Ama insan böyle dedi sonra. İnsan yeryüzü kadar ağır bir yükü bir kadehin başında sırtından indirebiliyordu, hiç böyle şeyler olmamış, o korkunç an hiç yaşanmamış gibi zamanın kuyruğuna takılıp gidebiliyordu. Tamam, eksiliyordu, tükenmekle arasında bir adım kalıyordu ama devam edebiliyordu.
"Yaşamanın bir sebebi yok," dedi Mürşit. " Sebebi biz uyduruyoruz. Yaşamak bu demek, hayat denen bu şeyi sürdürebilmek için sebep yaratmak."
"Yani aslında bir anlamı yok diyorsun."
"Aslında hayat diye bir şey yok diyorum. Bizim hayat dediğimiz bir şey var."