Profil rahatsızlık verici veya inançlarınıza aykırı paylaşımların yapıldığı, gayet sıkıcı bir alandır. Ayrıca, takip etmeniz gibi takipten çıkmanız -karşılıklı olmak kaydıyla- da gayet normaldir.
Keyifli okumalar!
1813’ten itibaren çoğunlukla burjuvazi kökenli “esprili insanlar” her ayın 20’sinde belli bir “kabare”de -bu kelime Flamancadan gelir ve oda anlamına gelir- Montorgueil sokağındaki Au Caveaudâ buluşurlar. Yemek sırasında herkes, kendi bestelediği, çoğunlukla masum ve politika içermeyen bir şarkısını söylemek zorundadır. Kendi aralarında kendilerine “hicivci” derler.
Çağımızın Müslümanlarına anlatılması, onaylatılması gereken ilk şey şudur: Din devlet değildir, devlet din değildir. Din toplum değildir, toplum din değildir. Din bireysel bir olgudur! Bireyi, bireyselliği esas alan günümüz bobstil demokratları din söz konusu olunca "Din toplumsal bir olgudur, bireye indirgenemez!" diyorlar. Ulema sınıfı ilkin şuna cevap vermeli: İnsanlar din karşısında düne göre daha özgür mü, değil mi? Kurumlaşmış, örgütlenmiş kitlesel din ile faşizm arasında kaç adım yol vardır?