Amerika, 2. Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atom bombası attı. Kadın, çocuk, yaşlı, savaşla hiç alakası olmayan, hiçbir şeye iştirak etmemiş insanlar, hatta hayvanlar ve ağaçlar katledildi, toz hâline getirildi. Bunu yapan hristiyandır. Yüz binleri katle-den Hitler de hristiyandır. Fakat kimse buna hristiyan terörü demiyor. Stalin komünisttir. Yüz binleri katletti. Kellelerden kuleler yaptı. Fakat buna komünist terörü denmiyor. İsrail yıllardır Filistinli kardeşlerimizi katlediyor. Buna yahudi terörü denmiyor. Arakan'da Myanmar devletinin göz yumduğu te-röristler müslümanları katlediyor. Buna budist terörü denmiyor. Fakat her yerde mağdur, perişan müslümanlar olduğu hâlde, “İslâmî terör” diye iftiralar atılıyor. İslâm korkulacak bir şey olarak gösterilmeye çalışılıyor.
Sayfa 164 - Kampanya Kitapları, İstanbul - 1439 / 2018·Kitabı okudu
Bir Şair Bir Kitap
Dilek Kartal – Taşı Kim Atacak kısa boylu bir kadınım ben bundandır boyumdan büyük ne yazsam ne yapsam; yaşımı kestirmeniz güç başıma bakarsınız oysa, gülünçtür belki durup narin nazenin bir elif miktarı evet evet ya da kalıp biraz pişmanlık biraz nostalgia olmasaydı sonumuz böyle ** çocuklar kalır bölünmelerden geriye yetim çocuklar; ana dilleri öfke ** besmeleni çek ve başla! tumturaklı sözlere ihtiyacın yok buğzetmek için ** biyoloji soğukkanlı: insan doğar, büyür, yaşar ve ölür sosyoloji: arada bir yerde de okula gider ben: türk olduğunu öğrenir, doğru ve çalışkan varlığını armağan etmeyi bir de ** eğitim şart, okullar mühim tam böyle dört bin isteyen bir dershaneyle dershane isteyen bir düzen arasında anneyim diyecektim kapısı takılmamış sınıflar sınıflar boyası yapılmamış yakacak için ödenek var da
İzdiham
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Amca ne anlatıyorsun be ya
Türkçülerin sıkça kullandıkları bir cümle var: "Tanrı Türk'ü korusun". Bu sorunlu bir cümledir. Zira: 1.Bu cümle, Türklerin ürettiği bir cümle değil, Amerikancadan tercüme bir cümledir ve Amerikancı, NATO'cu bir Türk milliyetçiliği projesinin bir ürünüdür. Zira Amerika'da "God bless America" (Tanrı Amerika'yı korusun) yazılı bayraklar neredeyse Amerika'nın milli bayrağı gibidir. 2." Tanrı Türk'ü korusun" cümlesi mantıki ve felsefi açıdan da sorunludur. Tanrı Türk'ü niye korusun? Turk olarak yaratıldığı için mi? Eğer böyleyse bütün milletlerin yaratıcısı olan Tanrı, diğerlerini ayırıp da neden Türkleri koruyacaktır? Türkleri koruyup Arapları, Fransızları ya da başka bir milleti korumazsa o zaman o milletler, Tanrıya neden ayrımcılık yapıyorsun demeyecek mi? Doğuştan Türk olarak yaratılmış olmak, bir imtiyaz ve ayrıcalık hakkına sahip de ondan dolayı mı Tanrı Türk'ü korumalıdır? Türk olarak doğmayanlar ne yapsın? Onlar doğmadan önce ırklarını seçme hakkına sahip olsalardı o zaman özel koruma altına girmek için Türk olarak doğmayı tercih ederlerdi. Böyle saçma bir yaklaşım olamaz. Tanrı, Türk'ü korumaz. Türk, Türk'ü korumalıdır. Turk, miskin tevekkülüyle oturduğu yerden Tanrının Tirk'ü korumasını beklemesin. Tanrı, Türk'ü sırf Turk yaratıldığı için korumaz. Tanrı, bu dünyada koyu Müslümanı bile korumaz. Bugün Doğu Türkistan Türkleri, Irak, Suriye, İran Türkleri, Afganistan Turkleri Tanrı tarafından korunmamaktadır, perişandırlar. Filistin, Yemen, Arakan ve diğer pek çok yerdeki Müslümanlar da perişandır ve onlar da Tanrı tarafından korunmamaktadır.
