Peygamberimiz "Din nasihattir; nasihat ise samimiyettir." hadis-i şerifi ile bizlere dinin özünün nasihat olduğunu öğretmiştir.
Dolayısıyla yozlaşmanın ve karamsarlığın her yana nüfuz ettiği bir çağda, olumlu ve yapıcı hatırlatmalar hepimiz için olmazsa olmaz.
"Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt mü'minlere fayda verir
(Zariyat, 55)
Maalesef çoğumuz nasihat vermeyi de nasihat dinlemeyi de yapamıyor. Nasihat verenin beklentisi çoğu zaman karşısındakinin o ânda denileni kabul edip yapması oluyor. Nasihat dinleyen de "bunları biliyorum, bana daha etkili bir şey söylemeyeceksen kısa kes" der gibi dikkatle dinlemiyor. Bir de her insanın hatası olması çok tabii olduğu hâlde nasihat verenin kusursuz olması gerekiyormuş gibi yanlış bir beklenti var. Rabbim nasihat dinleyip, tefekkür edenlerden eylesin cümlemizi inşaallah.
Amin Maalouf'un okuduğum ilk kitabıydı. Muhtemelen son olacak. Kurgusu ve dili iyiydi ancak - bazı incelemelerde de gördüğüm gibi - açık bir şekilde, özelde Türkler'i genel satıhta ise Osmanlı'yı,
Tanrı bir gemi değildir;gemilerin efendisidir o;denizlerin,sakin göğün ve fırtınaların efendisi.Büyücülerin formülleriyle yönlendirilemez; ne sözcüklere ne sayılara hapsedebilir;ele avuca sığmayan ve önceden bilmeyendir o.Onu yönlendirme savında olanın vay haline!”