Bütün gün üzgün ve öfkeli oluyorum, çünkü düşünmediğim şeyleri söylemek mantıklı ve doğal gelmiyor bana. O zaman kendimi uçsuz bucaksız yalnızlıkların kollarına atıyorum. Ruhumdaki bu garip durumun açıklamasını soracak olsam onlara, beni yanıtlamazlar.
Seni sevmek, sana tapınmak isterdim; ama çok güçlüsün sen ve ezgilerimde korku var. Düşüncenin tek bir belirtisiyle dünyaları yok edip dünyalar yaratabiliyorsam, benim güçsüz yakarışlarımın sana bir yararı olmayacaktır.
En mutlu olduğum saatler hiçbir şey düşünmediğim, hiçbir şey istemediğim, düş bile kurmadığım, hayatın yüzeyinde büyüyen bir yosun gibi sahte bir bitkisel cansızlığın içinde kaybolduğum saatlerdir.