Bir ışık yakma bu satırlara aydınlanmasın sayfalar, annen seni hiç uyutmayacak kız çocuğu. Diğer gecelerde olduğu gibi yine o insanın sinirine dokunan sesini duyuyorum. Dünyanın en kötü sesine sahipsin. Kulak zarıma zarar veriyorsun. Seni kimse uyutamıyor. Bütün gece tek söylediğin, "Anne," demek. Adımı sayıklayarak ağlıyorsun. Senin bir annenin olmadığını söylüyorlar. "Benim annem var," diyorsun. "Aynı zamanda onun da annesi, benim de annem."Babanı istiyorsun, babanın da olmadığını söylüyorlar. Bu sefer de, "Herkesin anne babası var, benimkiler yaşarken niye ölü gibiler?" diye soruyorsun. Sesini duymamak için müziğin sesini artırdığım oluyor. Sen bu gece de anne diye ağlayarak uyu. Ancak anne diyerek uyuyabilirsin, annenle değil, kız çocuğu. Seni hiç uyutmayacağım.
O gün annem gayet net anlamış. Öldüğü zaman insan bedeninin soğuduğunu. Karın çıplak yanakları kaplayıp kanlı buz tuttuğunu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Annesi tarafından istismara uğramıştı. Bu yüzden muhtemelen evdeyken annesini kızdırmamak için onu hoş tutmaya çalışıp kendini gülümsemeye zorlamıştı. Yani başka bir deyişle içten içe hep korksa da sahte bir gülümseme takınmıştı. Resmi çizerken de ‘Düzgünce gülümsemezsem, annem beni döver,’ şeklindeki hislerini hatırlayıp gerilmiş ve elleri titreyerek ağız kısmını çizememişti.
Akşama güzel bir kahve yapacağım, yeni bir kitaba başlayacağım, annem hayatta, gök hala bizim ve belki yine yağmur yağar. Hepsine şükür.
Elinizle onu belinden tutuyordunuz sonra öpüyordunuz Siz bizi görmüyordunuz Biz ağacın tepesinden seyrediyorduk Siz onu çok öpüyordunuz Ötesini söylemeyeceğim Bay Yabancı Ben siz belki bilmezsiniz on yaşındayım Annem böyle konuşmak ayıptır dedi Annem o kadına şeytan aiyor Bizim kediler de ona tuhaf tuhaf bakıyorlar Siz şeytanı çok seviyorsunuz galiba Bay Yabancı Siz şeytanı niçin bu kadar çok öpüyorsunuz Kabul ediyorum sizinki bizimkinden daha güzel Ama bizimki sizinkinden daha efendi daha utangaç Onu hiç görmedim o bize hiç gelmiyor Hele yağmur onu hiç deliğinden çıkannıyor sanıyorum Ben yağmuru çok seviyorum Bay Yabancı Sizin ıslak saçlarınızı hiç sevmiyorum Tunusluların saçlarına benzemiyor sizin saçlarınız Bizim saçlarımıza benzemiyor sizin saçlarınız Ben karayım beni de amcamın oğlu seviyor Sizin o kadını sevmiyor Süleyman Süleyman benden başka kimseyi sevmiyor Ben de onu seviyorum Onu ve bizim evi seviyorum Bizim evin her tarafı tahtadandır Ayrıca matmazelin üzerine Bir akrep atabileceğimi de düşünün Tam karnının beyaz yerinden tutarsanız bir şey yapmaz Ama onu Matmazel bilmez ki o tam kuyruğundan tutar Sizin Matmazel bir ölse siz onu bir daha göremezsiniz Halbuki bizim ölülerimizi teyzem görüyor
Şiir
Beni yaratan da sensin, sahibim de sensin!
“…Sen benim kocam ve babamsın.” "Ve annen," dedi. "Evet, ve annem. Ve abim. Ve âşığım. Hepsi sensin."
Sayfa 30 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı