Puan vermedi·592 syf.··
2026 331. kitabı
Azra Kohen, Gör Beni adlı bu sürükleyici ve tarihi-felsefi romanında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarının sancılı, coşkulu ve dönüşüm dolu atmosferinde, birbirine tamamen zıt dünya görüşlerine sahip iki insanın –Cumhuriyet değerlerini temsil eden genç ve idealist Ülkü ile köklü bir geçmişe ve geleneksel yapılara bağlı olan Selim’in– kesişen hayatlarını konu alır. Yazar; yeni kurulan bir devletin modernleşme çabalarını, toplumsal devrimleri ve eski ile yeninin sancılı çatışmasını bu iki karakterin tutkulu aşkı üzerinden anlatırken; insan doğasını, ön yargıları, din ve vicdan olgusunu, kadının toplumdaki yerini ve "kendini görme" yolculuğunu, zengin felsefi diyaloglar, yoğun psikolojik tahliller ve akıcı, sorgulayıcı bir edebi dille işler.
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 323. kitabı
Nihal Atsız, Deli Kurt adlı bu epik ve tarihi romanında, Osmanlı İmparatorluğu'nun en buhranlı dönemlerinden biri olan Fetret Devri'ni, "Deli Kurt" lakaplı Murad’ın gizemli ve kahramanlıklarla dolu hayatı üzerinden konu alır. Yazar; Ankara Savaşı sonrasında dağılan Osmanlı birliğini yeniden tesis etmeye çalışan iradenin gölgesinde, Murad’ın aslında Yıldırım Bayezid’in oğlu olduğu gerçeğini keşfetme ve kimlik arayışını anlatırken; dönemin saray entrikalarını, sınır boylarındaki akıncıların cesaretini, sadakati, ihaneti ve Türk milliyetçiliği ekseninde gelişen fedakarlık ruhunu, destansı, sürükleyici ve milli bir şuur aşılayan edebi bir dille işler.
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202019,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·272 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:37
Yaşanılan dönemin ruhunu yansıtan kitaplara bayılıyorum. Yenişehir’de Bir Öğle Vakti karakterler üzerinden bu yansıtmayı yapan müthiş bir kitap. Romanın merkezinde bir kavak ağacı var gibi görünse de aslında anlatılan şey insanlar. Aynı şehirde yaşayan ama birbirinden bambaşka hayatlara sahip insanların umutları, kırgınlıkları, hayal kırıklıkları ve arayışları..Sevgi Soysal, Ankara’nın bir mahallesinden yola çıkarak bütün bir toplumun fotoğrafını çekiyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey karakterlerin gerçekliği oldu. Kitaptaki her bir karakter kendi korkularıyla ve seçimleriyle var olmuş.Bu yüzden bazı sayfalarda kendimden, bazı sayfalarda ise çevremdeki insanlardan izler buldum. Özellikle Mehtap sanki bendim. Olcay ve Doğan arasındaki abi kardeş ilişkisi bir zamanlar abimle benim ilişkimi yansıtıyordu sanki. Sevgi Soysal’ın dili oldukça sade. Ancak bu sadeliğin altında güçlü gözlemler ve derin bir toplumsal eleştiri var. Özellikle kadınların toplum içindeki konumuna dair yaptığı göndermeler, bugün bile güncelliğini koruyor. Erken yaşta vefat ettiği için üzüldüğüm bir yazar oldu ve kalemi ne kadar güçlüymüş, bizim edebiyatımızda da mükemmel kadın yazarlar varmış dedirttirdi bana ki zaten Orhan Kemal ödüllü olması bu durumu özetliyor. Aynı zamanda kitap bana Ayfer Tunç’un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi tadı verdi. Belki de bu yüzden bu kadar sevdim. Tavsiyedir, okunabilir
Yenişehir'de Bir Öğle VaktiSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20122,974 okunma
8/10
·136 syf.·
2026 85. kitabı
Panait Istrati (1886-1935), balkanların Gorki'si olarak bilinen Romen yazar. Kitaplarını Fransızca olarak yazan yazarın ilk kitabı Kira Kiralina. Osmanlı'nın son döneminde Romanyanın İbrail kentinde doğan Dragomir'in(Stavro) hikayesi anlatılıyor. Eğlence düşkünü bir anne ve şiddete meyilli bir babanın çocuğu olan Dragomir, babası ve abisi tarafından şiddete uğradıkları bir gün, annesi ve ablası Kira ile evden kaçarlar. Sonrasında anne ve ablasından ayrılmak zorunda kalan Dragomir, Osmanlı coğrafyasını dolaşmak zorunda kalır. İstanbul, İzmir, Beyrut, Şam, Diyarbakır, Ankara, Erzurum gibi yerlerde yaşar ve Barba Yani ile gezgin satıcılık yaparak salep satarak geçinirler. Gezdiği yerlerde gördüğü iyilik az, kötülük ise çoktur. İyiliğin az olmasına rağmen kötülüğe her zaman üstün geldiğine inanan Dragomir, sürekli anne ve ablasını arar ve günün birinde İbrail'e dönme hayalini kurar.
