Genellikle insanlar ellerinden çok gözleriyle yargılarlar; çünkü herkes görür, ama çok az kişi ne olduğunu duyumsar. Çok kimse sen nasıl görünürsen seni öyle görür, ama gerçekte ne olduğunu çok az kişi bilir.
gideceği adresi unutmuş mühürlü bir mektuptu içimizin titreyişi,
kuşlarla taşınırdık düşten düşe,
çünkü ağırdık
ve ağırlık topraktı.
...
yalnızlık biraz da vazgeçmektir.
insan yalnızlığı arayan bir yalnızlıktır kimi zaman, kimi zaman da korkar ondan,
hep kaçar.
her korku yalnızlıktır bu yüzden
ve telefon rehberlerinin sıcaklığı bir yanılsamadır, pencereden bakmanın rahatlığı,
bakamamanın korkunçluğu
ve caddelerin, meydanların
ve kahvehanelerin ürkünçlüğü,
ya da bir ayak sesinin bize bir yüzü getirişi, bir el sallayışın hüznü bitirişi,
sonra ellerimizden bir çift el uçup gidince avuçlarımızın kuyu kuyu oyuluşu,
sonra kocaman salonlarda
bir ağızdan bağırırken kalabalıkla, şuramızda tuhaf bir şeyin duyuluşu
bir yanılsamadır.
İnsan yapayalnız bir yalnızlıktır.