Seda

Seda
@ainulindale
11 kütüphaneci puanı
202 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Şizoşems
Öyle zamanlar tehlikelidir Şemsettin. Ya gel cebime saklan ya bırak şapkana saklanayım Kim vurduya gider insan fırsat yok ki kendimi savunup aklanayım Bir ara sen de biliyorum kedilerden korkuyordun Çünkü kendini işkembe zannediyordun Böyle bir şey ben de atlattım, İskemle sandım kendimi bir süre Üzerime oturacaklar diye korkulardaydım. Ama sonra yırttım şemsettin Kendime telkinler yaptım “sen iskemle değilsin” diye diye İnandırdım kendimi, sana hak vermiyor değilim ama şemsettin zaman kötü Aslında ne sen ne ben ikimiz de deli falan değiliz Herkes oynatmış Sadece sen ve ben normaliz Ama şemsettin laf aramızda Laf aramızda… Laf aramızda… Ama sonra yırttım şemsettin Şemsettin laf aramızda kaldı çıkamıyor Kendini ifade edemiyor bir türlü… Ama çok dikkatli olalım şemsettin Sen de fark ettin zaman kötü en iyisi biz işi deliliğe vuralım Sen kedilerden kork işkembesin diye, Ben insanlardan korkayım iskemleyim diye, Ve iskemle üzerinde işkembe, çarşamba, perşembe Gün say şemsettin gün say… Çünkü nasıl olsa bir gün gelip bizi alacaklar Bu işten yırtmak için saat numarası yapalım Sen yelkovan ol ben yengeç Soranlara tek cevap verelim, “vakit çok geç”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Geçmişimden gelen rüzgar zamanla dindi, bugün ayaklarıma vuran hoş bir esintiden gayrısı değil artık.
“Eğer insanoğlu dudaklarını çalıştırmaya devam etmezse, beyni çalışmaya başlar.”
Sayfa 303
Edebiyat
Fıkra şöyle: "2 artı 2 kaç eder?" diye soruyorsunuz. Aldığınız yanıt sorduğunuz kişinin mesleğine göre değişiyor. Muhasebecinize sorarsanız yanıtı "Kaç olmasını istiyorsunuz ? " oluyor. ABD başkanı "2 artı 2, 4 milyar eder. " diyor. Psikanalizciniz ise, "Şuradaki divana uzanın ve bunu neden bilmek istediğinizi bana anlatın." yanıtını veriyor.
Bilim
Şükrü Erbaş- Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun
Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen Herkesin perde perde çekildiği bir akşam Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun Ağzında eriklerin aceleci tadı Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun. Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun. Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun. Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar. Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun. Örseler acıyla düştüğü yeri Susarak büyüyen adamların sevgisi. Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun. İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını. Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.