Anne,babalığınız,kardeşliğiniz,dostluğunuz,öğretmenliğiniz,akrabalığınız, aileniz... hani nerede o sevginiz, saygınız övündüğünüz? Elinizdeki bir cep telefonu kadar da mı değerim yoktu? Beni neden öldürdünüz ey insanlar?
“Ah,bu insan yüzleri!..Her şeyimizi bağladığımız,durmadan yanıldığımız,istediğimiz kadar bol hasletler,adilikler,iyilikler,kötülükler,delilikler,akıllılıklar,sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri!Yanılsak da zararı yok!Bu yüze olmazsa ötekisine yükleriz saydıklarımızı.Yanılmamız muayyen bir insan içindir,insanlar için değil.O halde yanılmıyor sayılırız.”
Başına bela sarıp düşmeye başlayan birine dibe vardığını anlama şansı verilmez. Düşer, düşer, düşer ama düştüğünü anlayamaz. Tüm düzen, hayatlarının şu ya da bu döneminde çevrelerinin onlara veremediği şeyleri arayan insanlar için kurulmuştur. Veya çevrelerinin onlara sağlayamadığını sandıkları şeyleri arayan insanlar için. Onlar da, aramaktan vazgeçerler