Fesleğen
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Belki bir gün bir mucize olur. Mücizeler zaten hep olurdu, yoksa tırtıllar fillerin yaşadığı bu dünyada nasıl yaşardı? Yıllar önce okuduğum bir kitap Hikmet Anıl Öztekin ‘in bence en duygu yüklü kitabı.O zamanlar kamaramda bir köşe oluşturmuştum Fesleğen için ve yapışkan kağıtlara notlar yazıp alabandaya yapıştırmıştım kitap bittiğinde çok güzel bir görsel çıkmıştı ortaya.İleti olarak paylaşacağım… Siz de benim gibi böyle çılgınca şeyler yapar mısınız kitap okurken ? Dip not:Alabanda gemilerde yaşam mahalinin iç kısımlarında duvar kaplamalarına denir.
Edebiyat
FesleğenHikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201717,2bin okunma
Puan vermedi·696 syf.··
2024 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 00:00
İnsanların serinin ikinci kitabı olan Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'i beğenmediğini, hatta ilk kitabın çok altında bulduğunu okumuştum ama ben buna kesinlikle katılmıyorum. Bu kitap benim için ilk kitaptan çok daha iyiydi. Aslında bu seriyi güzel yapan şey tamamıyla orijinalliği. Hırsızlığı, dolandırıcılığı konu alan bir epik fantastik var olduğunu sanmıyorum. Bu başlı başına kitabı orijinal yapıyor. İkinci mesele kitabın geçtiği mekânlar. Ada şehirleri de bu tür, hatta genel olarak fantastik edebiyat için hayli alışılmadık bir şey. Haliyle denizcilikle ilgili birçok şey görüyoruz kitapta. Denizcilik demişken, ana konusu korsanlık olan bir epik fantastik kitabı okuyan var mı aranızda? Bu kitabı okuyana kadar ben böyle bir şeye rastlamamıştım. Yazarlar için deniz ve denizcilik yazması zor konulardır. Yazar olan insan aynı zamanda okurdur ve haliyle hayatında pek gezip tozmamıştır ki bu denizde hemen hemen hiç vakit geçirmemek demektir. İşine önem veren yazar da hata yapmaktan korkar, haliyle bilmediği konulara pek girişmez. Denizse pek de okumayla öğrenilecek bir şey değildir. Denizcilik ise bambaşka bir mevzudur. Denizciler kendilerine yeni bir dil üretmiş gibi konuşurlar. Denizde geçen bir kitap yazmış birisi olarak (Bkz: Kıyılmışların Gemisi) yazarımızı az çok anlayabiliyorum. Üstelik benim kitabım pek üst düzey değildi, 149 sayfalık bir hikâye kitabıydı ve ana konusu asla denizcilik değildi. Buna rağmen denizcilikle ilgili hayli araştırma yapmak zorunda kalmıştım. Yazarın bu kitabı yazarken bilgisayar başında ne kadar vakit geçirdiğini düşünmek bile istemiyorum. Sadece terimleri öğrenmek bile günleri alır ki Scoot Lynch gibi ayrıntılara önem veren bir yazar yarısı korsan gemisinde geçen bir kitabı 'İskele alabanda!' deyip gemi sola döndü diyerek atlamaz ki
Epik fantastik
Kızıl Gökler Altında Kızıl DenizlerScott Lynch · İthaki Yayınları · 2015687 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
"Her şeyle bir olmak, tabiat alemine mutlu bir bensizlikle dönmek, işte bu, tanrı olmanın hayatı, insanın cennetidir." Hyperion, tıpkı günümüze kadar ulaşan diğer destanlar gibi, insanın dinmek bilmez arzu, arayış ve döngülerine hitap eder. Birbirleriyle çelişen birlik ve özgürlük arzusu, temel meselelerden biridir Hölderlin için. İnsan bu iki arzudan birinin peşinden koşar, uğraşır, çok geçmeden bir diğerini arzular olur. Hyperion, sevdikleriyle birliğe ulaştıktan sonra onu aşmak, ideallerini gerçekleştirerek başka mümkün hayatların kapısını açmak istemektedir. İşte bu insana dair acayip