Bir Hayat İnşası: Kur’an-ı Kerim’in Kalbine Yolculuk
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 20:51
Kur’an, sadece bir "kitap" değil; insanın kainattaki garipliğini gideren, ona kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini hatırlatan ezelî bir hitaptır. Kapağını açtığınız an, aslında kendi iç dünyanızın kapılarını aralarsınız. 114 sure, 114 ayrı kapı; her biri farklı bir yaraya merhem, her biri farklı bir karanlığa ışıktır. 1. Varlığın ve İradenin İnşası (Temel Sureler) Bu bölüm, insanın karakterini ve hayata bakışını şekillendiren sarsılmaz bir temel atar: Fâtiha: Hayata "Hamd" ile başlamanın adıdır. Eksikliğini fark edip, en Yüce Kapı’dan yardım isteme asaletidir. Bakara: Hayatın bir "mücadele" olduğunu anlatır. Sabır ve namazla direnmenin, ilahi takdire güvenmenin sükunetini aşılar. Âl-i İmrân: "Gevşemeyin, üzülmeyin" der. İnancın en büyük güç olduğunu, toplumsal birliğin rahmetini fısıldar. Nisâ: Adaletin, özellikle zayıfların ve emanetlerin (yetimler, kadınlar) hukukunu korumanın kutsallığını öğretir. Mâide: Ahde vefanın, sözünde durmanın ve helal dairesinde yaşamanın zarafetidir. En’âm: Kainattaki her zerrede Allah’ın izini sürmeyi, tevhidin o muazzam mantığını zihne nakşeder. 2. Ruhun Fırtınalarına Liman (Teselli ve Hikmet Sureleri) Hayatın iniş çıkışlarında, kalbin daraldığı anlarda bu sureler birer manevi nefes gibidir: A’râf: İnsanın yaratılış serüvenini ve kibrin (İblis) insanı nasıl aşağı çektiğini anlatarak bir "uyanış" sağlar. Enfâl: Gerçek zaferin sayıca üstünlükle değil, kalbi bir güven ve Allah’ın yardımıyla geldiğini müjdeler.
Kur'an'ı KerimKolektif · Seda Yayınları · 20132,986 okunma
GÜNÜBİRLİK HAYATLAR: KUR’ANİ BİR PERSPEKTİFLE İNCELEME
Puan vermedi·208 syf.··
2025 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 15:32
Irvin D. Yalom’un Günübirlik Hayatlar kitabı, psikoterapi seanslarından derlediği öykülerle insanın varoluşsal sorunlarını, ölümle yüzleşmesini, anlam arayışını ve insan ilişkilerini ele alıyor. Yalom’un eserlerinde sıkça rastlanan varoluşçu felsefe, bu kitapta da öne çıkıyor. Ancak varoluşçu psikoloji ve felsefe, genellikle hayatı anlamsızlık ve belirsizlik çerçevesinde ele alırken, Kur’an perspektifinde insanın varoluşunun ilahi bir gayesi vardır. 1. Ölümle Yüzleşme ve Ahiret İnancı Yalom’un kitabında en çok öne çıkan konulardan biri, insanların ölümle yüzleşme süreci ve bunun ruhsal dünyalarında oluşturduğu etkidir. Kitap, ölüm korkusunun insan psikolojisini nasıl şekillendirdiğini ve terapinin bu korkularla başa çıkmada nasıl bir araç olabileceğini ele alıyor. Ancak Yalom’un anlatımında ölüm, geri dönüşü olmayan bir yok oluş olarak görülüyor ve bu durum, insanın kaygılarını artırıyor. Kur’an’a göre ise ölüm, bir yok oluş değil, yeni bir hayatın başlangıcıdır: "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz." (Ankebût 29:57) "Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz." (Bakara 2:156) Kur’an, ölümün bir son değil, bir geçiş olduğunu vurgulayarak insana teselli sunar. Ahirete iman, insanın ölüm korkusuyla başa çıkmasını sağlar. Yalom’un hastalarının yaşadığı varoluşsal kaygıların temelinde ölümün nihai bir son olarak algılanması yatmaktadır. Eğer bireyler ölümü bir son değil, ebedi bir hayatın başlangıcı olarak görselerdi, bu kaygılar yerini tevekküle ve huzura bırakabilirdi. 2. Anlam Arayışı ve Kur’an’ın Rehberliği Kitap boyunca birçok karakterin yaşamlarında anlam arayışı içinde olduğu görülür. Yalom, anlam arayışını tamamen bireysel bir süreç olarak ele alırken, Kur’an bu arayışın ancak Allah’a yönelmekle tatmin olabileceğini bildirir: "Bilin ki,
