İnsan sevmeye gittikten sonra da devam edebilir mi?
8/10
·160 syf.··
2026 46. kitabı
Sabahattin Ali’nin Canım Aliye, Ruhum Filiz adlı kitabını okurken bunun yalnızca mektuplardan oluşan bir eser olmadığını düşündüm. Bana göre bu kitap, bir insanın sevdiklerine ulaşmaya çalışırken geride bıraktığı duyguların ve izlerin hikâyesi. Mektuplarda Sabahattin Ali’nin yalnızca eşine ve kızına duyduğu sevgiyi değil, aynı zamanda yaşadığı zorlukları, özlemleri ve hayata bakışını da görmek mümkün. Bu yönüyle kitap, okuyucuya yazarın eserlerinin arkasındaki insanı tanıma fırsatı veriyor. Romanlarında ve öykülerinde gördüğümüz güçlü kalemin arkasında, ailesine bağlı, kırılan, özleyen ve umut eden bir insan olduğunu fark ediyoruz. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, sevginin büyük sözlerle değil, küçük ayrıntılarla anlatılması oldu. Bir eşe duyulan özlem, bir çocuğun büyümesini görememenin hüznü ve her şeye rağmen geleceğe dair kurulan umutlar satır aralarında hissediliyor. Bu yüzden mektuplar sadece yazıldığı döneme ait değil; bugün de insanın kalbine dokunabilen bir samimiyet taşıyor. Eser aynı zamanda insanın sevdiklerinden uzak kaldığında neleri kaybettiğini de düşündürüyor. Bazen özlem, sevginin en açık hâli oluyor. Çünkü yanımızda olanların değerini çoğu zaman yokluklarında daha iyi anlıyoruz. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu düşünce kaldı: İnsan bazen geride bıraktığı sözlerle yaşamaya devam eder. Sabahattin Ali’nin mektupları da yalnızca bir eşe ve bir kız çocuğuna yazılmış satırlar değil; yıllar sonra bile okunabilen bir sevginin tanıklığı gibi. Kısacası Canım Aliye, Ruhum Filiz; aile sevgisini, özlemi ve insanın ardında bıraktığı duygusal mirası samimi bir şekilde anlatan etkileyici bir eser. Okuyucuya sevmenin yalnızca birlikte olmakla değil, yoklukta da devam edebilen bir duygu olduğunu hatırlatıyor.
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:53
Kitabın başkahramanı Zezé, yoksul bir ailede yaşayan, hayal gücü çok güçlü ve oldukça zeki bir çocuktur. Çevresindeki insanlar tarafından çoğu zaman yanlış anlaşılsa da sevgiye, ilgiye ve anlayışa ihtiyaç duyar. Zezé'nin bahçesindeki şeker portakalı ağacıyla kurduğu dostluk, onun yalnızlığını ve iç dünyasını okuyucuya derinden hissettirir. Romanın en güçlü yanı, çocuk gözünden anlatılan olayların hem sıcak hem de hüzünlü bir etki bırakmasıdır. Zezé'nin yaşadığı sevinçler ve hayal kırıklıkları o kadar gerçekçi anlatılır ki okuyucu kendisini onun yanında hisseder. Kitap ilerledikçe duygusal yoğunluğu artar ve birçok okuru gözyaşlarına boğabilecek sahneler içerir. Yazarın sade ve akıcı dili sayesinde eser her yaştan okuyucuya hitap eder. Ancak görünüşte bir çocuk kitabı olsa da içinde aile, sevgi, yoksulluk, dostluk ve büyümenin zorlukları gibi derin temalar barındırır.
Duygu ve Düşünce
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fakat yine de yaşamak zorundasın!..
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:06
Yaşamak nedir? Her yaşayan da yaşadım der mi son vakit? İnsan mı yaşamayı öğrenir, yaşamak mı insanı eğitir? Fugui'ye genellikle okuma sonuna kadar da bir ısınamadım. Çünkü onun bile bile yaptığı hatalar tüm hayatını hatta hem kendi hayatını hem de ailesinin hayatını çok farklı yönlere çevirdi tabi ki. İnsanın hayatı biraz da tercihlerinden yön alıyor öyle değil mi?.. Sonraa 'ne ekersen onu biçersin'. Sahi Fugui ne ekti ki ne biçecekti? Bunların yanında Jiazhen'in hâlâ ona sadık bir eş olması ve ömrünü ona adaması biraz yazık dedirtti bana doğrusu, evet. Elbette burada şartlar, dönemler, yaşanmışlıklar, öğrenilmişlikler ve belki daha neler etkilidir tabi; fakat yine de fazlasıyla fedakar bir roldeydi bu hikâyede ve tabii ki Fugui onu hak eden bir aday değildi, olamadı ki kendisi de biliyordu. Zaten son pişmanlık neye yarardı ki?.. Fugui'nin Jiazhen'e sevgi beslemesi, değer vermesi, saygı duyması, dahası bir eş olarak onu saymak için Jiazhen'in per perişan olması, rezil rüsva da olsa her şeyi kabullenmesi, her halükarda haksız ve bir dolu fedakarlık sonunda yataklara düşmesi mi gerekirdi?.. Tabii işin doğrusu gerçek sevgi olsa hani ortada bunların hangisi olurdu ki?.. Böyle bir hikaye bile çıkmazdı zaten ortaya, ilham da olmuş değil mi bir yandan, üzücü ama evet durum da bu yazık ki?.. Her hikâye bir yerden başlardı nihayetinde. Bu hikâye biraz da Fugui Bey'in tercihlerinden doğuyor. Hatta belki biraz daha derine inmek gerekir. Peki Fugui'yi yetiştirenler?.. Fugui imtihanını 'yaşarken yaşamak zorunda olarak' çekti bir yönden. İnsan sonunda ölmek istermiş de sonunda yaşadıkça teselliler bulmaya başlarmış, mesela yaşlı bir yoldaş olarak diye alınan öküz gibi, adına Fugui koysun ki kendisine benzettiği bu hayvanın hikayesinde bir nebze de aslında yanında kendisinin hayvan
Duygu ve Düşünce
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
'Gerçek' KADIN!