bir döngüdür. Yıkıcı ve yapıcı bir döngü. Birliği bozmak, idealin peşinden gitmek, ve sonra yeniden birleşmek. "Ama hiç kimseye söyleme, kaderin bizi ayırdığını! Biz biziz! Bilinmeyenin karanlığına, herhangi bir dünyanın soğuk yabanına kendimizi atmak isteriz. Bu mümkün olsaydı, Güneş bölgesini terk eder yalancı yıldızın sınırlarını aşarak dışarıya atılırdık. Ah! İnsanın o çılgın yüreği, vatan nedir bilmez! Güneş ışığı, toprağın bitkilerini nasıl yeşertir, nasıl soldurursa, insan da bağrında büyüyen tatlı çiçekleri, akrabalığın ve sevginin zevklerini öyle öldürür." 3 önemli ilişki Hyperion'un ana motivasyonlarını, düşlerini simgeler niteliktedir. Adamas nostaljisini, geçmişe olan özlemini; Alabanda ideallerini, yaratma arzusunu; Diotima tabiat ile birleşmesini, birlik arzusunu, doğallığı simgeler. Adamas bilge ve yaşça büyük bir dost, Alabanda ideallerin birlikte gerçekleştirildiği bir kardeş, Diotima ise birliğin kurulacağı aşkıdır. Hyperion, sevgilisi Diotima ile bir arada cennet hayatını yaşarken, nostaljik dürtülerle bezenmiş bir takım ideallerini gerçekleştirmek, özgür kalmak için Alabanda'sının çağrısına kulak verir ve Yunan özgürlük savaşına gider. İdealler, uğruna
Hyperion: Yunanistan'da Bir MünzeviFriedrich Hölderlin · Doğu-Batı Yayınları · 2020430 okunma
Yazılan kadar, yazanı da okumak...
10/10
·275 syf.··
2023 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2023 00:00
İncelemeye geçmeden önce… Hayatımda ilk kez bu denli uzuuun bir inceleme yazdım. Neden? Çünkü okuduğum bu romanın İş Bankası baskısında yazar ile ilgili ne kitabın başında ne de sonunda bir ön söz/son söz, herhangi bir bilgilendirme yazısı vardı. Lönk diye romana başlamış ve bitirmiş bulundum. İşin can sıkıcı yanı, okuduktan sonra adeta büyülendiğim bu romanın (hayal gücünü kendime bu denli yakın bulduğum) yazarıyla ilgili hiçbir bilgi sahibi olmayışımdı. Ben de kitabı bitirdikten sonra, böyle bir hayal dünyasına sahip bir yazarın nasıl bir ömür geçirdiğini, nasıl bir karaktere sahip olduğunu aşırı derecede merak ederek bir haftadır hiç durmadan yazarla ilgili bulabildiğim bütün İngilizce kaynakları, mektupları, hatıratları, biyografileri taradım ve yazarı yazar yapan, ilgimi çeken her şeyi harmanladım. O nedenle bu inceleme esasen bir kitap incelemesi değil, bir yazar incelemesi oldu. Bu incelemeyi, eğer yazarın yapıtlarını okumuş, sevmiş fakat yazarı doğru dürüst tanımıyorsanız okuyabilirsiniz yahut bu yazarı sık sık görüyor ama henüz kitaplarını okumamış ve merak ediyorsanız da okuyabilirsiniz. [*Yayınevinin, bu kitap için farklı yıllarda hazırlanmış birçok illüstrasyondan (hatta define adasının haritasını bile) hiçbirini kitapta kullanmaması, romanda kullanılan gemicilik terimlerinden birini bile dipnotlarda açıklamaması, kitapta virgül eksikliklerinden doğan pek çok hata olması ve çevirmenin çeviriş şeklini de pek beğenmemem, bu baskıdan hoşlanmamama neden oldu. Bu nedenle de incelemenin en altına, kitabın çıkış noktasına dair bir anekdotu, define adasının haritasını ve kitabı okurken kendimin derlemiş olduğu bir sözlüğü paylaşacağım.] * İyi Okumalar * Stivenson'un yaşamının haritasını çıkarmak, düalizmin onun için neden bu kadar merkezi bir ilgi
Define AdasıRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20167,5bin okunma
Çok Yönlü Bir Kişilik Halikarnas Balıkçısı
Puan vermedi·192 syf.··
