Bir uşak ordusunun hizmet ettiği Rothschild'ın safkan yarış atlarıyla, Normandiya çiftliklerinde toprağı süren, gübre taşıyan, hasadı ambara götüren ağır yabani atı karşılaştırınız.
(...) Biz bir grub, 10 gün kadar hastahânede tutulduktan sonra, alçılı, bandajlı, ameliyatlı, bilmemneli Kartal’a postalandık. Mirzabeyoğlu ve bazı arkadaşlar daha en başında oraya götürülmüşlerdi. İşin aslı, kimin yaşayıp, kimin yaşamadığını da bilmiyorduk. Hastahânede öyle sıkı bir kontrol uygulamışlardı ki, oto-moto dergilerinden başka hiçbir şey okuyamamıştık. (O yüzden, bir bulgur pilavından, bir de oto-moto dergilerinden iğrenirim hâlâ.)
Kartal’daki, özellikle ilk sene içinde, hele Çakıcı-Nuriş kavgaları, bizim açlık grevleri bilmem ne arasında, bırakın kitab yazmayı, nefes almaya bile imkân yoktu. Nitekim Mirzabeyoğlu da orada iki sene tutulduğu hâlde, sanırım tek satır yazamamıştır. Oradaki özellikle ilk yılımızda, gerçekten çok ağır şartlardan geçtik.
BÜYÜK MUZTARİBLER -Düşünce Tarihine Bakış-III-, 7 Aralık 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Rıhtımdan ayrılıyor son gemi
Ardında köpük köpük dalgalar bırakarak
Sana benziyorlar etrafinda uçuşuyor bulut beyazı martılar
Yalnızlığa bırakırken beni seni kucaklıyor kalabalıklar
Susalım sonsuza dek şimdi
Ağır bir aşk cinayeti sır ikimize
Kara kaplıya yazacak ilahi kalem
Aşk bitti iki suçlu var iki ayrı ifade
Dönekler Döndükleri Yeri de Satarlar - Bellek Kanatan Notlar
Tok aç ile karışmasın diye!
İnsanı boşa ve başa döndüren kendisidir.
Yönünü ileriye döndüremeyenleri yaşam geriye döndürür.
Dünyanın bir yörüngesi var. Ters dönse dünya yine yerinde ve yerine göre döner
Dünya ne zaman, ne için dönmesi gerektiği bilir.
İnsanın döneği kendini yörüngesiz döndürür!
Körebe oynamak gibiydi yaşam gözü kapalı arkamızı döndük hepimiz kördük, gözümüzü açtığımızda ebemizi gördük!
Yine de aldanmamak adına aldırmayın enseyi karartmayın diyen enayiliğe, kızgınlıkla söylenen sözlere, fırıldak gibi dönen gözlere, yetki, makam, mevki, şan ve şöhrete, kendini dünyanın hakimi sanan monarşik oligarşik köksüzlere kanıp aldanmayın!
Ekseni kayan topaç olur sen yeter ki yolundan dönme.
Burası insanlığın dahil olmadığı dönen fırıldaklar dünyası! Yaşam örsüne fırıldak olmayanlar kendini erdirmez ise o dünya yine insanlığın olur.
Hep ona yanarım ki dönek dünyasında topaç olmuş bütün fırıldaklar birbirini döne döne bulur.
Temiz, dürüst, satılmayan, ahlaklı olanlar, özünden ve ilkelerinden dönmeyen insanlar her zaman hiç bir dönek güce ihtiyaç duymayan yalnız güçler onlar.
Hep ona yanarım ki bu ağır sözlerin kime söylendiğini kim gizler?
Pusarık bir zamanda kılavuzunu yitirmiş bir geminin seyrine dalan yığınların bir dalga boyu ötesindeyiz.
Bellek bu getirip önümüze koyuyor! İtki, ivme ve hatırlayış ile kavrayış başladı.
İçimizde bükümlenip duran; düğüm, kördüğüm, kargaşa/karmaşa, açmaz, kopuş, dönen fırıldaklar,