Puan vermedi·63 syf.··
2026 110. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:16
Simone de Beauvoir Ben Bir Feministim adlı eserinde daha önce yazmış olduğu Kadın - İkinci Cins 1 adlı yapıtındaki temel dinamikleri anlatımını sağlamıştır. Bu anlatımda röportaj havasında geçmesi ve yer yer Jean-Paul Sartre ve Albert Camus bahsetmesi de modern ve postmodern bir dünyanın 'eril-dişil' düzleminde kadının sıfatları ve yüklemleri tartışılmıştır. Simone de Beauvoir 'kadın' kavramını tüm sıfat ve yüklemlerinden arındırarak 'kadın eşittir insan' tanıtımı üzerinden bir evren kurmaktadır. Bu evrenin oluşsallığını sağlayacak denklemler düşünüldüğünde de 'eril' bireyin, yönetimin ve sistemin çizmiş olduğu kamusal kadın kimliğinin yıkılmasını istemiştir. Kadın kimliğinin sadece bedensel bir 'özne' olmadığını açıklamaya çalışan Simone de Beauvoir, toplumsallığın tabularındaki kadın formu yerine 'gerçek' kadın yani tüm sıfatlarından ve yüklemlerinden arındırılmış sadece insan olarak kadın olmayı savunmuştur.Buradan hareketle de feminizmin önder ve ilerici bir kuramcısı ve savunucusudur. Ben Bir Feministim eserde yer yer 'eril' düzenin birey, toplum ve kadın üzerindeki olumsuz tasavvurlarına değinirken ve bu değinme noktlarını Jean-Paul Sartre'nin de destek çıkmasıyla daha oturaklı bir biçemde kendi düşünüşünün onayını hem kendinden de hem de eril bireyden almıştır. Peki bu onama nedir? Asılda Simone de Beauvoir buna ihtiyacı varmış hissi düşüncesi ve eylemsel bağlamda ihtiyacı yok gözükmektedir. Ancak Simone de Beauvoir tanınma ve geniş kitleye ulaşma noktasında Jean-Paul Sartre omuzlarına dayanmıştır diyebiliriz. Lakin bu dayanma körü körüne değildir. Yeri geldiğinde Jean-Paul Sartre eleştirilerini katışıksız ve saf bir yargılamayal hem nesnel hem de öznel bağıntılarla sunmuştur.Diğer bir açıdansa Simone de Beauvoir kadn ve aile tandeminde iki kutbunda normlar ve dayatmalardan arındırılmasını hatta yıkılmasını vaaz etmiştir. Bu vaazdan hareketle düşünürün savı modern çağ ve postmodern çağda net bir
Ben Bir FeministimSimone de Beauvoir · Kadın Çevresi Yayınları · 1986190 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:23
**Insanlar, kendi işleri kolay ilerlesin diye başkalarına iftira atıyorlar her vakitte... ** İlk yaşadıklarımız hiçbir vakit unutulmaz.. **Mutlu olmayı en çok da çocuklar hakkediyor ya **insan, kendine uygun yeri bulmak için hep bir çalışmakta.. ** İnsan hiçbir şeyi başkası için yapmamalı, kendi için hep bir şeyler yapmalıdır..
Yurdumu ÖzledimGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 2018631 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:15
Muhteşem bir kurgu ve harika bir anlatım! Toplumsal yozlaşmanın aile içine nasıl da girdiğini gösteren bir kitap oldu. Kardeşler arası kıskançlık, anne baba arasındaki eşitsizlik her şey Esme’yi yok etti ama asıl Esme yi yok eden şeyin sadece o dönemin toplumunda yaşayan kızlardan farklı oluşu ve ailesinin onu nasıl da kabul etmediği oluşunu gördüğümde malesef çok üzülerek okumaya devam ettim kitabı. Yitip giden bir ömür, elinden alınan yaşama fırsatı! Çok üzücü ve çok vurucuydu. Kesinlikle tavsiye ederim!
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,008 okunma