Yorucu bir kitap.
1/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
Yazarın kendi deneyimlerini yani günlük sıradan deneyimlerini uzun uzadıya detaylıca anlatıp küçük önerilerde bulunduğu okurda bıkkınlık hissi uyandıran bir kitap olduğunu düşünüyorum. Önerileri ise yüseysel. Bitirene kadar zor dayandım. Üzgünüm.
Her Şeyi DüşünmeAnne Bogel · Serenad · 2022590 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
ilk bakışta savaş sonrası japonya'yı ve ekonomik olarak çöken bir aristokrat aileyi anlatıyor gibi görünse de, bana göre kitabın asıl meselesi yalnızlık ve ölüm. dazai, ölümü sadece fiziksel bir son olarak değil, insanın içindeki yavaş yavaş sönüş hali olarak ele alıyor. kitaptaki karakterler yaşamaktan çok, hayata katlanmaya çalışan insanlar (abla, kardeş ve anne). ne tam olarak geçmişe aitler ne de içinde bulundukları dünyaya. sevilseler bile yalnızlar, kalabalığın içinde olsalar bile yalnızlar. sanki herkes kendi sessizliğine mahkum edilmiş gibi. roman boyunca hissedilen o ağır melankolinin altında, insanın kaçınılmaz sonla yüzleşmesi yatıyor. ölüm düşüncesi açıkça dile getirilmese bile her sayfanın arasında dolaşıyor. aslında batan güneş, bir ailenin ya da bir sınıfın değil, yavaş yavaş tükenen insanların hikayesi bana göre. belki de bu yüzden kitap bittiğinde geriye büyük olaylar değil, insanın içine çöken o tanıdık duygu kalıyor: hayat devam ediyor olsa bile, insan bazen çok önceden ölmeye başlayabiliyor.
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,554 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·168 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 08:31
Dağların ortasında, yapayalnız, dünya ile bağlantısı çok zayıf kaldığı için kendi hayal dünyasında yaşayan bir çocuğun hikayesi... Issık Göl kenarındaki bir orman köyünde anne ve baba hasretiyle, arkadaşsız yaşayan çocuğun kendi kurduğu masum dünyasını anlatır. Kayalarla, çantasıyla, dürbünüyle yoldaşlık eder. Dış dünya bağlantısı olmadığı için masumiyetini de korur, kirlenmez. Ancak bu dünyanın rengine boyanmadığı için eğreti durur, sırıtır sürekli. Uyum sağlayamadığı kötülüğe fazla da dayanamaz zaten. Kendini çayın soğuk sularına bırakıp terkeder kötülüğün temsilcilerini.Mücadele etmeye başka yolu da yoktur onun. Kitapta kötülüğün bütün hasletlerini barındıran orozkul'a karşı da üç tavır görürüz; biri her daim menfaatlerine zarar gelmemesi için boyun eğen, hatta zaten onu haklı da gören kötülüğün destekçileridir; ikincisi özünde iyi olsa da kötülüğe karşı bir tavır koyamayan mümin'dir-ki kötülük eninde sonunda kendisine de bulaşmıştır-; üçüncüsü de bu kötülüğe karşı koymak için tek yolu seçen çocuğun tavridir. Düzeltemiyorsa da kendisini beri tutmuştur. Velhasıl Beyaz Gemi'ye ulaşmak veya balık olmak her zaman mümkün olmayabilir, hayat bizi her zaman mutlu sona ulaştırmak borcu altında değildir.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,6bin okunma
Hüsran
5/10
·424 syf.··
2026 1. kitabı
Yabancı booktok trope'larına köle olmuş bir fantastik kitap daha. Artık bıkkınlık geldi valla. Gökten baş karaktere büyü gücü yağıyor, ve bilin bakalım kim bunun farkında değil ve inatla reddediyor? Her neyse, konusu güzel, oldukça potansiyel barındırıyor fakat yazar karakterlerin gelişimi ve fantastik dünyanın detaylıca oluşturulması konusunda epey eksik kalmış. İlk yarısında güzel gittiğini düşünürken ikinci yarısında işler Diem'in saçma sapan, dayanağı ve mantığı olmayan kararları sebebiyle sarpa sarıyor. Diem, başta güçlü kadın karakter olarak bize sunulurken gelişim sürecinde aslında hiç de öyle olmadığını gördüm. Memleketinin sorunlarının intikamını soydanlardan almak için Koruyucu'lara katılıyor ama dönüp dolaşıp yine masumların ölümüne sebep oluyor. Birçok insan basit bir sebep sonuç ilişkisiyle dahi bu sonucu öngörebilirdi. Henri'yle olan sallantılı ilişkisi ise ayrı bir konu. Henri'yi sadece Diem Luther'in değerini anlasın diye koymuş yazar sanırım, bir nevi Tamlin kopyası. Kısacası Diem ve Henri kesinlikle okuyucuya aktarılamamış, tuhaf karakterler olarak zihnimde yer etti. Onlar dışında kaybolan anne ve Luther hikayede çok önemli bir rol oynamasına rağmen çok çok az bilgi edinilebiliyor. Dünyanın yaratımının ise çok havada kaldığına inanıyorum, birçok farklı krallık hanesi var ama kitap çok az şeyin üzerinde duruyor.
