'Çünkü kadın gerçeği söylemeye başlarsa,aynadaki görüntü büzülüp küçülür,erkeğin yaşam sağlığı bozulur.Kendisini kahvaltıda ve akşam yemeğinde,aslında olduğundan en az iki katı boyda görmediği sürece,hüküm vermeye,yerlileri uygarlaştırmaya,yasa yapmaya,giyinip kuşanıp ziyafetlerde nutuk çekmeye nasıl devam edebilir?'
Dünya birbirini arayan ruhlarla dolu. İki satır konuşabileceğimiz, gülüşün ve hüznün kıvrımlarında birlikte kaybolacağımız sahici insana susamış durumdayız.
Kemal Sayar
Özlem, "Yeniden — gelecek misin bana — hep?" sorusuna
artık yanıt bulamama konumudur—
"Ne zaman hiç gitmeyeceksin?" sorusunun ise daha hiç
sorulamadığı konum...
Başkalarını etiketleyip de, "Şu çocuğa bak, pantolonu ne halde gelmiş! Şu adama bak nasıl namaz kılıyor! Kızın başörtüsünün hâline bak! Çocuğun sakalı bile yok!" diyemezsiniz. Hayır hayır. Dinin hükümleri evvela sizin için, kendiniz için var. Diğer insanların bulunduğu hali etiketleyesiniz diye konmamışlardır.