6/10
·432 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2025 00:00
Cedar Cove sakinlerinin hayatlarına misafir olmaya devam ediyoruz ve bu kez rotamız Gül Ağacı Sokağı. Debbie Macomber, serinin bu kitabında yine o çok sevdiğimiz, mahalle sıcaklığındaki anlatımıyla bizi karşılıyor. Bu romanda özellikle evlilik, sadakat, affetmek ve hayata yeniden başlama cesareti gibi temalar çok naif bir şekilde işlenmiş. Karakterlerin kusursuz olmaması, tıpkı bizler gibi hatalar yapması ve bu hatalarla yüzleşme süreçleri hikayeyi çok daha gerçekçi kılıyor. Gül Ağacı Sokağı'ndaki evlerin pencerelerinden sızan hayat hikayelerini okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Entrikadan uzak, ruhu dinlendiren, adeta sıcak bir fincan çay eşliğinde dostlarla sohbet ediyormuş hissi veren bir kitap. Yoğun dönemeçlerden sonra sığınılacak huzurlu bir liman arayan tüm kitapseverlere tavsiyemdir. #GülAğacıSokağı #DebbieMacomber #CedarCove #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #RomantikKurgu #SıcakRomanlar #NeOkudum
Gül Ağacı SokağıDebbie Macomber · Novella Yayınları · 2014945 okunma
6/10
·464 syf.··
2025 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 00:00
Cedar Cove kasabasına geri dönmek, uzun zamandır görmediğiniz eski ve samimi dostları ziyaret etmek gibi. Serinin bu kitabında, kasabanın o bildiğimiz sakin ama bir o kadar da hareketli yaşamı Pelikan Çıkmazı sakinleri üzerinden şekilleniyor. Bobby ve Teri’nin evliliklerindeki fırtınalar, aldıkları kararlar ve hayatın getirdiği zorluklara karşı duruşları hikayenin merkezinde yer alıyor. Debbie Macomber yine büyük dramlar yaratmadan, hayatın tam içinden, son derece insani ve tanıdık duyguları kaleme almış. Kitabı okurken kendinizi kasabanın o huzurlu sokaklarında yürürken ya da bir kafede oturmuş karakterlerin dertlerini dinlerken buluyorsunuz. İlişkiler, evlilik, affetmek ve yeniden başlamak üzerine içinizi ısıtacak, yormayan ve su gibi akıp giden bir roman. Yoğun ve stresli günlerin ardından kafa dağıtmak ve huzurlu bir dünyaya sığınmak isteyenler için harika bir liman. #PelikanÇıkmazı #DebbieMacomber #CedarCoveSerisi #OkudumBitti #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #KitapÖnerisi #RomantikKurgu #Edebiyat #NeOkudum
Pelikan ÇıkmazıDebbie Macomber · Novella Yayınları · 2014794 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·158 syf.··
2026 5. kitabı
Birinde vazgeçtim dünyadan tek ölüm paklar beni diyor. Diğerinde Bıktım artık dünyadan,bari ölüp kurtulsam. Can Yücel daha güzel çevirmiş sanki bilemedim.
SonelerWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Yormayan bir felsefe kitabı arayanlara kesinlikle öneriyorum.