Sayfa 61 - İmbik yayınları·Kitabı okudu
Titremeliydi yüreğimiz bir üşüyen gördüğümüzde. Düşenin elinden tutup kaldırmalıydık, uykularımız kaçmalıydı dertli bir can gördüğümüzde. Tokluktan midelerimiz ifsad olacak kadar yemek yerken biz, açlıktan susuzluktan ölmemeliydi Afrika'lı, Arakan'lı, dünyalı çocuklar, bizim çocuklarımız.
Sayfa 76 - DİB·Kitabı okuyor
Din
“+ Arakan'ı terk etmek zorunda kalan mülteciler genelde hangi ülkelerde yaşıyorlar? - Pakistan, Suudi Arabistan, Tayland, Hindistan ve Malezya'da toplam 1.5 milyon Arakanlı mülteci yaşıyor. Arakanlıların mülteci olarak nüfuslarının en kalabalık olduğu ülke ise Banglades. Bangladeş'de bugün 600 bin Arakanlı mülteci bulunuyor. Bu mülteciler Arakan'la Bangladeş'in sınır bölgesindeki mülteci kamplarında çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu kamplardaki durum gerçekten çok vahim, hatta açlıktan ölen Arakanlı mülteciler bile var. Ayrıca bu kamplardaki çocuk ölüm oranı da çok yüksek.. Bu durumu kampların etrafındaki çocuk mezarlarından anlıyorsunuz. Mezarlıklar yetişkin mezarlarıyla değil; daha çok bebek mezarlarıyla dolu. Arakanlı mültecilerin durumlarını ilk gördüğümde inanın iki gün yemek yiyememiştim. Dünyanın başka bir bölgesinde insanların Arakanlılar kadar zor durumda olduklarına ihtimal vermiyorum. Öte yandan Dünya Gıda Programı veya Batılı yardım kuruluşları sadece resmi mülteci kamplarına yardım yapıyorlar. Fakat asıl trajedi bölgedeki gayri resmi mülteci kamplarında yaşanıyor.”
Sayfa 211 - Said Demir, Arakan, Mayıs 2010.
Myanmar’daki Arakan zulmü
“- İletişim özellikle engellenmek isteniyor. Ayrıca Arakanlı Müslümanlar evlerindeki her şeyi resmi kurumlara bildirmek zorundalar. Mesela evde 2 bıçak, 5 tabak var ve siz bunları devlete beyan ettiniz. Gecenin bir yarısında Budist askerler ellerindeki beyan defteriyle evde arama yapıyorlar. Evde eğer beyan edilenden fazla bıçak veya tabak varsa, ev sahibi hapis cezası alıyor. Ayrıca Arakanlı Müslüman çiftçiler doğan her yeni hayvan için devlete vergi vermek zorundalar. Bir de askerler Müslümanların yaşadıkları köylere gelip gençleri kamyonlara bindirerek inşaatlarda çalıştırılmak üzere başka yerlere götürüyorlar. Bu gençler bazen 15 gün, bazen 20 gün devlete ait köprülerin veya yolların yapımı ücretsiz olarak çalıştırılıyorlar. Sakallı veya takkeli Müslümanların toplu taşıma araçlarına binmeleri veya resmi daireye girmeleri de yasak. Arakan’da evlenme de izne tâbi.”
Sayfa 210 - Said Demir, Arakan, Mayıs 2010.