...ümitsizlikten evlenenler —ne kazanmış oluyorlar? Yalnızlığı yalnızlığa katarsak, bundan asla bir yuva değil, bir katorga* doğar. En karanlık gecede bile, bir yalnızlık diğerinde yansır. Hele yalnızlığı bir güvence olarak görürsek, yalnızlığın durumu daha da kötü olur (hassas, bir genç kızınki gibi bilinçsiz bir yalnızlığa dönüşür). Evliliğin anlamı, keskin ve katı bir biçimde tanımlayacak olursak, güvende olmaktır.
*Sovyet Rusya’daki “gulag" sisteminin Çarlık Rusyası’ndaki öncüsü olan, mahkûmların Sibirya’nın bozkırlarındaki kamplarda ağır koşullarda çalıştırıldıkları esir sistemi. (Ç.N.)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bence bu uzaklıkların anlamı neyse, gelecek adını verdiğimiz henüz yaşanmamış zaman da odur. Gizem yüklü engin bir ufuk ruhumuzun karşısında uzanır. Gözümüz bu ufka dalıp gittiğinde, ruhumuz da o ufkun engenliğine doğru süzülür.
Bu mektubu yırtıp atmak istiyordum, göndermemek, telgrafa cevap vermemek, telgrafların bir sürü farklı anlamı oluyor, ama şimdi kart ve mektup geldi, bu kart, bu mektup. Fakat onlar karşısında da Milena —Keşke bu konuşmak isteyen dil kökünden kesilse!—: Şu ara, yarı bilinçsiz olarak sık sık dile getirdiğin gibi huzurdan başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadığın bir dönemde, bu mektuplara ihtiyacın olduğuna nasıl inanabilirim... Bu mektuplar sırf acıdan ibaret, acıdan geliyor, dindirilemeyecek bir acıdan, sadece acı veriyor, dindirilemeyecek bir acı, olacak şey mi —üstelik giderek artıyor bu acı— kış ortasında? Susmak, yaşamanın tek yolu; burada da, orada da. Kederle; olsun, ne çıkar? Uykuyu daha çocuksu ve derin kılar bu. Ama acı, uykunun —ve gündüzün— içinden geçen bir sabandır, dayanılacak şey değildir bu.