Böyle çaresiz, mütevekkil, gözlerimiz kapalı ölüme koşmak için mi geliyoruz dünyaya. Ne yaparsak yapalım bu zaafımızla pek ağlanacak haldeyiz. Tenha yerlerin muazzam tabiatı bu dertleri büyütüyor hep. Ve heyecanlandırıyor insanı. Şehirlerde şöyle bir düşünemeden etrafımıza adamakıllı bakamadan, değirmenin içindeki buğday taneleri kadar şaşkın yok olup gidiyoruz. Buralarda bir karıncanın kımıldayışı bir kuş sesi, ufacık bir dalın kocaman bir gölge yaparak geçiverişi ürpertiyor beni. Şehirlerde bunları göremeyiz bile. Tabiatla yakın olunca bunlar yüksek bir korku yaratıyor. İlk insanları bugün zavallılıklarıyla, gözleri dışarı fırlamış bir halde yaşattım o ormanlarda. Tabiatla beraber yürekleri çarpan bu insanlar ne kadar büyüdüler gözümde...
Sayfa 256 - Ayşe Sıtkı İlhan