Bebekken itiraz edebiliyoduk avaz avaz, ama büyüdükçe kestik sesimizi, alıştık, insan her şeye alışır, sonunda da sandık ki o gösterdikleri yol bizim kendi gördüğümüz yoldur, başka yollar aramayı unuttuk. Hiç düşünmedik. Ama ben düşünüyorum, düşündükçe çıldırıyorum; bu doğru dediler, doğru dedik, bu yanlış dediler, yanlış dedik, bu ayıp, tamam ayıp, bu günah, tamam günah; bizi kendilerine benzettiler Tayfun, bizi bize bırakmadılar...
“Çocukluktan itibaren bize, bazı şeylerin iyi, diğerlerinin ise kötü olduğu söylendi. Bunlardan bahseden kişiler, kendi hareketlerinin izlerini bizde bıraktılar. Bu fikirleri, aynı şekilde izlemeye ve bu kişilerle aynı şeyleri yapmaya, aynı tutkuları paylaşmaya alıştık. Artık her şeyi gerçek değerleriyle değil, insanların gözünde tuttukları değerle yargılamaktayız.”
Nicole, Danger Des Entretiens