10/10
·128 syf.··
2025 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 05:45
Çoğumuz çoğu zaman kaybolmuş ve değersiz hissederiz. Kendi kendimize bir an kalmak buna yeter. “Burada ne işim var? Varlığımın ne anlamı var?” vb. sorularla boğuşurken buluruz kendimizi. Bunlardan bahsetmek, açık açık ifade etmek pek kabul görmez. Ama kimileri için tüm bunlar hayat boyu yanında taşıdığı buz gibi gerçeklerdir. Bazısı bu özdeğersizlik ve kaybolmuşlukla savrulur oradan oraya veya toplumun/ailesinin kendisine biçtiği rolleri otomatik üstlenerek, hiçbir şey hissetmeden, fark etmeden yaşar gider. Bazısı o rolleri de kabul edemez, savrulurken oradan oraya tüketir kendini hisse hisse. Bazısı da vardır ki, sanata tutunup bizzat bunlarla yeniden var eder kendini. İçindeki karanlık, sanatın dönüştürücü etkisiyle bir ışık kaynağına dönüşür. İçinde sıkışıp kalmaktan kokuşan tüm o olumsuz duygu ve inançlar, sanatla ifade edilmiş olmanın ferahlığına erer. İşte bunu başarabilen insanlara ayrı, eserlerine ayrı hayranlık besliyorum. Her sanatçının kaynağı elbette aynı değil. Ama bana öyle geliyor ki, Mackesy’nin sanatının kaynağı, içinde ona rahatsızlık veren bu tür duygu ve inançlar. Elbette bundan emin olamam ama kitabı okurken böyle düşünmek bana çok iyi geldi. #AlwaysRemember , #çocukköstebektilkiveat kitabının ikincisi. Devamı diyemem, birbirinden bağımsız da okunur bu iki kitap ama yazarının bu çocuklarla yazıp çizdiği ikinci kitap. Henüz Türkçe’ye çevrilmedi ama, eminim yakındır. Orijinal dili olan İngilizce’yle okuma imkanınız varsa, değerlendirin derim. Böylece çeviriyle gelen o kaçınılmaz tül perde de ortadan kalkmış olacak ve kitap nefis bir deneyime dönüşecek. Kitabın çizimleri ve renkleri, el yazısıyla okuduğumuz içeriğiyle o kadar uyumlu ki, bir dans gibi, şahane bestelenmiş bir şarkı gibi akıyor. Yumuşacık oldum okurken, sıcacık sarıldı bana her bir
Always RememberCharlie Mackesy · Penguin Life · 20255,7bin okunma
You ain’t never the same when the air hits your brain
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 17:23
Frank T. Vertosick Jr. describes his personal voyage from eager medical student to board certified neurosurgeon. By turns comic and tragic, this memoir is a must read for neurosurgeons but also of interest to most readers. Dr Vertosick provides, from an American perspective, a keen insight into a specialty which is often regarded with suspicion by other doctors. He did not initially intend to become a neurosurgeon, but “strayed too close to a dangerously seductive profession and became stuck for good like a fly in a spider’s web.” On his first day as a neurosurgical resident, a cynical and weary chief resident takes him aside and outlines the “Rules of Neurosurgery.” The first of these provides the title of the book: “You ain’t never the same when the air hits your brain.” A worrying proposition to those with no background knowledge, nevertheless this maxim pithily sums up the subtle, intangible change that often occurs after cranial surgery, but which cannot be neatly recorded on a chart. The other rules include such useful aphorisms as “the only minor operation is one that someone else is doing” and “if the patient isn’t dead you can always make them worse,” a contemporary variation on the Hippocratic motto: "primum non nocere." Though lighthearted in tone, the book addresses serious points that are relevant to the practice of neurosurgery in particular and medicine in general. Medical careers tend to be dominated by anecdotes. Clinicians all remember their first times, the medical curiosities they have encountered, and, perhaps most importantly, their mistakes. Dr Vertosick’s trial by fire comes during a craniotomy and clipping of aneurysm. At first the case progresses well, but suddenly he is faced with a “crimson flood” as the aneurysm ruptures, with catastrophic results for
Nörobilim
When the Air Hits Your BrainFrank T. Vertosick Jr. · W. W. Norton and Company · 20081 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
MY FAVORITE OF ALL TIME
10/10
·528 syf.·
Beğendi
·
2025 23. kitabı
In Kai’s words: This series is my undoing. Utterly devastating, and yet I can’t seem to stop myself. Powerless is the first fantasy/romantasy novel I’ve ever read—and because of that, it will forever hold my heart between its pages. I knew I was doomed to cry my eyes out once I finished it, but I never expected to be this wrecked. No matter how it ended, this book tore my soul apart. And somehow, I still ended up with even more questions. But I have to say this: from now on, Lauren is my favorite author of all time. I will support her in every way I can, because—God—I truly felt like family while reading. Lauren, if you ever write another series that mentions Kai or Pae, I beg you: please don’t let them suffer any more. And finally, I will always remember them. I will always love them—with all my heart. <3
FearlessLauren Roberts · Simon &amp; Schuster Children&#039;s UK · 2025228 okunma
