8/10
·192 syf.··
2026 26. kitabı
Geç dönem antikçağ ve hristiyan felsefenin isimlerinden biri olan Agustinus'un Tanrı Devleti veya Şehri, Kenti olarak bilinen eseri. Yazar hristiyan teologtur ayrıca. Ayrıca skolastik felsefeye de etkisi olan birisi. Burada seçmeler deniyor. Yani aslında daha kalın bir kitap. Tanrı Şehri , Tanrı Kenti 1 her ne kadar farklı baskılar olsa da aynı eser bu arada. Uygulama kitapları nasıl sınıflandırıyor bilmem ama farklı kitaplarmış gibi konmuş yazarın kitapları sekmesi altına. Kabaca anlatmak gerekirse hristiyanlıkta Tanrı Devleti, Kral Devleti olgusu var ve Roma'nın çöküş dönemlerine denk geldiği için yeni bir devlet kurma güdüsü ile yazılmış. Ve bunu hristiyanlık altında yapma isteği var. Aslında kendisi daha önce mani dinini benimsemiş birisidir. Sonradan hristiyanlığı benimsemiştir. Ayrıca İtiraflar isminde ünlü diğer bir eseri daha vardır.
Tanrı DevletiAugustinus · Bilgesu Yayınları · 202129 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 304. kitabı
1956’da İtalya’da dünyaya gelmiş İtalya, Amerika Birleşik Devletleri ve 2000'den beri Fransa'da çalışan İtalyan teorik fizikçi ve yazar Carlo Rovelli tarafından “Zaman’ın Fiziksel Algılaması” üzerine yazılmış güzel ve ufuk açıcı bir eser. Düşünüre göre; Zaman anlayışımız zamanla büyük dönüşümler geçirmiştir. Ona göre “Zaman” farklı yerlerde farklı hızda akar; geçmiş ve gelecek arasında sanılanın aksine aslında çok az fark vardır ve şimdiki zaman uçsuz bucaksız evrende uçar gider. Bilim ve felsefeyi buluşturan düşünür, -Zamanı anlayabilmek için kendimiz üzerine, -Kendimizi anlayabilmek için de zaman üzerine düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. -Bizim zamanın kendisi olduğumuzu görmeye başladık. Bu alan biziz, nöronlarımızın bağlantıları içindeki bellekte bulunan izler tarafından açılan açıklığız. Biz belleğiz. Biz özlemiz. Gelmeyecek bir geleceğe karşı arzu duyuyoruz. Belleğin ve öngörünün açtığı bu alan, bizi belki bazen kaygılandıran ama özünde bir lütuf olan zamandır. Zamanı metafizik bir kavram içeriğinden kurtaran Kepler, Newton, Einstein, Agustinus gibi bir çok farklı düşünürün “Zaman Algısı” üzerine bolca eleştirilerin de olduğu içeriği yeni ve zengin bir kitap. Bizim bireyler olarak algıladığımızı söylediğimiz tekil zaman ile ZAMAN arasındaki farkı algılamadan varlık üzerine bir şey dile getirmek çok zor. Burada Heşdegger’in Varlıkve Zaman adlı eseri önemli bir yerde konumlanıyor. Okunması düşündürücü ve keyifli bir kitap.
Zamanın DüzeniCarlo Rovelli · Tellekt Yayınevi · 2020133 okunma
Reklam
Puan vermedi·471 syf.··
2025 498. kitabı
ZAMAN ÜZERİNE (Felsefi Soruşturma) Prof. Dr. Milay Köktürk 1961 Zonguldak doğumlu Felsefe profesörü Prof. Dr. Milay Köktürk tarafından felsefenin en temel ve başat sorunsalı olan “Zaman” üzerine kaleme alınmış çok değerli bir soruşturma kitabı. Kitabın başından sonuna kadar yoğunlaşılan temel kavram olarak “Zaman”ın felsefe alanında antik Yunan’dan yani Sokrates’den başlayarak Parmenides, Herakleitos, Agustinus, Platon, Kant, Aristoteles,Heidegger, Bergaon, Einstein, Newton’a kadar ileri sürülen temel tespit ve tezler masaya yatırılarak kritiği yapılıyor. Kitabın genelinde dile getirilen temel tezlere baktığımızda şunları söyleyebiliriz: Yaşantımızda, yaşam formumuzda, insan olarak yaşam formumuz diğer canlı varlıklardan ayrışır. Yaşam formumuzda her şey Zaman ve Uzay ya da mekan kavramları ile beraber ancak düşünülebilir. Tüm tasarımlarımız ancak bu iki yapı taşı ile beraber somutlaşabilir. Duygu ve düşüncelerimizi ancak zaman ve mekan aracılığı ile dile getirebiliyoruz. İnsan dil ile ancak duygu ve düşüncelerini dile getirebiliyor. Dilde ama bütün dillerde yargıda bulunabilmenin temel olanağı ancak zaman ve mekan kipleri ile mümkün olabilmektedir. Duygu ve düşüncelerimizden zamanı ve mekanı çıkardığımızda geriye bir şey kalamamaktadır. Dilin içinde de bu böyledir. Eğer temel yargı cümlelerimizde zaman ve mekan eklerini kaldırırsak yargıda bulunma imkanı kalmaz. Mekanın gerçekliğinde kuşku yoktur ancak zaman için aynı şeyi söyleme imkanı yoktur. Zamanın temelde varlığı ile ilgili çok geçerli olabilecek şüpheler oluşmaktadır. Bazen zaman, bazen süre, bazen vakit olarak adlandırdığımız bu mevhumun varlığı konusu şimdiye kadar bir kesinlik kazanmadı. Zamanın var olup olmadığı konusu esasen sadece felsefenin konusu olup bilimsel olarak varlığı ileri sürülemez bir