Sonsuz Alevin KıvılcımıPenn Cole · Beta Byou · 202632 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 07:41
"Unutmak" çoğu zaman kötü bir şeymiş gibi düşünsek de, aslında bir yaşama tutunma aracıdır. Her şeyi hatırlamak, çok zor ve yorucu olsa gerek. Şehnaz, hiçbir şeyi unutamayan, unutamamayı zor tarafından yaşayan bir kadın. Romanda kadınların çoğunluğu çok hoşuma gitti. Anne kız, büyükanne ve öncesi arasındaki bağ genetik ve duygusal aktarım çok güzel hislenmiş. Bol virgüllü, başladı mı bitmeyen Ayfer Tunç'a has cümleler, aslında Şehnaz'ın kafasının içindeki yankılar gibiydi. İnsan ruhunun karmaşıklığını çok güzel yansıtmış. Bazen bu düşüncelerin yoğunluğu beni yorsa da okumaktan zevk aldım
Edebiyat
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma
Elsa sen Silver’a kurban ol ;)
6/10
·384 syf.··
2026 97. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:25
Birkaç sorun var. Spoilerlı uzun bir yorum olacak Kitap boyunca var olan çatışmalar birbirine girmiş gibiydi. Yazar bir noktada hangisini merkez yapacağına karar verememiş gibi. Örneğin Cole ve Silver birbirini seviyor ve ebeveynleri evlenince kardeş oluyorlar. Bu Silver 18 yaşındayken oluyor. Kitabın ana konusu bu ve Silver’ın babası siyasette olduğu için bir skandalla anılmamak için gizli ilişkileriniz herkesten gizliyorlarlar. Sonra her şey puff oldu. Bu konu çözümlenmeden kitap bitti. 2-) Silver’ın annesi berbat bir anne ve babasıyla boşandıkları süre boyunca kızını psikolojik olarak yıpratan bir ebeveyn. Kim ile bile arkadaşlığını kesmesine neden oluyor falan. Bir noktada annemim şefkati merhametini seviyoruma bağlandı. Ee babanla kalmak isteyecek kadar annenle sorunun vardı hani? 3-) Babası ve annesini bastı. Babası Cole’un annesiyle evliyken oldu bu ve ayaküstü konuşma sonrasında ‘ayy bizimkiler masal gibi bir araya gelecekler, babamda Helen’i boşayacak’ diyerek mutlu oldu. Helen kitabın büyük çoğunluğunda ona annesinden bile daha iyi davranan kadın ve daha spoiler olacak olaylar yaşanmadan öncesinde kadını seviyordu. Neymiş zaten iş anlaşması gibi bir evlilikmiş. Ne kadar çabuk kabullendin ya. 4-) şu takıntılı karakter sorunu en uyuz olduğumdu. Kitap 380 küsur sayfa. 320-340 sayfa boyunca Adam’ın saplantısını, Silver’ı takip ettiğini, köşeye sıkıştırdığını, onun için Kim’e zorbalık yapıp Elsa’yı havuza ittiğini falan görüyoruz. Cole ve arkadaşları onu dövüp gönderiyor. Sonra bu anne babasıyla ilgili olay yaşanıyor ve aniden saplantılı olan Helen oluyor. TERS KÖŞE ;) ??? Kitap boyunca yazar oradan oraya savrulmuş, orta bir omurga belirleyememiş. Yani ne bunların ilişkisinin gizemi ortaya döküldü ne saplantılı okuduğumuz karakterden sonra gördüğümüz
Ruthless EmpireRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 2025118 okunma