Türk edebiyatının gözde yazarı, inci tanemiz Ahmet Hamdi Tanpınar'ın benim için en güzel eseri 'Huzur'dur. Kısaca ve net şekilde inceleme yapmak istiyorum. Bu kitabı okuyun.
İçinde Osmanlı-Yeni İstanbul semtlerini bulacak, sokaklarında dolaşacak ve insanlarıyla tanışacaksınız. Aşkı ve aşkın güzel yaşandığı zamanları, Doğu-Batı sorunsalı, Türk musikisini ve makamlarını bulacaksınız. Ve bunların hepsi yekpare (bu kelimeyi yazar çok sever) bir ahenk içinde, A.H.T.'nin mükemmelliyetçi üslubuna uygun, incelikle ve müthiş bir edebiyat-şiirsellik içinde sunulacak size. Zaman-hayal-rüya adamı yazarımız karakterlerini dolu dolu yaratmış. Satırları çizmekten ellerim yoruldu.
4 bölümden oluşan kitabın her bölümüne ana karakterlerin ismi verilmiş: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Suat benim favorim. Materyalist, imansız Suat ve onun acımasız mantığı, vicdansız kalbi, kaosu sever yanı kitapta kırılma noktası. AHT, Suat'la o kadar samimi olmuş ki ondan kopamamış ve kitabın içinde geçen mektup ayrı bir roman olarak Suat'ın Mektubu adıyla yayınlanmış. Kesinlikle Huzur'dan sonra okunmalı.
Kitabı okurken sürekli içinizde bir huzursuzluk hakim olacak. Belki bu enerji ile bazı işleriniz ters bile gidebilir. Biz bu kitabı okurken kitap kulübümüz dağıldı :D Neyse devam edersek kitabı okuduktan sonra Nüket Esen hanımefendinin 'Modern Türk Edebiyatı Üzerine Okumalar' kitabında Huzur ve Kara Kitap (Orhan Pamuk)'ta geçen semtlerin karşılaştırmasını okudum. Ben de kitabıma not almıştım Huzur'u okurken, ne kadar Kara Kitap'a benziyor diye. Daha doğrusu Kara Kitap Huzur'a benziyor. O daha sonra yazıldı. Ele aldıkları benzer konular vardı. Nüket Esen'e göre Huzur'da sakin, henüz yeni ve huzurlu bir İstanbul görüyorken, Kara Kitap'ta kalabalık, hain, tekinsiz bir İstanbul mevcut. Boğaz, Huzur