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 147. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:58
Selam kitap dostlarım, Bugün çok güzel bir kitapla geldim. Bugün sizlere okurken sık sık durup düşündüğüm, altını çizdiğim ve bazı sayfalarını kapattıktan sonra bile zihnimde taşımaya devam ettiğim bir kitapla geldim: Sessizliğin Eşiğinde. Kitaba öncelikle balkonda okumaya başladım. Bu kitap insanı kendi içine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Sessizliğin Eşiğinde benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Yazar, hayatın en tanıdık ama en az üzerinde durduğumuz eşiklerine davet ediyor bizi. Sevmek, sahip olmak, dostluk, özgürlük, ölüm, affetmek, merhamet, umut etmek... Hepimizin hayatında yer eden ama çoğu zaman cevabını bulamadığımız soruların peşine düşüyor. Bu kitap bir öğreti kitabı değil. Size ne yapmanız gerektiğini söylemiyor. Tam aksine, sorular soruyor ve o sorularla baş başa kalmanıza izin veriyor. Belki de en kıymetli yanı bu. Sayfalar arasında dolaşırken bir yanda Platon'u, Spinoza'yı, Nietzsche'yi, Sartre'ı; diğer yanda Yunus Emre'yi, Mevlânâ'yı, Gazâlî'yi ve daha nice düşünürü aynı sohbetin içinde buluyorsunuz. Doğu ile Batı'nın, geçmiş ile bugünün, akıl ile kalbin buluştuğu bir düşünce yolculuğu çıkıyor ortaya. En çok hoşuma giden şeylerden biri de çok zor anlaşılan ve karmaşık bir kitaba benzemiyor oluşu. Aksine günlük hayatın tam içinden örneklerle, hikâyelerle ve güçlü tespitlerle desteklenmiş. Özellikle modern insanın hızla tüketen yaşamını, yalnızlığını, teknolojiyle kurduğu ilişkiyi ve durup düşünmekten nasıl kaçtığını anlatan bölümler beni oldukça etkiledi. Her bölümden sonra durup düşünmek, bazı satırları tekrar okumak istiyorsunuz. Çünkü yazar sadece bilgi aktarmıyor; insanın kendi hayatına dönüp bakmasını sağlıyor. Kitabı balkonda bitirdiğimde elimde cevaplardan çok sorular vardı. Ama garip bir şekilde içimde de bir hafiflik
Sessizliğin Eşiğinde Felsefi DenemelerSerkan Ağar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:28
İnsanın cevaplarını bulmak istediği soruları sesli biçimde tekrarlı bir biçimde dillendirmeleri… Betimlemelerin içinde keyifle dolaştığım bir kitaptı. Aşk, dostluk, ihanet, sevgi, affetmek ve geri kalan her insani olayı biraz barındıran, üzen, kendinden parçalar bulduran bir kitaptı. Ben çok beğendim, elimden bırakamadım, mutlaka kütüphanemde bulundurup ara sıra bütün altını çizdiğim sayfaları karıştıracağım bir kitap.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 174. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:38
"FİGARO'NUN DÜĞÜNÜ" "İntikam, oh, tatlı intikam Onurlu bir adam için bir ferahlıktır; Utanç ve onursuzluğu unutmak, Alçaklık ve adiliktir. Zarif ve esprili, keskin ve nükteli, Her zaman eleştirel ve her zaman politik, Evet, yapabilirsin... Dava önemlidir! Ama inan bana, onu mahvedeceğim. Ve tüm yasaları çarpıtmalıysam, Ve tüm kayıtları gözden geçirmek zorundaysam, Entrikalarla ve müdahalelerle, Başarısız olunamaz, zafer benimdir. Ve eğer tüm yasaları ben yaparsam..." Figaro’nun Düğünü, sahnelendiği dönemde pek çok kişiyi güldürmekten çok tedirgin eden bir opera. Mozart’ın başyapıtı, bestelendiği 1786 yılında “tehlikeli” damgası yemiş, hatta İmparator II. Joseph’in sansüründen geçmekte zorlanmış. Bu neşeli aşk oyununu bu kadar kışkırtıcı yapan neydi? Soyluların âhlaki çöküşü sergileniyordu. Kont sadakatsiz, kibirli ve halkının haklarını hiçe sayan biri olarak resmedilmişti. Alt sınıftan karakterler akıllı, becerikli ve âhlaki üstünlüğe sahipti. Feodal haklar (soylunun gelin üzerindeki “ilk gece hakkı”) alaya alınıyordu. Kont’un uşağı Figaro, güzel Susanna ile evlenmek ister ancak efendisi Kont Almaviva, eski feodal hakkını kullanarak gelinle ilk geceyi kendisi geçirmeyi planlamaktadır. Figaro ve Susanna, zekâlarıyla Kont’u alt etmek için çevirmedikleri dolaplar kalmaz. Opera tarihinde kadınlar hep birbirinin kuyusunu kazır. Burada değil tam aksine. Kontes ve Susanna rakip değil, müttefik. Biri eş, biri hizmetçi. Aralarındaki statü farkı dağlar kadar. Ama el ele verip Kont’a oyun kuruyorlar. En sevdiğim sahne burası oldu. Kontes diyor ki: “Gel kocama ders verelim.” Susanna “Olur” diyor. İntikam için değil, saygı için. Kadın dayanışması 250 yıl önce yazılmış. Kont karısını aldatıyor. Kontes öğreniyor. Modern bir dizi olsa bavul toplanır, kapı çarpılır. Ama Kontes öyle
Edebiyat
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20245 okunma