Puan vermedi·559 syf.··
2026 132. kitabı
Orta Çağ Paris’inin o karanlık, tekinsiz ve büyüleyici atmosferinde; taş duvarların soğukluğu ile insan kalbinin en uç noktaları arasında mekik dokuyan sarsıcı bir kader ve trajedi anlatısı. Victor Hugo; kambur ve çirkin zangoç Quasimodo’nun saf ve karşılıksız aşkını, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda’nın trajik yazgısını ve rahip Frollo’nun içini kemiren o karanlık tutkuyu anlatırken, asıl kahraman olarak Notre Dame Katedrali'ni merkeze alıyor. Toplumun dışladığı ruhların vicdan azabını, adaletsizliği ve kaderin (Ananke) kaçınılmazlığını muazzam bir edebi güçle işleyen bu ölümsüz eser, insanı dış görünüşün ötesindeki o saf ve derin şefkatle yüzleştiriyor.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
ANANKE
Puan vermedi·559 syf.··
2026 10. kitabı
Victor Hugo’nun en çok sevdiğim eseri Sefiller olsada Notre Dame’ın Kamburu da inanılmaz derecede güzel. Eserlerinden anlaşıldığı üzere inanılmaz bilgisi olan bir yazar. Zaten bu kitabı da Fransa ve Katedral tanıtımı için yazmış. Bir 150 sayfa kadar Fransa betimlemesi var. Betimleme okumayı sevmeyen okurları biraz yorabilen bir kısım ama ondan sonrası su gibi ilerliyor. Çocukluğumda okumuştum bu eseri. Tabi çocuktum okuduğum da çocuk kitabıydı.Çizgi film tadında bir kitaptı ki çizgi film uyarlamasıda çocuk kitabı ile aynı. O zaman okuduğum kitaptan çok farklı bir dünya ile karşılaştım.Gelelim o dünyaya: DIŞ GÜZELLİK; her insanın sahip olmayı istediği bir durum. Nedenini yıllardır sorgularım kendimce, insan neden çoook çokkk güzel olmayı ister. Aslında güzellik her zaman iyi şeyler getirmez, bunun örneğini hayatımda da çok defa gördüm. Esmeralda’nın güzelliği de onun kaderini belirledi açıkçası. Esmeralda’nın içi de dışı da çok güzel ama yetmiyor ki onun bahtının güzel olmasına. Adına sevgi diyen bir nefret onu mahvediyor. Ve o nefret; Yıllarca bastırılmış duyguların bir anda patlak vermesiyle ortaya çıkıyor. Hiçbir ilim hiçbir bilim durduramıyor onu. Çünkü insan kalbini doyurmadan aklını doyurursa o akıl bir canavara dönüşür. Kamburu yakılmaktan kurtarıp evlat edinen Frollo da aslında özünde iyi bir insan. Ama yıllar, kurallar, insan gibi hissetmesini sağlayan keyiflerden uzak bir yaşam ona herşeyi öğretse de insan olmayı unutturuyor. Ve adına sevgi dediği ama sevgi olmaktan çok uzak olan o şey sadece Esmeralda’nın değil kendinin kaderini de çiziyor. Ve gelelim son başkarakterimize; Gerçekten sevmeyi bilen bir canavar. Quasimodo,kilisenin zangocu sanki bir Frankestein; o kadar çirkin ve o kadar vahşi. Ama bedeniyle ters orantılı bir kalbi olan bir centilmen.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
Reklam
6/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