1000k
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·605 syf.··
2022 25. kitabı
·
185 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 01:41
Kur’ân'ı kerim 114 sure'den oluşur. Bu surelerin 86'sı mekke dönemi, 28'i ise Medine dönemin de inmiştir. - Fatiha Suresi Kur'an'ın ilk suresidir. Sure, 7 ayetten oluşur. Mekke döneminde inmiştir, ve iniş sırasına göre 5. suredir. Fatiha Suresi'nin ilk sure olması, surenin içeriğinde Kur'an öğretisinin bir özetinin yer alması olarak açıklanmıştır. Ve Kur'an'ın ilk suresi olduğu için, adını ''başlangıç, açılış'' anlamlarına gelen ''fatiha'' kelimesinden almıştır. - Bakara suresi, Kur'an'ın ikinci suresi olup, aynı zamanda da 286 ayet ile en uzun suresidir. Sure adını içinde geçen hz. Musa ile ilgili bir kıssadan almıştır. Bakara kelimesinin anlamı inek/sığır demektir. Sure Medine dönemin de nail olmuştur. Yapısı itibarı ile Kur'an'ın özeti gibi bir suredir. İçinde bir çok konu ile ilgili hüküm ve kıssalar mevcuttur. - Kur'an'ın 3. Suresi Al-i imran suresidir. Sure 200 ayetten oluşmuş olup Medine dönemin de inmiştir. İsmini 33. Ayetin de geçen ve imran ailesi anlamına gelen Al-i İmran'dan almıştır. İmran, hz. İsa'nın annesi hz. Meryem'in babasıdır. Bu surenin hâkim konusu, bu ailenin temsil ettiği peygamberlik, İsa, Meryem ve Hristiyanlık inancıdır. - Kur'an'ın 4.suresi Nisa suresidir. Sure 176 ayetten oluşmakta olup Medine dönemin de inmiştir. Sure, ismini Arapça kadınlar anlamına gelen “nisâ” kelimesinden alır. - Kur'an'ın 5.suresi Maide suresidir. Sure 120 ayetten oluşmuş olup Medine dönemin de inmiştir. Sure ismini, 112 ve 114. Ayetlerin de geçen sofra anlamına gelen Maide kelimesinden almıştır. - Kur'an'ın 6.suresi En'am suresidir. Sure 165 ayetten oluşmuş olup Mekke döneminde inmiştir. Sure ismini 136. 138. ve 139. âyetlerinde geçen koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinsi evcil hayvanları ifade eden En’âm kelimesinden alır. Allah'ın birliği ve puta tapmayı
1000Kitap
Açıklamalı Kur'an-ı Kerim MealiEbu'l A'lâ el-Mevdudi · İnkılab Yayınları · 200459 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2021 57. kitabı
Dünya bir okul.. Bütün insanlarda o okulun talebeleridir. Dünyayı anlamaya çalışıyoruz aynı zamanda kendimizi anlamaya çalışıyoruz. Çünkü dünya biziz. Dünya bizim ihtiyaçlarımıza cevap veren izlerimiz. Kendisine yolculuk yapmayan var mı? Kendini aynada başkasında aramayan. Gözler mesela kendimizi görmemizde, ya aynada ya da başkasının gözlerinde anlamlandırmada bize yardım eder. Bize ait organlardır ama en az gördüğümüz şeylerdendir. Gözler bize ait olup bizden yansıyanları anlayalım diye karşıya bakar, idrak ettiğini gözden kalbe ve akla taşır. Anlamları böyle böyle inşaa ederiz. Sadece göz ya da akla bağlı olmak eksik idrak verir. Bununla ilgili bir Şemsi Tebriz’i ve felsefeciler hikayesi vardır. Bir gün Mevlana’ya felsefe ile meşgul olan bir grup insan geldi. İmani konularda soruları vardı. Mevlana, bu felsefecileri Şems-i Tebrizi’ye gönderdi. Felsefeciler Şems’e geldiklerinde, O, talebelerine, bir kerpiç üzerine nasıl teyemmüm edi…leceğini gösteriyordu. Gelenlerden biri, en çok takıldıkları üç soruyu, peş peşe sıralayıverdi: 1- Allah var dersiniz, ama görünmez, gösteremezsiniz; gösterin de inanalım! 2- Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonrada Cehennem’de ateşle ceza verilecek, dersiniz. Ateşten yaratılmış şeytana, ateş acı verebilir mi? 3- Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının karşılığını görecek, diyorsunuz. Rahat bırakın şu insanları istediklerini yapsınlar… Sorular biter bitmez Şems, elindeki kerpici, soruları soran felsefecinin kafasına vurdu. Felsefeci hemen kadıya gitti ve Şems’ten şikayetçi oldu. “Ben soru sordum, O bana kerpiçle vurdu!” dedi. Şems-i Tebrizi de kendini savundu: “O bana sordu, ben de cevabını verdim.” Kadı bu işi açıklamasını isteyince de şu açıklamayı yaptı: “Efendim, bu adam, ‘Bana Allah-u Teala’yı göster.’ dedi. Ben
Kendini Arayan AdamHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 202412,2bin okunma
Puan vermedi·640 syf.··
Beğendi
·
2017 70. kitabı
·
211 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2017 23:15
Kuran-ı Kerim hakkında kapsamlı, ilmi ya da ayrıntılı bir inceleme yapabilecek değilim, sadece belki de Kuran’ı yaşama ve anlama yolunda aynı yolun yolcuları ile hasbihal edip, okuma sürecinde düşündüklerimi paylaşmak niyetim. Kuran-ı Kerim rehberliğinde yaşamaya başladığı ilk yıllarda; her inanan müslümanın kendince Kuran ayetlerini tefekkür edip notlar aldığı, şahsi Kuran günlüklerinin olduğunu düşünürmüş Münib Engin Noyan. Kuran Günlüğü isimli kitabının satırlarını çizerken kendimce planlar yapmıştım Kuran okumalarım adına. Yaklaşık 10-15 yıl önce… İtiraf etmem gerekir ki, ben ilk defa Kuran Mealini tam olarak bu yaşımda bitirdim. Okul, sınavlar, iş, evlilik, çocuk, nöbetler, kararlar, pişmanlıklar, yıldönümleri, kutlamalar, hastalıklar, başarılar, hüsranlar, fotoğraflar….Evet kararımdan 15 yıl geçmiş!!!! VE kendi Kuran Günlüğü’mün ilk sayfasına kocaman harflerle ilk not ettiğim ayet : ANKEBÛT-64: Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka birşey değildir. Âhiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı!!! Karar verdim bu Ramazan ayında Kuran mealini bitireceğim diye. Kendi kısıtlı aklımla planlar yaptım. Masamı boşalttım, bembeyaz defterim, en sevdiğim kalemim. Not kağıtlarım. Dünyanın sükut ettiği ve Kuran-ı Kerim’in de OKUMAYI tavsiye ettiği gece saatlerini -sahura kadar- okumaya ayırdım. Kendimce hayaller kurdum ‘’Yürüyen Kuran’’ olma yolunda . Önce ayeti okuyacak, sonra tüm gün tefekkür edip, ameli hayatıma geçirecektim. Sureleri iniş sırasına göre, önce mealini sonra Arapçasını takip ederek okumaya başladım. Arapça kelimelere yakınlığım da vardı biraz. Ama olmadı. Mealdeki açıklamalar zihnimdeki kelimelerin sınırlarını pekiştirdi sanki ve ben Arapça okurken o manevi lezzeti alamadım. Sonrasında hiç bir şey düşünmeden, hiçbir
Din
Açıklamalı Kur'an-ı Kerim MealiÜmit Şimşek · M. Ü. ilahiyat Fakültesi Vakfı · 202021 okunma