Evrimsel anne sevgisi mirası insan ve hayvanlarda sıklıkla o kadar güçlüdür ki açlık ve cinsellik içgüdülerini kolayca yener.
Sayfa 173·Kitabı okuyor
1000Kitap
Anne, sosyal duygu gelişiminin eşiğinde durur. İnsani sosyal duygunun biyolojik mirası annenin özenine emanet edilmiştir.
Sayfa 172·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Dışarı çıkınca tetikleyiciler ve kaygı ataklarım…
"Yaşam çok güzel Mamud," dedi, savunmasız, masum bir sesle; "Yaşam çok korkunç aynı zamanda... İstasyonda bir adam küçük, dört yaşlarındaki çocuğunu dövüyordu. Çocuklar çarpık, insanlık dışı davranışlarla biçimlendiriliyor. Herkes kendi kafasına göre çocuk yetiştiriyor. Çocukların yanında sigara, ot, esrar içen anne babaları biliyorum. Trenin penceresine çarpıp çakıllara düştü bir serçe bugün."
Beğendiğim/altını çizdiğim mısralar
“Erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için, Bu acımasız ölü anne sesini … artık bütün üzgün oluşlarımın adı: anne! İki kendim varmış maviş anne Biri benmişim, biri mutsuz … Ben ölürsem mutsuza iyi bak! Seni sevince kıpırdayan her şiiri Kahverengi bir çaydanlık da saklıyorum… Kayboluşumun beşiğini sallıyorum bu akşam Büyüyor yavaş yavaş Didem Madak
Eğer bir annenin sekiz çocuğu varsa, ortada sekiz ayrı anne vardır. Bu sadece annenin sekiz çocuğun her birine davranışının farklı olmasından kaynaklanmaz. Eğer her birine tamamen aynı davranabilseydi bile her birinin kendi gözünden gördüğü anne farklı olurdu.
Bağlanma travması yaşayan çocukların ruhundaki yatay bölünme ise çocuğun acısını ve kederini içerir. Bu tür çocuklar, duygusal olarak işleyemedikleri acılarını fiziksel hastalık olarak dışa vururlar; örneğin, nöro-dermatit, astım, üşütme, boğaz ağrısı, kulak iltihabı gibi. Eğer anne çocuğa dönük bir öfke ve reddetme davranışının hemen ardından bir yabancıya sanki her zaman böyleymiş izlenimi verecek şekilde aşırı dostça davranırsa, çocuk için bu daha çok zihinsel karmaşa yaratır.
Sayfa 97
Alıntı
Reklam
Reklam