#DoğalRoman Bulgar yazar #GeorgiGospodinov ‘dan okuduğum ikinci kitap (ilki son dönemde popülerlik kazanan #BahçıvanVeÖlüm ). Yazarın kalemini iyice anlamak ve aslında sevip sevmediğim konusunda çok arada kaldığım için pekiştirmek amaçlı elimdeki ikinci kitabını da hemen okumak istedim ki ner bir karar verebileyim. Açıkçası çok ısınamadım ve elimde bir hafta süründü kitap. Akıcı olmamakla birlikte yorucu buldum. Roman içinde roman yazma çabası ve kısa kısa birçok öykü ile harmanlanması dikkatimi toplamakta zorladı. Bir ana hikaye var ve akabinde deneme tarzında küçük küçük öyküler serpiştirilmiş araya. Konudan sıkça sapmış. Roman yazma fikriyle de açıkça alay etmiş. Hadi gelin inceleyelim! Umumi tuvalete prosedür, evdekine ise tören olarak girildiğinin konuşulduğu bir yemek masası, neden olmasın? Ya da bir sineği konuşturabilsek ortaya nasıl bir roman çıkar? Bir öykü nereden başlar? Başında neler söylenir? Bir romanda nelerden bahsedilmesi gerekir? Tuvaletlerden, sineklerde , bitkilerin üreme biçimlerinden, gündelik hayatın en sıradan detaylarından.. Bunlar aslında her ne kadar ‘doğal’ şeyler olsa da özellikle romanlarda konu edilmeli mi? İşte Gospodinov alışılmışın dışında bir şey yapmış. Bütün bu üzerine düşülmeyen, bahsi bile geçmeyen, dışlanmış konulara kucak açtı ve ‘muzip’ bir roman çıkardı ortaya. Kitabın ana kahramanı olan isimsiz yazar da aynı teşebbüste. Yazar olarak geçinen kaçık bir tip, yazma niyetinde olduğu kitabın fikrinden, boşanmak üzere olduğu ‘başkasından hamile’ karısı Ema’dan bahsediyor ve birtakım sıradan hikayelerden. Hepsi birbirine paralel devam ediyor. Evlilikleri aslında dışarıdan bakıldığında sorunsuz görünse de aralarında iletişim kopukluğu var, odaları ayırmışlar ve hiçbir şekilde birlikte bağ kurmuyorlar. Bir gün karısı hamile
Doğal RomanGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 2018862 okunma
10/10
·559 syf.··
2026 73. kitabı
katedralin sadece bir mekan değil, olayları izleyen devasa bir tanık olduğu muazzam bir trajedi senfonisidir. Hugo, çirkinliğin ardındaki kutsal ruhu, kutsallığın ardındaki karanlık tutkuyu ve güzelliğin ardındaki trajik saflığı öyle bir ustalıkla çarpıştırır ki; okur kendisini Orta Çağ Paris’inin çamurlu sokaklarında bir vicdan muhasebesi yaparken bulur. Kitabın kalbi, katedralin duvarına kazınmış olan o meşhur "Ananke"kelimesinde atar; her karakter bu kaçınılmaz yazgının pençesinde savrulur. Hugo’nun bu romanı yazmaktaki asıl amacı olan "gotik mimariyi koruma" çabası, metnin içine bir dantel gibi işlenmiştir; katedral hem bir sığınak hem de bir hapishanedir. Finaldeki o sarsıcı kavuşma sahnesi, sevginin fiziksel dünyayı aşan, kemikleri bile birbirine bağlayan o acı verici ve yüce gücünün edebiyattaki en hüzünlü resmidir.
