9/10
·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 09:29
Ah çok yaralayıcı bir hikaye. Her şeyi anbean hatırlarsın ama en yaralayıcı olanı yok saymak için unuttursun. Unutmuş gibi yaparsın ama öyle bir durum olur ki kilitlediğin o kapı birden sonuna kadar açılır.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,115 okunma
Tanıştığıma memnun oldum bay Atsız.
Puan vermedi·308 syf.·
2026 8. kitabı
Toplam bir gün olmadan biten bu eseri kaleme alan ruhu şad ederek düşüncelerimi yazıya dökmeye başlayayım. Atsız'a dair ne olumlu ne olumsuz bir fikrim yoktu. Eserini öneren kuzenimin tavsiyesine uyacağım bir hali ruhiyete denk gelince bir gün dolmadan akıp gitti. Akıcı eserleri sevmemeye ne hacet? Akademik yazılarla sıkılmış ruhuma iyi geldi. Atsızın türk mitini zamanın karakterlerine işleyişi özgündü. Kağanların isimlerini görünce bir hoş olmadım değil. Hayalperest bir canlı olduğumdan dolayı geçmişe dair kağanlarla daha çok şey olmasını bekledim lakin olmadi(kendi zihnimle o arzumu tatmin ettim, merak etmeyin). Yine de dönemine göre kurgusu, kalemini döktürmesi... Üstad yazdığım yazılara karşı beni daha da hüzünlendirdi. Bir çok cümleyi alıntılamak isteğime direnerek, her haliyle tatlı bir eserdi, her cümlesi bir düşünce münazarasına davetiye çıkarıyordu. Vesselam, okuduğuma ve Atsız beyle tanıştığıma gayet memnun oldum. (40+ lı yaşlardaki erkek bireylerin genç kıza aşık olması meselesini ele almasının yanında bir başka eserde de benzer yaş farkına rağmen bu hislerin olmasını anlamakta zorlandım. Yani neden bu arzuya sahipler bilebilmem çok güç. Bir arkadaşım kız neşesi, yaşlı/olgun erkeklerin ilgisini çekiyor yorumunu kabul edemeyeceğim gibi. Ah kafam çok karışık. Oturun oturduğunuz yerde hanımızı sevin onun için çabalayın abi. Yani hanımına susup kıza saplantılanmakta ne bileyim. Korkak avuntusu gibi geliyor. Bu da Selim pusat'a ve onun temsil ettiği erkek abilerin zihnine dair naçizane düşüncem.)
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024821 okunma
Ah Martin ah...
Puan vermedi·517 syf.··
2026 2. kitabı
Sevgi insana her şeyi yaptırabilir bir de sevgisizlik... Aşk uğruna her şeyi göze alan ve elinden ne geliyorsa onu yapmaya çalışan Martin'in hikâyesi. Onun kendini geliştirmek için gösterdiği azme hayran kalmamak imkansız. İstediği bir şey için sonuna kadar peşinden koşan bir karakter. Spoiler vermemek adına Ruth hakkında çok yorum yapmayacağım. Ve sonunun böyle biteceğini tahmin etmemiştim ben, biraz ters köşe oldum diyebilirim. Ama çok etkileyici bir sondu gayet başarılı. Ayrıca yazarın dili sade ve anlaşılır, kitap oldukça sürükleyici her ne kadar bir ara yeter artık ne olacaksa olsun dememe rağmen Etkisi uzun süren ve insanı düşündüren bir klâsik. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi·194 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:05
Bu kitabı öğretmen olarak okumak hep hayalimdi. Öğrenciyken filmi çok kez izleyip kitabı atandığımda, atanmış bir sınıf öğretmeni olarak okuyacağım diyordum. Şimdi o gündeyim. İsmet Özel'in dediği gibi "üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum." Filmi öyle çok kez izledim ki, kitabı da Genco Erkal'ın sesiyle okudum. Film, eserin aslıyla yarışacak kadar iyi. Film müzikleri, çekilen ortamın doğallığı, çocuklar, her şeyin olduğu gibi aktarılması... Sanki Hakkari'de olan biziz gibi. Kitaba gelecek olursam... Kendim yazmadığım için üzüldüğüm bir eser. Bence her öğretmenin böyle kendi mevsimini yazdığı bi eseri vardır. Ferit Edgü aklına, kalemine sağlık, sendeki nasıl bi his, nasıl bir kafa böyle... "Kendini ararken başkalarını bulacağım" ümidiyle yola çıkan bu öğretmenimiz, bence herkesin iç dünyasına biraz ayna tutmuştur. Özellikle itirafla ilgili söylediği sözler çok çarpıcıydı. Kimsenin değil, insanın en çok kendine itirafı acı verir, diyor kitapta. Kitapta ardı ardına ölen bebekleri öyle anlatmış ki, bebeklerin vücutlarındaki soğukluğu bile hissettim. Öğretmenin bu düzene karşı çıkışı, geç gelen yardıma karşı koyduğu sert tepki de o döneme ve yaşananlara bir eleştiri niteliğinde olmuş. Benzer bir durum İnce Memed romanında da vardı. Zeki öğretmenin sıtma hastalığı karşısındaki duruşunu hatırlattı bana okurken. Ah portakal sahnesi.... Bu sahneye diyecek bir söz bulamıyorum. Hayatında hiç portakal görmeyen bir çocuk, portakalı eline alınca nasıl hisseder? Ve bir çocuğun hiç portakal görmemiş olması... Kitabın sonunu okur okumaz tanıdım. Genco Erkal filmde burayı değiştirmeden okumuş. Kitabı okurken çocukların konuşma bitince dahi sınıftan çıkmaması, sonra bahçede birlikte fotoğraf çektikleri an gözümde canlandı. Kitap bitince her yerini çizdiğimi, her
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 46. kitabı
Bir sonnn… Ah canım “CARTON..” “Onca kalabalığa rağmen bu nasıl bir yalnızlık…” “Dayanamadığım bir şey varsa o da şu belirsizlik…” “Ne çok insan ve ne büyük ıssızlık…” Daha nice anlamlı sözleri içinde barındıran mükemmel bir eser… Kesinlikle herkese tavsiye ederim… Herkesin hayatında mutlaka okuması gereken bir başyapıt… Fedakarlık, Aşk, Dostluk,… herşeyi barındırıyor… Çekilen acılar öyle güzel dile getirilmiş ki… Ben bayıldım… Araya biraz zaman girmesine rağmen güzel akan, anlaşılır bir dil, üslup,… Biraz edebi yönü ağır olan bir kitap olsa bile buna değer…
Düşünce
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma