Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”
لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاؕ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْؕ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَسٖينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهٖۚ وَاعْفُ عَنَّاࣞ وَاغْفِرْ لَنَاࣞ وَارْحَمْنَاࣞ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَ ﴿286﴾
286. Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz:) “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”
(Bakara 2/286)
ben sana yaşken eğildim dediğim o andan
ben sana taş kesildim dediğim o yere kadar
içimde dokundukça dağılan
kurcalanırken kırılmış bir şeyin yepyeni üzüntüsü
Ne diyebilirim! Beni affet!
Yaşıyor musun,
yosunlu bir denizin dibinde ya da
toprağın iki metre altında mısın, bilmiyorum.
Yaşasan bile bu yazdıklarımı duymana olanak yok ama yine de sana bütün kalbimle seslenmek istiyorum sevgili dostum, ustam, arkadaşım.
Beni affet!
Beni affet!
Affet!
Anne: Böyle bir acı, Allah kimseye tattırmasın ama, yaşamak başka karşıdan görmek başka... Yaşamak değişik bir duygu, anlatılacak gibi değil... İki kolu yok gösteriyorlar, insanın içi gidiyor. 20 yaşına kadar büyüt, şehit olarak gelsin. Kendi kendime kalıp duygulanıyorum, ağlıyorum... Bacakları yok, onu görünce kendi acımdan hafifliyorum, sonra da diyorum, "Allahım, sen affet, ben ne yapıyorum". Böyle karmaşık bir şey... Bir asker görsem, ağlıyorum önce, bir burukluk giriyor içime. Sonra da, diyorum, "ben gördüm, siz de görün". İçimden öyle geliyor..