7/10
·192 syf.··
2025 10. kitabı
Pinokyo, çocuk kitabı olarak bilinse de bana göre çocukların okuyabileceği bir eser değil. Çocuklara okula gitmenin, çalışmanın ve büyüklerin söylediklerinin yapılması gerektiği aşılansa da Pinokyo'nun maceralarında çocukların psikolojisini olumsuz yönde etkileyecek unsurlar mevcut. Bu duruma örnek olarak, eserin içerisinde birçok şiddet türünü fazlaca yer alması diyebilirim. Yaptığım araştırmalarda Pinokyo kitabında birçok metaforun din ile birleştiğini fark ettim. Mesela, ağaçta asılı kalma bir nevi çarmıha gerilme olarak düşünülebilir. Aynı zamanda Pinokyo'yu yaratan kişi olan Geppetto'nun baba olarak addedilmesi de din metaforlarından sadece birisi. Pinokyo'nun bir çocuk olduğunu ve kukla yerine insan olmak istediği ana fikriyle ilerlenen bu eserde; aslında sıradan insanlar gibi olmayanların, sıradan olan insanların ayrımcı davranışları ile karşı karşıya kaldıklarını da gösteriyor yazar. Pinokyo'nun okuldaki diğer çocuklar gibi olmamasından dolayı zorbalığa uğradığı da görülmektedir eserde. Aslında çocuk kalbi sadece diğerleri gibi olmak istemektedir. "My dear boy, we never know what might happen to us. This is a curious world." (Sevgili oğlum, başımıza neler gelebileceğini asla bilemeyiz. Bu meraklı bir dünya.) Aynı zamanda yazar, suçlu olan kişilerin değil suçsuz olanların cezalandırıldığı sistemi de Pinokyo üzerinden eleştirmektedir. Kötülüğün kol gezdiği bir dünyaya inanmanın sonucunda yaramazlıklarına devam eden Pinokyo'nun hatalarından ders alması da denilebilir bu eser için. Pinokyo ne zaman yaramazlık yapmayacağını söylese veya söz verse kendisini başka bir yaramazlığın içerisinde bulmaktadır. Yaramazlığı yaptıktan sonra gelen pişmanlığın ağırlığı çocuk kalbinde hissederken yaşanılanları telafi etme isteğine şahit olacaksınız. "Remember always that it's
PinokyoCarlo Collodi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202110,4bin okunma
Türkçe / English Review
10/10
·180 syf.··
2024 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2024 15:00
Kitabın diğer incelemelerini incelerken çoğu okurun eserden "Çocuk kitabı" diye bahsettiğini gördüm ve Çizgili Pijamalı Çocuk ile benzer bir karışıklılığa girdiğini fark ettim. Maalesef günümüzde eserlerin baş kahramanları çocuk olunca hemen çocuk kitabı etiketi yapıştırılıyor içeriği göz önünde bulundurulmadan. Çizgili Pijamalı Çocuk 'da olduğu gibi travmatik sahneler olmasa dahi, bir çocuğun belki anlamakta güçlük çekeceği alttan mesajlar ve metaforlar içeren bu eser şahsen her yetişkinin okumasını tavsiye ettiğim bir kitap. Ben eseri orijinal dili olan İngilizceden okudum ve iyi ki kendi dilinde okumuşum diyorum. Çünkü yukarıda bahsettiğim metaforlar ve alttan mesajlar kendi dilinde anlaşılması daha kolay. Yayıncılığın yanlış veya eksik çevirmesinden kaynaklı bazı eksik anlaşılmalara yol açabilir. Lakin bu kitabı diliniz yoksa okumayın demek değil. Eserin içeriğine gelirsek neden bu kadar ısrarla okunması gerektiğini açıklayayım. Günümüzde teknolojinin de hayatımıza girmesiyle insanoğlu elinde olanı ve sahip olduğu nimetleri bazen görmeyebiliyor ve bunun üstüne teknoloji ve sosyal medyayla kendine yeni dertler ediniyor, kendinde yeni eksiklikler buluyor. Kitap bize aslında elimizde olan özgürlüklerin ve doğamızda bulunan duyularımızı en önemlisi anıların, hatırların ve duyguların insanda ne kadar önemli bir yer kapladığını bize göstermekte. Kitabın ana karakteri Jonas adında on iki yaşında bir çocuk. Jonas'ın yaşadığı topluluğun adı orijinal eserde "Sameness" (Aynılık, benzerlik) olarak geçiyor. Bu toplulukta insanların hiçbiri renkleri göremiyor, müzik gibi harmonik sesler yaşadıkları ortamda yok ve kimse müziğin kelime anlamından bile haberdar değil. Hava durumu her zaman açık ve "Güneşli" fakat bulundukları bölgede Güneş diye bir yıldız yok! Yaşayan insanlara zararlı olabileceğinden dolayı
İnceleme
The GiverLois Lowry · Laurel Leaf Publishing · 20021,095 okunma
10/10
·400 syf.··
2024 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2024 00:00
Seriyi bitirdim ve tarifsiz duygular içindeyim :’( Apollo’nun 11, Jacks’in 5 bölümü olması başlı başına hayal kırıklığı yaşatsa da, Jacks kendi kitabında yan karakter gibi kalsa da ben bu seriyi ve bu çifti çok ama çok seviyorum (aşklarından ağladığım sahneler oldu :’() ve Eva ve Jacks için 5 veriyorum. ******** “I am a monster, but whether you remember it or not, I’m your monster, Evangeline.” “Please, Little Fox, remember.” “Jacks had been the moon and she’d been the tide, controlled by his impossible force.” “I’ve made my decision, Jacks. It’s you. It will always be you, until the end of time. And I’ll fight fate or anyone else who tries to tear us apart—including you. You are my choice. You are my love. You are mine. And you are not going to be the end of me, Jacks.” “I love you,” he said simply. Then his face went abruptly serious. “I’m never going to let you out of my sight.”
A Curse for True LoveStephanie Garber · Hachette · 2023791 okunma