İdiller Gazeli
gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak sen bir şehir olmalısın ya da nar belki Granada, belki eylül, belki kırmızı gövden ruhunun yaz gecesi mi ne çok idil, çok deniz, çok rüzgâr çocukluğun tutmuş da yeni âşık olmuşsun sanki bana, sanki ah, sanki olur a aşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerini diye övgü, diye sana, diye haziran gözlerin şehirden yeni ayrılmış gibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkan hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan
birdir bize hüzün hem sevinç de bir
hüsün de birdir elbet aşk da bir ne yöne baksam hep aynı yüz yüz de birdir âh bin de bir aynadaki akşam bir gece bir gündüz bir içerde saklı işin sırrı aslolan birdir bir
Sayfa 101 - Günce yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Ah, uzaktan nazik görünen aşk Nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde!
alınganlık, ah, bilmezsin, küsmem de küsülecek zamanda, n'eyleyim varlığın yokluğundan tenha senden başka küsecek kimse mi bıraktın bana bir ben kaldım bir de bıraktığın küskünlük tenha .. küsecek kadar sevmeli insan birini o gelince küsmeli: nerdeydin bunca zaman niye sevmedin beni, küsecek kimsem yoktu demeli, o varken de kimseye küsmemeli
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Şiir
Biliyorsun, bir baş dönmesi gibi sürüyor hayat, yazların yanına yazlar ekleniyor, zaman uzun bir sıcağa dönüyor burada, ağırlığına duygunun, taşınamazlığına ve yazlar hatıraya... Sığındığımız konuşmalar kesecek mi ağrıyı? Ağacın güzelliğindeki mana sönmeyecek, köklerinde sürecek mi aşk? Ah benim hayal kardeşim, bizim bu aşktan alacağımız var; dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı, yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar.
Alıntı
Ah, uzaktan nazik görünen aşk Nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde!
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 5. Basım ~ Nisan 2012·Kitabı okudu
Aşk
Reklam
Reklam