Kira KiralinaPanait Istrati · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,542 okunma
Kaldı Ki, Burası Dünya, Burada Her Şey Yarım Kalır
9/10
·208 syf.·
2026 51. kitabı
Öyle bir kitap okudum ki, çok duygulandım ve heyecanlandım. Çünkü binlerce kitap okumuş birisi olarak benim için en özel isim Cengiz Aytmatov’dur. O, 10 Haziran 2008'de vefat etti. O süreçte Türkiye Türkçesine çevrilmiş pek çok eseri vardı. Ancak vefatından sonra da bazı eserleri Türkiye Türkçesine çevrildi ve her seferinde ben büyük bir heyecan duydum. 2017'de Baydamtal Irmağı'nda Türkiye Türkçesine çevrilmişti. Ardından 2023’te Bulgar Kızı-Talas’ın Kıyısında gibi eserleri yine Türkiye Türkçesine çevrildi. Biz bitti zannediyorduk fakat bitmemiş. İki eseri daha Türkiye Türkçesine çevrilmiş durumda: Altın ve Kar ile Toprak ve Flüt… Bu iki eserin ortak bir özelliği daha var. İkisi de yarım kalmış. Rahmetli Aytmatov bu eserleri yazmaya başlamış ancak yarıda kalmış. Altın ve Kar ile başlayayım. Bu, Rusların povest dedikleri, bir uzun hikaye gibi görünüyor. Altın ve Kar'ın adını ben ilk defa duymadım; ta 1998 yılında duymuştum. O zaman Cengiz Aytmatov okumaya başladığım ilk dönemlerdi. Bir dergide röportajı yayınlanmıştı. Aralık 1998'di. Zaten doğumunun 70. yılıydı. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti onu onore etmişti. Ankara'da misafir etmişlerdi. Orada Aytmatov etkinlikleri düzenlenmişti. O süreçte bir röportajdı ve bir müjdeden bahsediyordu. Üzerinde çalıştığı bir eserden söz ediyordu. İsmi Altın ve Kar'dı. Fakat yarıda kalmış. Sonrasında hiçbir ses çıkmadı tabii. O röportajdan on sene sonra aramızdan ayrıldı. Şimdi Altın ve Kar'dan söz edeceğim ama önce yayıneviyle ilgili bir şey söyleyeyim. Eser hiçbir şekilde duyurulmamış. Halbuki çok önemli bir çalışma; benim bile tesadüfen haberim oldu. Bir de ön söz yazdırılmış. Lakin ön sözü yazan kişinin Aytmatov yetkinliği olduğunu pek zannetmiyorum. Ayrıca keşke bunu son söz olarak yazsaymış. Her ne kadar uyarsa da, ipucu
Altın ve Kar & Toprak ve FlütCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20264 okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
Selamlar Genç olanlar ve ruhu gençlerle bir atanlar buradaysa size bir öneriden bahsetme geldim... Ankara'da özel bir üniversitede mimarlık okuyan genç bir kız.. Ailesi yıllar önce Almanya’ya gitmesine rağmen o bu topraklarda kalmış. Teyzesinin gözünün önünde çok sevdiği kuzenine dayanarak eğitimine devam etmeyi tercih etmişti.. Yıllar önce lisede iken tanıdığı ve platonik olarak vurulduğu Murat’a olan aşkını kırmızı kapaklı bir defterin sayfalarına dökmeye başlamış ve o sevdiği çocuk ailesi ile İstanbul’a gittiğinde bile yazmaktan hiç vazgeçmemişti! Şimdi ise okuduğu üniversitenin son senesinde ani bir karar değişikliği ile İstanbul’da okuyan kuzeninin okuluna yatay geçiş yapıp şansını bir de bu nazlı kız kulesinin olduğu şehirde denemek istemişti! Kimdi peki bu kız? Melek Güçlü! Soyadına tezat her seferinde asla bu gücün kendisinde olmadığını iddia eden güzeller güzeli bir içim su! Kader mi? Tercihleri mi bilmem... Yıllar sonra aynı üniversite koridorlarında Murat ile yeniden karşılaşmak ve bu kez kendini ona belli etmek, duygularını saklamaktan korkmamak o kolay mıydı? Peki ya Murat? Melek içinde büyüttüğü sevgiyle karşısındaki adamın aynı eski Murat olduğundan ne kadar emindi acaba? Buraya kadar fazla mı ileri gittim? Kibirli Galata ve Denizin ortasında tek başına bir kız kulesi sanki bu hikaye! Ama arada başka kalelerde var sanki!
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202638 okunma