2019 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2019 18:18
İlkokuldayız. Yirmi beş kişilik tahta sıralı sınıfımızda ders işliyoruz, fasikül dergilerimizden . Dersimiz Türkçe. Öğretmenimiz 45. sayfayı açmamızı söylüyor. Okuma sırası Ahmet’te. Ahmet “Denizin Çağırışı” isimli hikayeyi okumaya başlıyor. Hayal dünyamıza dalıyoruz Ahmet’in sesi ve Halikarnas Balıkçısının kelimeleriyle. Daha önceden birkaç defa resmini görüp buğday tarlalarımıza benzettiğimiz denizi tahayyülümüzde canlandırma gayret ediyoruz. Resimlerde hiç rastlamadığımız o serin meltemi ve rahatlatıcı ferahlığı Balıkçının kelimelerinde buluyoruz. Ahmet “Cevat Şakir Kabaağaçlı” diyerek okumasına son verdiğinde hepimizin ağzından şu cümleler dökülüyor. “Bu deniz ne kadar da güzel bir şeymiş, aynı kola gibi.” Lisedeyim dersimiz edebiyat. Hocam Türk Hikayecilerini kısa kısa anlatıyor. Cevat Şakir Kabaağaçlı nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı. En önemli eserleri Agana Burina Burinata, Turgut Reis, Hey Koca Yurt. Hikaye ve romanlarında denizi ve denizcileri anlatmıştır. Siyasi düşünceleri sebebiyle Bodruma sürgün edilmiştir. Bodruma sürgün edilmiştir, demesiyle hepimizin aklında tek bir düşünce, böyle sürgüne can kurban. Bodrum falan bildiğimiz yok, ama güzel yer olduğuna koşullandırılmışız. Öyle olmasa her gün TV’lerde ballandıra ballandıra anlatırlar mıydı? Yıllar yıllar sonra. Homeros’un İlyada’yı okuyorum. Önsöz de Azra ERHAT; Belki de Anadolu toplumlarının izini aynı Halikarnas Balıkçısı gibi taşlar üzerindeki şekillerden sürmeliyiz, diyor. Anca o zaman kavrıyorum Halikarnas Balıkçısının büyüklüğünü, çok yönlülüğünü. Hemen kitaplarını ediniyorum ve okumaya başlıyorum. Hikayelerini okudukça ilkokul yıllarında rastladığım o serin melteme ve rahatlatıcı ferahlığa yeniden rastlıyorum. Kendimi denizlere atıveresim, yıllarca sürecek deniz yolculuklarına çıkasım
Edebiyat
Aganta Burina BurinataHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20226,2bin okunma
10/10
·175 syf.·
2022 342. kitabı
#hyperion 'un hayat hikâyesi Johann Christian Friedrich Hölderlin'in zamanının burjuva, donuk ve materyalist Almanya'sına yönelik edebi suçlamasıdır. Roman, platonik ideallerden esinlenerek başka bir dünyaya duyulan özlemi konu alıyor. Hyperion, Alman mektup arkadaşı Bellarmin'e arkadaşları Adamas ve Alabanda'yı ve büyük aşkı Diotima'yı nasıl kaybettiğini anlatır. Bir isyana katıldıktan sonra Hyperion, Yunanistan'ın dirilişinden umudunu kesmiş ve bir münzevi olarak doğaya geri çekilmiştir. Romanın ilk cildi Hyperion'un gençliğini ele alır ve onun ve Diotima'nın umutlarının doruk noktasında biter. İkinci ciltte felaket gerçekleşir ve ikisi ideallerinin yıkıntılarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Romanda üç anlatı düzeyi var, karakterlerin Antik Çağ üzerine düşünceleri, Hyperion'un gençliğine dair anıları ve yaşlı bir adam olarak bugünü. Yunanlıların eğitimcisi olarak Hyperion daha iyi bir dünya için savaşmak isteğinde başarısız olur ama şiirle kaderinin üstesinden gelir. Romantizm ve klasisizmin felsefi özelliklerini taşıyan kitaba, farklı anlatı düzeyleri ayrı bir derinlik katmış. Hyperion, şair ve ilahiyatçı #friedrichhölderlin 'in tekrar tekrar üzerinde çalıştığı tek romanıdır. M u h t e ş e m bir kitaptı
Felsefe-Düşünce
Hyperion: Yunanistan'da Bir MünzeviFriedrich Hölderlin · Doğu-Batı Yayınları · 2020430 okunma