Duygu ve Düşünce
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
Puan vermedi
Teknoloji Toplumu Jacques Ellul İçeriği Jacques Ellul'ün 20. yüzyıl düşünce dünyasına vurduğu damga, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavram üzerinden okunur: teknoloji. Ancak onun başyapıtı olan "Teknoloji Toplumu" (La technique ou l'enjeu du siècle), sanıldığının aksine, bir makine veya aygıt eleştirisi değildir. Bu eser, modern ruhu ve toplumsal yapıyı bir ahtapot gibi saran, görünmez fakat karşı konulmaz bir gücün, Ellul'ün özel bir anlam yüklediği "Teknik"in (La Technique) derinlemesine bir analizidir. Ellul'e göre asıl mesele, kullandığımız aletler değil, o aletlerin ve hayatımızın her alanının tabi olduğu ezici ve tek bir mantıktır: mutlak verimlilik arayışı. Ellul'ün "Teknik" olarak adlandırdığı bu sistem, basitçe teknolojilerin bir toplamı olmanın çok ötesindedir. O, insan faaliyetinin istisnasız her alanında, rasyonel olarak tasarlanmış ve olabilecek en verimli sonucu almayı hedefleyen yöntemlerin bütününü ifade eder. Bu tanımın içine endüstriyel üretimden devlet yönetimine, bürokrasiden savaş stratejilerine, psikolojik manipülasyon tekniklerinden (propaganda, reklam) modern tarıma kadar her şey girer. Bir işi yapmanın geleneksel, ahlaki veya estetik yolları değil, yalnızca matematiksel olarak "en verimli" olan tek bir en iyi yolu vardır ve Teknik'in amacı bu yolu bulup dayatmaktır. Bu sistemin doğasını anlamak, Ellul'ün analizinin kilit noktasıdır. Ona göre Teknik, birkaç temel ve ürkütücü özelliğe sahiptir. Bunların ilki ve en önemlisi otonomidir. Ellul, Tekniğin artık yaratıcısı olan insanın denetiminden çıktığını ve kendi kanunlarına göre, kendi kendini büyüten özerk bir güç haline geldiğini iddia eder. Teknik ilerleme, artık insani değerlere, etik sorgulamalara veya siyasi hedeflere bakmaz; kendi ilerlemesi, onun tek amacıdır. İnsanlar bu süreçte karar verici
1000Kitap
Teknoloji ToplumuJacques Ellul · Bakış Kitaplığı · 200312 okunma
BEN SENİ SEVDİM Mİ, SEVDİM ♡
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 13:50
... ... Fransız edebiyatının en büyük yazarlarından, romantizm akımının Fransa'da ki temsilcisi Victor Hugo , Deniz İşçileri kitabında bizlere, sürgün cezasına çarptırıldığı,Normandiya'nın Guernsey adasından sesleniyor . Victor Hugo,kitabın girişinde,üçlü bir ananke(zorunluluk,ihtiyaç)'den bahseder; 1.Dogmaların anankesi,Dogma, kelime anlamı olarak "öğreti", "inanç" anlamına gelir. Victor Hugo, " Notre Dame'ın Kamburu " eserinde dogmaların anankesini işler. Yani, kilisenin ve toplumun katı kuralları, baş karakterimiz Quasimodo'nun hayatını zorlaştırır ve onu toplumdan dışlar. İncelemem ☞ #263132508 2. Yasaların anankesi, Yasa, toplumun düzenini sağlamak için konulan kurallardır. Yasaların anankesi, insanların bu kurallara uymak zorunda olmasıdır. Victor Hugo, " Sefiller (2 Cilt Takım) " eserinde yasaların anankesini işlemiştir. Bu eserde, Jean Valjean'ın haksız yere hapse girmesi ve sürekli olarak yasalar tarafından takip edilmesi, yasaların insan hayatını nasıl etkileyebileceğini gösterir. İncelemem ☞ #264777763 3. Şeylerin anankesi; doğanın zorunluluklarını ifade eder. Doğa olayları, insanların kontrolü dışındadır ve insanlar bu olaylara uymak zorundadır. " Deniz İşçileri " eserinde, şeylerin anankesi, denizin gücü ve tehlikeleri aracılığıyla anlatılır. Eserde, deniz işçilerinin denize karşı verdiği mücadele, insanın doğanın zorlukları karşısında ne kadar çaresiz kalabileceğini gösterir. Victor Hugo 'nun bu üç eseri, insanın bu zorluklar karşısında nasıl ayakta kalabileceğini ve kendi değerlerini nasıl koruyabileceğini gösteren örneklerle doludur. Kitabın içeriğine değinecek olursak; Victor Hugo ,donanımı ile kesinlikle hayran olunası bir yazar. Deniz İşçileri kitabında şöyle hissettim; Okyanus büyük bir akvaryum,biz okuyanlar ve Victor Hugo , kâh okyanusun altında,kâh
Roman-Edebiyat
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,507 okunma
Reklam