Bazen gerçekten sadece olması gereken olur. Her düşüşün çıkışı bunu tekrar hatırladığında gelir. Şuan mı? Seneler sonra tekrardan alakasız her yerde bir kaç damlalık gözyaşıyla buluşmak veya ani bir hıçkırık hamlesi dolu günlerim. Tanıdık, gelen şeylerin üst üste gelmesi. Sadece tekrar rutinlerim doğru mu? Yanlışsa nasıl çıkarım baskısı içinde adım atmam gerektiğini bilip ötelemenin sonuçları bunlar. Bakıyorum geçmişe, hiç mi farkı yok bu hissin? Bu tükenmiştliğin içinden aynı yolda mı geçiyorum? Hayır, bittiğim noktada dile getirebiliyorum. Peki bu duygu silsilesinde neden hala çok başarılı değilim? Çünkü hala dilimde tek kelime var. "Zorlanmıyorum, ben hallederim". Eğer böyleyse kalıplara sığamayacak kadar neden tükendim? Neden herşeyi bırakıp kaçmak isteyecek kadar kendime yükleniyorum? İnsan hiç mi değişmez? O yollar hiç mi daha engebesiz yürünmez? Belki de yol engebesizdir, ben taş görüyorumdur. İhtimaldir. Çıkmaz mı sokak, hayır. Yine bulurum çıkışı, yine muhteşem hissederim. Bakalım hayatın tekrar öğretmek istediği neler var, önce bir dinleyelim.