Nesta gene başladı
"Bunu kabul edemem.” “Senin için yapıldı.” “Bunu kabul etmeyeceğim” diyerek düzeltti. Küreyi kutusuna geri koydu ve ona verdi. “İade et.” Gözleri kapandı. “Bu bir hediye, lanet bir alyans değil.” Nesta kaskatı kesildi. “Hayır, bunu Eris’ten bekleyeceğim.” “Tekrar söyle bakayım.” “Rhys, Eris’in beni eşi olarak istediğini söylüyor. Elim karşılığında istediğimiz her şeyi yapacakmış.” “Evet demeyi düşünmüyorsun. Anlıyorum. Biraz fazla yaklaştım ve sen beni yine ittin. Güvenli olan yere. Eris gibi bir engerekle evlenmek benimle olmaktan iyidir.” “Seninle değilim,” diye tersledi Nesta.
Nesta ve Cassian·Kitabı okuyor
Alıntı
Kadınların statü arzusu günlük yaşamda da kendini gösterir. Bir meslektaşım, bir restoranda dört kadın arasındaki konuşmaya kulak misafiri olduğundan bahsetmişti. Hepsi de etrafta artık evlilik için uygun erkekler olmadığından şikâyet ediyorlarmış. Ancak bu kadınların etrafı erkek garsonlarla çevriliymiş ve hiçbiri de alyans takmıyormuş. Yüksek statülü bir meslekten yoksun garsonlar, görünüşe göre bu kadınlar tarafından dikkate bile alınmamıştı. O kadınların asıl kastettiği, etraflarında uygun değil kabul edilecekleri sosyal statüye sahip erkeklerin olmamasıydı.
Araştırma-İnceleme
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hatta ve keza alyans artı tektaş :)
Parmağına yüzük takacağım bir kadın ona "alyans" dediği gün benden ayrı düşebilirdi. "Nişan yüzüğü" hatta "nikâh" yüzüğü kelimelerinin “şan"lı veya mukaddes güzelliğini bu kadar çiy bir firenkçe ile değiştiren kadına elbette bağlanamazdım.
Sayfa 70 - Kubbealtı Neşriyâtı 29. Baskı:2008·Kitabı okudu
Muzaffer sen öl ya
Kızın ailesi alyans alalım dediğinde, “Benim eski nişanlımın alyansı duruyor, onu takarız” diye cevap verdiği için onlar da basıp gitmiş.
Sayfa 124 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Bizim tüm öğretmenleri shipleme takıntısı
Alyans takmadığını fark etmiştim. Bay Terupt'ın birçok seçeneği vardı.
Sayfa 75 - Anna·Kitabı okudu
Alıntı
Güzide Ertürk
Bir kadının yola çıktığı yer neresidir? Uzayan saçları mı? Upuzun saçlarını makasladı o ayna karşısı mı? İlk doğumu mu? Bebeğini emzirdiği ilk an mı? Parmağını alyans takılan o büyülü yer mi? Ya da koltuk altlarından kirli Çorapları kaldırmaya başladığı zaman mı ? Bu soruya bir cevap vermek mümkün değil? Hem bir kadının yola çıktığı yer sadece kendisini ilgilendirir bana kalırsa. Mühim olan yola çıkmak. Kaplumbağa yürüyüşü veya kurt koşuşu gibi. Ne fark eder? Güzide Ertürk, yolda olan birisi. Pırıl pırıl iki kızı, güzel bir yürüyüşü ve çok güçlü bir kalemi var. Güzide’yi ilk okuduğumda beni etkileyen şey, öykülerinin okunur okunmaz unutulan, yetip giden öyküler olmamasıydı. Varligindan şüphe duyulmayan karakterleri, sahici bir derinliği ve meselesi var kitaplarının. Annelik kadın çocuk ve yazma biçimi üzerine konuştuk.