Bir kitapta kocaman bir Türk tarihi...
9/10
·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 14:27
Açıkçası ne diyeceğimi hiç bilemiyorum benim için efsane bir deneyimdi. Çok kıymetli Ahmet Taşağıl hocamızın okuduğum ilk kitabıydı. Ve tabii sayın Ahmet Yeşiltepe'nin de... Bir tarih öğrencisi olarak okuyabileceğim en zevkli tarih kitabı olduğunu düşünüyorum. Kitabı okurken sanki bu iki değerli insanla bir masaya oturmuş ve saatlerce koca Türk tarihinin sohbetini yapıyormuşuz gibi hissettim. Çok ama çok güzel bir deneyimdi. Kitabı nasıl açıklayacağım bilmiyorum çünkü aklınıza Türk diyince gelebilen her türlü şeyin konuşulduğu, pek çok soruma cevap alabildiğim bir kitaptı. Altaylar'dan Anadolu'ya, Yenisey'den Karadeniz'e pek çok Türk boyunu, türk milletini, türk geleneğini ve adetini okuyup bilgi edinebileceğimiz, tarih meraklıları için efsane bir başucu kitabı. Kitabı okurken asla sıkılmıyorsunuz, bir dostunuzla entelektüel bir sohbetin içinde gibi hissediyorsunuz. En önemlisi kendi kültürümüzün, kendi köklerimizin neşet ettiği toprakları karış karış gezmiş iki hocamızın bize adeta oraları yaşatmalarını okuyorsunuz. Bir puan kırmamın sebebi zaman zaman bazı konularda çok tekrara düşülmesiydi. Onun dışında çok güzeldi. Türklerin tarihine, kültürüne meraklı olan herkesin okumak isteyeceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta her Türk'ün şiddetle okuması gerektiğini savunuyorum!
Türklerin DünyasıAhmet Taşağıl · Kronik Kitap · 202550 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2023 97. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2023 18:50
Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim: Bir ülkünün mehabetinin zirvesindeyim. Dünya denen mezellete dalsın her isteyen; Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim. Herkes bir özleyişle yaşar... Ben de öylece Altaylar'ın ve Tanrıdağ'ın çevresindeyim. Merdânelikle şöyle bakıp ayrılıklara Son menzilin hüzün dolu kâşânesindeyim. Artık veda zamanına pek fazla kalmadı; Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim...
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne çok benzerlik varmış inanışlarda!
Puan vermedi·111 syf.··
2025 2. kitabı
Bilge Seyitoğlu hocamızın tüm mitolojik inaçlar hakkında ki çalışması, mitik derlemeler... Okuduğunuzda şuan inanarak yaptığınız bazı dini ritüellerin asılda mitik inaçlardan kaldığını göreceksiniz. Siz Şeytan dediğiniz varlığa atalarınızın (Altaylar) 'erlik' (Yunanlar) 'hades' İranlılar 'angara' diyecektir. Yada Davrin teorisinin idda ettiği her şeyin başlangıcın su olduğu tezini yine Altay inaşından başladığını anlayacaksınız. Dilek tutup çaput bağladığınız ağacın hayat ağacı olduğunun farkına varacaksınız. Ateşin neden kutsal oldupunu 'zerdüşlüğü' tanıyacaksınız. Tüm bunları okurken insanlığın aslında tek noktadan çıktığınının hazzına varacaksınız. Herkese iyi okumalar.
Mitoloji Üzerine Araştırmalar Metinler ve TahlillerBilge Seyidoğlu · Dergah Yayınları · 2017117 okunma
Altaylar'dan Tuna'ya
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 124. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2022 00:00
İki yıl kadar önce bu muhteşem kitabı okuduğumda uzak kardeşlerimizle ilgili bir Türk antropologun elinden böyle bir eser çıkmasına hem şaşırmış hem de sevinmiştim. Küçüküstel, 6 yıl boyunca Dukhalar ile birlikte yaşamış, onların yaşam biçimlerini, geleneklerini ve yitme tehlikesi altında bulunan dillerini bize anlatmak için alışık olmadığı koşullarda araştırmasını sürdürmüş. Ve bunları okurken asla yorulmuyor ve sıkılmıyorsunuz. Dukhalar'ın yaşadığı Moğolistan'daki Hövsgöl bölgesi oldukça soğuk ve sert bir iklimde. Ancak Rengeyikleri de böyle bir iklimde var olabiliyorlar. Bazı Türk toplulukları atalarını 7 nesil geriye kadar ezbere bilirler. Bu biz Anadolu Türkleri için pek geçerli değil. Ama Dukhalar'daki