Açık konuşmak gerekirse, kitabın sonuna geldiğimde “hayır” demenin önemini değil, bu konunun nasıl bu kadar yüzeysel anlatılabildiğini düşündüm. Kapağı ve ismi güçlü bir kişisel gelişim vaadi taşıyor ama içeriğe girdiğinizde sanki aynı cümlelerin farklı kelimelerle tekrarlandığı bir döngüye yakalanıyorsunuz. Okuyucuya psikolojik derinlik kazandırması beklenirken, daha çok sosyal medyada paylaşılan kısa motivasyon cümleleri havasında ilerliyor.
Evet, bazı tespitler doğru; insanlar “evet” dedikçe kendi sınırlarını yitiriyor. Fakat kitap bunu bilimsel ya da özgün bir bakışla değil, çok genel ifadelerle anlatıyor. Örnekler sığ, dili akıcı ama içerik olarak doyurucu değil. Beklentim, insanın hayır diyememe sebeplerine psikodinamik ya da davranışsal açıdan derin bir bakıştı — ama kitap bu noktada sadece yüzeyi tırmalıyor.
Sonuç olarak, “Müthiş” kelimesi başlığa biraz fazla iddialı kaçmış. Kitap “hayır” diyemeyenleri anlık motive eder ama kalıcı bir farkındalık yaratmak için fazla hafif kalıyor.