Akıl gücü kaba güçten üstündür, düşünceye gem vurulamaz, özgür düşünce tutuklanamaz, susturulamaz, alt edilemez, olaylar nasıl gelişirse gelişsin, gelecekte egemenlik kaba kuvvetin değil, özgür düşüncenindir.
Sayfa 14
Arthur Schopenhauer
Demek ki, görebildiğimiz kadarıyla, Schopenhauer aklın potansiyel gücünü ve güvenilirliğini sarsarken, bir yandan da felsefe içindeki ilahiyatçı argümanların otoritesini yıkmaya çalışır. Kant’ın duyum dünyasını da içine almaya çalışan transzendental felsefesini fizyolojik temellere dayandırarak dönüştürdüğünü söylemiştik; buradan edindiği dayanak, onun hem ahlak felsefesinin hem de din felsefesinin en önemli taşıyıcı direği olur. Akıl beyin denen maddenin küçük bir bölümünün faaliyetine tekabül eder ona göre; hani her insanda eşit büyüklükte olduğunu bile söyleyemeyeceğimiz beynin. Beynin ürünlerine, idelere ve tasarımlara, bunları bedenin eylem ve davranışlarının motifi konumuna yükseltebilecek bir statü tanınmamalıdır. Çünkü bu durumda neden-sonuç ilişkisi ters döner. Beyin malzemesinin işlevleri dünyayı hareket ettirmezler; bunlar bizatihi beynin ürünüdürler. Ne yazık ki sayısız filozof ve ilahiyatçı, sebep ile sonucu birbirine karıştırıp durmuşlardır. Bunlar beyin faaliyetinin işlevlerini, ürünlerini doğum yerlerinde bırakmak yerine, bunları dünyanın özü konumuna yükseltmişlerdir. Hegel’in dünya aklı, Platon’un dünya ruhu, Kant’ın ding an sich’i birer düşünce ürünü nesne oldukları halde fenomenlerin meçhul nedeni konumuna gerilemişlerdir. Tanrı tasarımının doğuşunu da bu yoldan açıklayabiliriz. Beyin maddesinin sahip olmadığı, hak etmediği onuru, filozoflar ve ilahiyatçılar beynin ürünlerine atfederler. 1823’te not defterine, “felsefe yazıları yazan deliler, hiç sorup sorgulamadan ve kuşkulanmadan, dünyanın son amacı, hedefi olarak gördükleri şeyin bir spekülasyon ürünü olduğunun farkında değillerdir,” diye not düşer. “Tanrı bilgisi, aslında bunların kendi ben’lerinin bilgisinden başka bir şey değildir. Bunu en azından Kant açıkça söylemiştir, ama aradan sanki yüz
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
Alıntı
Aklınızı ve kalbinizi aynı anda kullanın
Sayfa 139·Kitabı okuyor
"Şimdiye kadar gelmiş geçmiş tüm insanları ve deneyimleri bilinçaltımızda taşıdığımız bilgisine nasıl vâkıf oldunuz? Bu bilginin kaynağı nedir söyler misiniz lütfen?" diye bir soru geldi. "Elbette. Bilgiye sadece akıl, mantık, duyular ve kitaplardan ulaşılmadığını biliyorsun. İçgüdü ve sezgilerle de bilgi insanın kalbine iner..." dedi Orion. "Bizler aslında olamadığımız herkesiz. Herkes de biz aslında... Yine de ne kendin ne de tam olarak bir başkası olabiliyorsun. Mekân da sorun oluyor çoğu zaman. Olduğumuz yerde mutlu değilsek başka yerlerde olabileceğimizi düşünürüz. Başkaları denilen insanların bizden daha huzurlu bir yaşam sürdürdüğünü zannedip bu şekilde yaşayan ölülere dönüşürüz, bunu fark etmeyiz..." diye yorum geldi.
Sayfa 116·Kitabı okuyor
Ateş dediğimiz güç nasıl ki odunla beslenirse akıl da bilgiyle beslenir