şaşırtıcı özellik; rengeyiklerinin de dedesinin dedesinin ve ninesinin ninesinin soy kütüğüne önem vermeleridir. Rengeyikleri henüz küçük yaşlarda yük taşımaya ve insan taşımaya alıştırılıyorlar. Bunu yaparken hayvana acı çektirdiklerini düşünmeyin; küçük çocuklar ve ağır olmayan yüklerle bunu yapıyorlar. Eski Türkler gibi onlar da doğa ile iç içe ve doğaya saygılılar. Bu yüzden ayıyı bile arkasından vurmuyorlar. Doğaya saygının bir başka belirtisi de iyeler dediğimiz bir bölgenin koruyucusu konumunda olan tinlerdir. İye, bilmeyenler için "sahip" anlamında bir Türkçe sözcük. Yazar ile birlikte yolculuğa çıkan bir oba sakini, bölgenin iyesinin gönlünü hoş tutmak adına bir çay demler ve iyenin bulunduğuna inandığı bölgeye saçımda bulunur. Böylece yolda belde yolcunun başına bir sıkıntı gelmez. Sert koşullarda yaşayan bu Türk topluluğu birbirlerini de kollamayı bilir. Obada kimin neyi varsa o obanın ortak malıdır. Yazarın eşi yanında kartonlarca sigara getirmiş ama bunun beklenmedik şekilde eksildiğini görmüş. Bütünüyle paylaşımcı bir topluluk olan Dukhalar o
Araştırma-İnceleme
Rengeyiği Türkleri: DukhalarSelcen Küçüküstel · Kolektif Kitap Yayınları · 202074 okunma
Bir Mülkiyet Kalesi İncelemesi
8/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2024 23:06
Bir Mülkiyet Kalesi okuduğum 6. Kemal Tahir eseri ve yine okurken aynı hisleri yaşadım. Nedir bu hisler diye soracak olursanız kızgınlıkla karışık bir hayranlık diye cevap verebilirim size. Hayranlığın sebebi belli. Kemal Tahir Türk edebiyatının en kuvvetli kalemlerinden biri. Muazzam bir kurgulama yeteneğine sahip. Kurduğu diyaloglar çok gerçekçi. Ha keza karakterler de öyle. Kitaplarındaki tüm karakterler birbirlerinden farklı. Kimse kimseye benzemiyor. Zaaflarıyla güçlü yanlarıyla hepsi ayrı birer kişilik. Yıllarca hapis hayatı yaşaması üstüne üstlük bu sürede birçok cezaevi dolaşması Türkiye’nin çeşitli yörelerinden birçok insanla tanışmasına sebep olmuş. Huyunu suyunu ezberlemiş bu insanların. Ek olarak bir de bu insanlardan Anadolu’ya dair birçok hikâye dinlemiş. Tüm bunlar zaten güçlü olan kalemini daha da güçlendirmiş. Kızdığım nokta ise, Kemal Tahir o çok etkili kalemini kullanarak insanlara sürekli olarak kendi düşüncesini empoze etmesi. Şimdi bunda ne var ki diyeceksiniz. Her yazar sonuçta kendi düşüncelerini okuyucusuna dayatmaya çalışır. Sıkıntı şu ki savunduğu düşünceler geçerliliği olan düşünceler değil. Gerçekte karşılığı olan düşünceler de değil. Mesela Osmanlı’yı “Kerim Devlet” olarak adlandırıp onu sosyalist bir devlet olarak düşünmesi ne demek istediğimi daha iyi anlatır sanırım. Ek olarak Kemal Tahir savunduğu yolda aksi kanıtlar ile karşılaştığında onları yok saymış, görmezden gelmiş. Kalemini kötü şekilde kullanmış diyebilirim. Bir Mülkiyet Kalesi ’ne gelecek olursak, klasik bir Kemal Tahir kitabı diyebiliriz. Her Kemal Tahir kitabı gibi tartışmalarını beraberinde getiriyor. Bu tartışmalara daha sonra değineceğim. Bu kitabı diğerlerinden ayıran özellik ise oto biyografik ögeler barındırması. Kemal Tahir ’in babasının hayatını anlatmış dersek yanlış söylemiş olmayız. Kemal Tahir ’in babasının
Türk Edebiyatı
Bir Mülkiyet KalesiKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2021658 okunma
9/10
·145 syf.·
2024 15. kitabı
Firudin Ağasıoğlu, Urmu Teorisi ışığında eski Türk tarihini taş babaların izini sürerek gözler önüne seriyor. Konunun özü, Ön Türklerin ilk yurdunun Altaylar değil, Ön Asya, Urmu Gölü ve etrafında olduğunu taş babalar ve balballarla izah etmek. Kitap hakkındaki tek eleştirim ise yazara değil, editörlere olacak. Azerbaycan Türkü yazarın cümlelerini Türkiye Türkçesine dönüştürmek için daha çok çaba sarf edilebilirdi. Keza alıntı yazarken birçok yerde müdahale ederek paylaşım yapmak zorunda kaldım.
Türk Tarihi
TaşbabaFirudin Ağasıoğlu · Bilgeoğuz Yayınları · 20147 okunma