Zaman Üzerine Felsefi SoruşturmaMilay Köktürk · Ötüken Neşriyat · 201715 okunma
10/10
·338 syf.··
Beğendi
·
2025 138. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 16:43
Kur'an'daki 'Kalp' kavramının ahlaki bağlamda insanın akıl , beş duyu , sezgi, duygu ve içgüdü/arzu boyutlarından oluşan bütünlüğü , hidayet/dalalet, iman-şükran/küfür, adalet/zulüm, zulumat/nur, nıaruf/münker, günah/sevap, Hizbullah/hizbuşşeytan. . . şeklinde sayısız kavram çiftleriyle aktüelleşir: 'Oluklar çift; birinden nur akar; öbüründen kir.' İslam düşüncesi (özellikle fıkıh, kelam, tasavvuf), bu bütünlüğün ahlaki-psikolojik yapısını doğru kavrayamadığı ve koruyamadığı için, akıl/gönül , kafa/kalp , düşünce/sezgi, zahir/batın veya kurumsal olarak şeriat/hakikat, medrese/tarikat gibi yanlış ikilemlere düştü. Hz . Musa'nın bütüncül kurucu tecrübesi , zamanla Yahudilikte din adamlarının kuru şeriatçılığı ve Kabbalistlerin mistisizmi olarak ikiye bölündü . Hz. İsa'nm Tevrat'ı reddetmeden ona sahici maneviliğini geri verme ve bütünleme çabası (İncil) , daha sonraları Latin dünyasında pagan Roma devlet yapısının bir kopyası olarak kilise ve Agustinus'un Yeni Platoncu yorumu olarak ikiye bölündü. Paskal'ın 'Kalbin, akim anlayamayacağı gerekçeleri vardır.' sözü , Hıristiyan teolojisinin içine düşmüş olduğu bu parçalanmışlığı ifade eder. Bu durum, tüm bir 'inci'ye benzeyen vahyin/kurucu tecrübenin , insanların ruhsal eğilimlerine göre daha sonraki tarihi serüveninde ikiye bölünmesidir. Bu yarılmanın tarihsel derinliği ve genişliği, şimdilerde bu parçalanmışlığın haklılığına delil olarak kullanılıyor: Olan, olması gerekendir.
Hayata Dair
İlhamiyyat / Dini - Teolojik Aforizmalarİlhami Güler · Otto Yayınları · 201030 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 17:00
Bu eser de uzun zamandır kütüphanem de bulunuyordu fakat nedense göz ardı ettim bilmiyorum. Daha önce okumadığıma çok pişmanım oldukça güzel bir eser. İlk başta Aziz Agustinusun hayatından kısaca özet şekilde bahsediyor. Daha sonra ilgili eserin tercümesi başlıyor. Mutlu yaşam üzerine konuşmaları içeriyor, aziz agustinus ve arkadaşları ve hatta annesi aynı fikir beyan edilen yerdeler çok lezzetli bir konuşmanın yapıldığını okuduğumuzda görüyoruz. İlk sayfalarda bazı konular çok uzatılsa da artık son sayfalara yaklaştığımızda kitaptaki bilgiyi ve anlatılmak istenen mesaj o kadar vurucu oluyor ki en sonunda kitabı bitirdiğinizde vay canına beni oldukça tatmin etti diyorsunuz... Şimdi bana soracak olursanız mutlu yaşam nedir diye üzgünüm arkadaşlar bedavaya ekmek yok Siz de okuyacaksınız... Keyifli okumalar dilerim
Mutlu Yaşam ÜzerineAugustinus · Kronik Kitap · 202369 okunma
7/10
·360 syf.··
2024 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 17:37
Filozofların hayatları ve düşüncelerinin özetini aktaran başarılı bir eser. Farklı kişilerin aynı konuda ne düşündüğünü merak ediyorsanız tavsiye ederim. Aşağıda ki özetimde bir örneğini görebilirsiniz. ~Leibnniz: Kötülüğün olmadığını değil var olan kötülüğün, mümkün dünyaların en iyisinin ortaya çıkması için gerekli olduğunu savunur. ~Agustinus: Her şey tanrıdan geliyorsa, kötülükte ondan geliyor olmalıdır. Bir anlamda tanrı böyle olmasını istemiş olmalıdır. ~Alexander Pope: Bizim hatamız, ayrıntılara takılıp büyük resmi görememektir. Arkamıza yaslanıp, dünyaya tanrının baktığı yerden bakabilseydik; dünyanın ne kadar mükemmel olduğunu, küçük parçaların mükemmel bir uyumla büyük resmi tamamladığını ve bize kötü görünen olayların aslında çok daha geniş bir planın parçası olduğunu görebilirdik. Seslendiren: Wikitopya
Felsefe-Düşünce
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
Reklam