seçenekleri belirleyemiyor, belirlenip sunulan şıklar arasından birini güya demokrasi adı altında seçiyoruz ya da daha acısı, seçtiğimizi zannediyoruz. Seçtiğimizi zannediyoruz derken, halkın kendini nimetten saymasından bahsediyorum. Bence insanlığa demokrasi adıyla aslında kralını ve soytarılarını seçtiriyorlar, köleyi özgür bırakmak yerine efendilerini seçme şansı veriyorlar. Hani bu konuyla ilgili görsel vardı; resimde inek, mezbahaya gideceği yolu seçiyordu. İşte insanlığın durumu tam olarak bu değil mi? Tüm ipleri eline verdiğimiz kişiler, yetkiyi alınca her türlü pisliği ve zulmü yapmıyor mu? Her imkandan faydalanıp haksızlığa dibine kadar neden olmuyorlar mı? O halde seçimler neden var
Siyaset
Demokrasi Poliarşi ve DemarşiCoşkun Can Aktan · Çizgi Kitabevi Yayınları · 20052 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·656 syf.··
2026 6. kitabı
Ailesinin zengin olmasıyla beraber hiç bir şey kafasını takmayan uçarı bir adam Yekta. Annesi Yekta’nın bu huyundan sinir olduğu için en kısa zaman da ailelerine yakışan bir gelin adayı ister. Yekta'da annesinin bu isteğinden usandığı için tek çare annesinin kriterlerine uymayan bir aday bulmak. Bulduğu kişi de Aksen oluyor. Aksenin başından geçen olaylardan sonra Yekta’nın teklifini kabul eder. Ve Yekta’nın dediklerini uygular. Annesi Elçin hanımın sınırlarını zorlar. Bu geçen süre zarfında Aksen ve Yekta’nın duygularının aşka dönüşmesini konu eder.
Annemin Gelini Olur Musun? 1Özlem Türk · Müptela Yayınları · 2017569 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 22:10
Bu kitabı çooook severek aldım elime ve bir o kadar da severek okudum, bitirdim. Kendi kendime sürekli dedim ki, Kur'an okuyan mümin portakal gibidir; kokusu hoş, tadı güzel. :) Benim hayatımda hiçbir zaman şimdiki gibi bir portakal kokusu olmadı. Ama nasıl bir رِيحُهَا طَيِّبٌ, öyle bir şey ki. Mis gibi vallahi, hiç gitmesin bu koku... Küçükken hastalanayım diye dua ederdim o portakal kokusu için. Tuhaf ama gerçek. Çok çocuklu aileler de çocuklar bazen anne babanın özel ilgisini arar. Tabii ki sevgiyi bilir ama biraz özellik arar ya. İşte. Ben de ne zaman bir kardeşim hastalansa, babamın ona turunçgillerle özellikle portakalla takviye yaptığına şahit olurdum. O portakal çok özel olurdu. Özel soyulmuş, özel dilimlenmiş ve özel kokulu olurdu. İşte o portakal için aday adayı olmaya dua ederdim. Yanaklarım kızardı mı tamam. Babama bir bakış yeterdi zaten. Şimdi portakallar öyle kokmuyor nedense ama buradaki hadisi okuyunca aklıma geldi, burada kastettiği portakal kokusu benim o çocukluğumda sevdiğim koku. Benim için tabii. İşte. Şimdilerde Kuran'ı okumak ve etrafa bir رِيحُهَا طَيِّبٌ yaymak öyle . Allah'tan herkes gibi bir sürü şey isteyebilirim, ama çoğu zaman yüzüm olmuyor isteyemiyorum. Bu yaptığımın doğru bir şey olmadığını biliyorum. Ama isteyemiyorum. Yalnız bir şeyi çok istedim. Kur'an'ı okumayı sevmeyi istedim. Gerçekten çok istedim. Çünkü ben hayatım boyunca her zaman çok okudum ama bir türlü elim asıl kitaba gitmedi. Gitti ama istediğim gibi gitmedi. Koşa koşa gitmedi. Bu her şeyde olduğu gibi yine bir sebepten geçiyormuş. Her ne ne kadar sebepler sahte olsa da, sebepsiz yaşanamayacağını öğrenecek kadar çok şey yaşadım. Bu yüzden diyorum ki Akif hocam iyi ki varsınız. İyi ki böyle biri oldunuz, benim gönlümde taht kurdunuz. Ben bugün Kur'anı Kerim'in benden
Edebiyat
Et-Tibyanİmam Nevevi · Ravza Yayınları · 20241,037 okunma
Okuyan ilk kişiymişim ya da sitede olan diyelim...Demişti
7/10
·96 syf.··
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 21:49
Kurtlar sofrasında tadımlık bir kara mizah...Mevcut başkan, mevcut başkanı hile ile alt edeceğini sanan yeni başkan adayı ve çevresindekiler...Ve içlerinden en masumu belki de kandırılıp aday yapılan Abidin. Aslında siyasi toplumun aynası niteliğinde 95 sayfa. Mevcut başkanı satan Zeynelleriz hepimiz...Bahadırlarız kazanmak için başkasını kullanan...Fikretleriz hepimiz ;çıkarı neredeyse oralı olan...Ve kadınlar, kadınlarımız...Hırs ve makam safçıkarcılığı ile devletler yıkan....Ve Abidinleriz saf ,birilerini kıramayıp kendi ayağımıza sıkan Ve sonunda tek kaybeden....
AbidinKoray Işık · Notabene Yayınları · 20212 okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 00:00
Dikkat spoiler içerir. Olaylı 1997 kongresinden sonra Tuğrul Türkeş, MHP başına geçemeyince ATP adlı partiyi kurar. 1999 seçimlerinde 2. Parti olan MHP, Rahşan Ecevit'in hakareti, başörtüsü ve APO olaylarında sınıfta kaldığı için 2002 seçimlerinde baraj altında kalır. Burada 2002 seçimleri sonrasında bir özeleştiri olarak MHP ve ülkücü hareket bünyesindeki önemli isimler ile röportajlar ve gazeteye bu yazı dizisi ile ilgili olarak gelen mektuplar yer alıyor. Muhsin Yazıcıoğlu, Ahmet Turan Alkan gibi isimler de röportaj veriyor. Seçimlerde BBP, MHP, ATP ittifak yapsa barajı geçebilecek olmaları, bazı isimlerin farklı partilerden aday olup partiye dönmeye kalkması, Cemal Enginyurt'un cumhurbaşkanı adayı oldu diye Sadi Somuncuoğlu'nu yumruklaması, vekil ve bakanların seçildikten sonra Ülkücüler ile ilgilenmemesi anlatılıyor. Bahçeli'nin özellikle kadınlardan gelen mektuplarda başkan olmasının istenmesi, Ramiz Ongun, Koray Aydın, Ümit Özdağ gibi diğer adayların da bazı insanlar tarafından desteklenmesi, bir adayı sevenlerin diğerlerini tehdit etmesi, Perinçek lehine yorum yapan ülkücü bile olması anlatılıyor. Ozan Arif'in açıklamaları, ülkücülerin onu savunması, seçim sonrasında gelen mektuplar da anlatılıyor. Bu grubu merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
Nereye Gitti Bu Ülkücüler?Ruşen Çakır · Metis Yayınları · 200311 okunma