Posta Caddesi, Taşhan, Karpiç ve diğerleri
Ama artık meyhaneler kalmadı Ankara' da
Belki bundandı Cemal Süreya' nın Kızılay' da
Huzursuz bir zürafa gibi dolaşması
"... bir nefes al. İnsan içine karıș. Yarın kaldığın yerden yine devam edersin. Kaçmıyor ya kitaplar."
Kaçmayacaklarını kim garanti edebilirdi? Kapaklarını kapattığımız an, kim bilir içeride neler olup bitiyordu. Ahahaha.
"Kritik bir yerdeyim, onu bitirmem lazım," dedim bütün ciddiyetimle. "Duyan da oturduğun yerden dünyayı kurtaryorsun sanacak."
Baktı asla ikna olmuyorum, annem taktik değiștirip beni gömmeye karar vermişti. "Hayır, iki dakika içeri geliversen ne olur yani? Allameicihan olacaksın sanki."
"Keşif hevesi bitince de göz yavaş yavaş dışarıya, bilinmeyene, yabancılara kaymaya başlıyor. Kötü niyetten değil, sırf meraktan. Yeniye, başkaya, farklıya duyulan beşeri heyecandan. Bence insan tabiatında mevcut olan, kimseciklere zararı dokunmayan bu tabii alakada en ufak bir kabahat unsuru bulunmuyor."
Sevgili vatandaşlarım, evet belki ben bir kuklayım ama komedi ciddi bir iştir. Hatta o kadar ciddi bir iştir ki bana gülmeyen vatan hainidir! Bana gülmeyeni hapse atarım!
…”Avrupa’da Cucujus haematodes’in yani Yassı Kın Kanatlı Böceğin bulunduğu en güney yörede yaşadığınızın farkında mısınız?”
(…)
“Neye benziyor?”
Boros eski sırt çantasına uzanıp dikkatle küçük plastik bir kutu çıkardı. Sonrada burnuma soktu.