I. yüzyıl.
Roma’da yeni doğanlar ancak aile resinin vereceği karar gereğince dünyaya gelir, daha doğrusu topluma kabul edilirler; dolayısıyla gebelikten korunma, çocuk aldırma, evililik dışı çocukların sokağa bırakılması ve köle kadından olma çocukların öldürülmesi alışılaglemiş ve tümüyle yasal uygulamalardır. Babanın kaldırmadığı çocuk evin kapısının önüne ya da çöplüğe bırakılacaktır, dileyen ordan alacaktır. Baba yoksa bile, eğer hamile karısınaa öyle yapmasını emretmişse, çocuk yine sokağa terk edilir (Aries, ve Duby, 2006, s. 21).
Eski Yunan’da, erkek çocuklardan çok kızları sokağa bırakıyorlardı; İsa’dan önce 1. yılda, bir Helen, karısına şunları yazar:”Eğer (tahtaya vuruyorum!) bir çocuğun olursa, erkekse bırak yaşasın; eğer bir kız olursa onu sokağa bırak (Aries, ve Duby, 2006, s. 21).”
Bir çocuk babası ölmeden Romalı olamıyor çünkü baba yaşadığı sürece onun vesayeti altında yaşamak zorundadır. Babanın çocukları üzerindeki yetkisi hemen hemen sınırsızdı, hatta onların ölümüne bile karar verebiliyordu. Evlilik durumunda da kızın babasına itaat etmesi ve babasının istediği kişi ile evlenmesi gerekiyordu (Aries, ve Duby, 2006).
Evlilik
Evlilik özel bir olaydır. Boşanmak her iki taraf için kolaydır. Kocanın ya da karının boşanma niyeti ile çekip gitmesi yeterlidir. Kadının çeyizi varsa, giderken çeyizini yanında götürür (Aries, ve Duby, 2006).,
“Kadın bu seyörün yoldaşından çok tercihlerinden birinin nesnesi olacaktır. Öylesin nesneye dönüşecektir ki, iki senyör aralarında dostça değiş tokuş edebilecektir: Utica’lı Cato, karısını dostlarından birine ödünç verdi ve onunla daha sonra yeindenevlenirken bu arada muazzam bir mirasa da kondu; Neron diye biri, Livia adındaki karını müstakbel İmparator Augustus’la nişanladı (Aries, ve Duby, 2006, s. 53).”
Bir damat